2004 Sayılı İİK madde 280 ZARAR VERME KASTINDAN DOLAYI İPTAL

2004 Sayılı İİK madde 280

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, Esas: 1997/2820, Karar: 1997/4539 İçtihat

Dava, 6183 sayılı Yasaya dayalı tasarrufun iptali istemidir.

Borçlu şirket ile üçüncü kişinin bir kısım ortaklarının aynı kişiler olduğu ve böylece aralarında organik bağ bulunduğu görülmekle; tasarruf amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak amacıyla yapılmış olduğundan, 6183 Sayılı Yasanın 30. maddesi uyarınca hükümsüzdür.

Diğer davalı Kooperatif ile borçlu şirket arasında taşıma aktine dayalı ilişki olup aralarında alacak-borç münasebeti olduğu belirtiltiğinden, bunların tutmakla yükümlü oldukları tüm ticari defterler ile dayanağı kayıtlar bilirkişi marifetiyle incelenerek temlik tarihinde borçlu şirketin, davalı kooperatifte ne miktar borçlu bulunduğu saptanmalı ve bu miktar dışında kalan bölüm için tasarrufun iptaline karar verilmelidir.Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde vekaletnamesini ibraz eden davacı vekili Avukat G____ T____ ile davalı kooperatif vekili Avukat M__ D___ geldiler. Davalı Ç____ Maden İşl. San. Tic. A.Ş. ile davalı Ç___ Pazarlama A.Ş. gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulanan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6183 sayılı Yasaya dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davalı borçlu Ç___ Maden işletmeleri San. ve Ticaret A.Ş.’nin, davacı Kuruma 1989 ve 1990 yıllarına ait prim borcu olduğu ve borcun doğumundan sonra diğer davalı Ç___ Pazarlama A.Ş’ne Temmuz-1993 tarihinde üçüncü kişilerdeki alacağını temlik etmek suretiyle tasarrufta bulunduğu anlaşılmaktadır. Uşak ve Gediz Ticaret Sicil Memurluklarının cevabi yazılarından, borçlu şirket ile üçüncü kişi Ç___ Pazarlama A.Ş.’nin bir kısım ortaklarının aynı kişiler olduğu ve böylece aralarında organik bağ bulunduğu görülmektedir. Bu durumda tasarruf amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak amacıyla yapılmış olduğundan 6183 Sayılı Yasanın 30. maddesi uyarınca hükümsüz olmakla bu davalı hakkındaki davanın kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırıdır.

Diğer davalı S.S. G____ Köylüleri ____ Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi ile borçlu davalı şirket arasında taşıma akdine dayalı ilişki olup aralarındaki alacak-borç münasebetinin cari hesap şeklinde işlediği belirtilmektedir. Davacı kurumca, borçlu şirketin davalı üçüncü kişi kooperatife yaptığı 8.7.1993 tarihli 10 milyar liralık tasarrufun ızrar kastı ile ve amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak için yapıldığı iddia edildiğinden, borçlu şirket ile davalı üçüncü kişi kooperatifin tutmakla yükümlü oldukları tüm ticari defterler ile dayanağı kayıtlar bilirkişi marifetiyle incelenerek defterlerin tasdik durumları ve yasaya uygun surette tutulmuş olup olmadıkları da raporda gösterilmek suretiyle temlikinin yapıldığı 8.7.1993 tarihinde borçlu Ç____ Madencilik A.Ş.’nin davalı üçüncü kişi kooperatife ne miktar borçlu olduğu saptanarak bu miktar dışında kalan bölüm için tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken, bu yönünde gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı kurum yararına BOZULMASINA, 750.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 26.7.1983 tarih 2868 Sayılı Kanunla değiştirilen 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24/C maddesi gereğince davacı İdareden harç alınmasına yer olmadığına, 27.10.1997 gününde oybirliğiyle karar verildi. İcra ve İflas Kanunu MADDE 280 :(Değişik madde: 18/02/1965 – 538/115 md.)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./66. md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./103. md.)

(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.

Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: