2004 Sayılı İİK madde 283 İADENİN ŞÜMULÜ

2004 Sayılı İİK madde 283

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2005/12416, Karar: 2005/16102 İçtihat

İİK m.277 mucibince ikame edilen tasarrufun iptali davasında ihtilaf, taşınmazın aynına ilişkin olmadığından; işbu davada hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili için ilamın kesinleşmesi gerekmez.”Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : HUMK’nun 443/4. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna müteallik ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin talep edilebilmesi için de ilamın kesinleşmesi zorunludur. Somut olayda takibe dayanak yapılan Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2004 tarih ve 2003/293 esas – 2004/630 karar sayılı ilamı İİK.nun 277 ve sonraki maddelerine dayalı tasarruftun iptali davası olup, taşınmazın aynı ihtilaflı değildir. O halde bu ilamda öngörülen avukatlık ücreti ve yargılama giderinin tahsili için ilamın kesinleşmesi koşulu aranmaz. Bu durumda istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. 

KARAR : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.07.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.” İcra ve İflas Kanunu MADDE 283 :(Değişik madde: 18/02/1965 – 538/118 md.)

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.

İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkum edilir.

İptal davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme bağlanmasına mani değildir.

İptal davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan veya iflas masasından geri istiyebilir.

Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını muhafaza eder.

Kendisine bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeye mecburdur.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: