2004 Sayılı İİK madde 277 İPTAL DAVASI VE DAVACILAR

2004 Sayılı İİK madde 277

Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2012/2496 Esas 2012/ 12117 Karar İçtihat

Gerek davacı vekilinin, takip konusu borcun iptali istenen tasarruflardan önce doğduğunu ilişkin iddiası gerekse davalı borçlunun delil olarak sunduğu 21.4.2009 tarihli borç yenileme sözleşmesinin içeriğinden taraflar arasındaki borcun 23.12.2008 tarihli “ilk çek” tarihinde doğduğu(borcun bu tarihten de önce doğduğunun tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespitinin mümkün bulunması imkan dahilindedir) davalı borçlu A____’in dava dışı şirketin borçlarını bilerek 21.4.2009 tarihli borç yenileme sözleşmesine istinaden takip konusu bonoyu kefil olarak imzalaması nedeniyle iptali istenen tasarrufların 17.3.2009 ve 19.3.2009) temel borç ilişkisinden sonra (İlk çek 23.12.2008 tarihinde keşide edilmiş olmakla) yapıldığı kabul edilerek işin esasının incelenmesi ve dava konusu tasarrufun İİK 277, 278, 279 ve 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı iki taşınmazı 17.3.2009 ve 19.3.2009 tarihlerinde tarihinde akrabası olan davalı S____ T____’a sattığını belirterek muvazaalı satışların iptali ile taşınmazların davalı borçlu adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı borçlu vekili, müvekkilinin tasarruf tarihlerinden önce davacı ile ticari ilişkisi olmadığını, asıl alacak borç ilişkisinin müvekkilinin akrabaları olan T____ Ltd. Şti ile davacı arasında olduğunu, dava dışı borçlu şirketin borçlarının 21.4.2009 tarihinde yeniden yapılandırılarak borcun 494.411 TL olarak sabitlendirildiğini ve bu borç miktarı kadar müvekkilinin kefil olarak imzaladığı 29.5.2009 tanzim tarihli onaltı adet senet verildiğini, bu senetlere istinaden müvekkili aleyhine dört takip yapıldığını, senetlerin tanzim tarihinden önce ve sonra davacıdan mal almadıklarını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, satışın gerçek olduğunu, taşınmazları üzerindeki ipoteklerle sattıklarından taşınmaz bedellerinin ipotek borcunu bile karşılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı S____ T____ savunma yapmamıştır.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, tasarrufun yapıldığı tarihte borcun doğmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri mahkemenin de kabulünde olduğu gibi iptali istenen tasarrufun takip konusu borcun doğumundan sonra yapılmış olmasıdır.

Somut olayda takip konusu borcun Konya 8.İcra Müdürlüğünün 2009/8953 sayılı takip dosyasına konu 29.5.2009 tanzim 15.8.2009 vadeli 18.250 TL meblağlı bonoya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili takip konusu borcun bono tanzim tarihi ve tasarruf tarihinden önceki ticari ilişkiye dayalı olduğunu belirterek delil olarak tarafların ticari defterleri ve bilirkişi incelemesi ile davalı ve dava dışı borçlu şirket hakkındaki takip dosyalarını bildirmiştir. Davalı borçlu vekili ise 18.10.2011 tarihli dilekçesinde takip konusu senet ile bunun dışında onbeş adet senedin dava dışı borçlu şirketin borçlarının yeniden yapılandırılması sonucu verildiğini belirterek delil olarak 21.4.2009 tarihli borç yenileme sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden borçluya iade edilecek çekler ile bu çekler yerine verilen 20 adet senedin vade ve meblağlarının yazılı olduğu belgeleri sunmuştur. 21.4.2009 tarihli sözleşmeden dava dışı borçlu T____ İnş. Malz. Nak. San ve Tic. Ltd. Şti.’nin alacaklı P____ Plastik san ve Tic. A.Ş. ile İ____ Pakplast Plastik San. ve Tic A.Ş.ye 15 çek karşılığı toplam 697.337 TL ye istinaden 21.4.2009 tarihi itibarıyla kalan borcunun 415 890 TL olduğu, borca karşılık 80.000 TL vade farkı olmak kaydıyla toplam 16 adet 494.411 TL’lik senet verildiği, daha önce verilen 15 çekin işlem yapılmadan borçluya teslim edileceği bu çeklerle ilgili açılmış takipler varsa durdurularak çeklerin iade edileceği belirtilmiştir.

Dava dışı borçlu tarafından davacı alacaklıya verilen ve iadesi kararlaştırılan çek dökümünden çeklerin 23.12.2008-29.6.2009 tarihleri arasında keşide edildiği ve 15 adet olup toplam tutarın 697.337 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu çekler yerine verilen toplam 20 adet bononun ise vade tarihlerinin 15.7.2009-28.2.2010 tarihleri arası olduğu toplam tutarın 494.411 TL olduğu anlaşılmaktadır. Takip konusu senedin de davalı borçlu vekili tarafından sunulan 21.4.2009 tarihli sözleşmenin Ek-3 belgesinin 3.sırasında yeralan senet olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı ve davalı borçlu vekilinin bildirdiği Konya 8.İcra Müdürlüğünün 2010/680, 2010/4309, 2009/7919 2010/93 sayılı takip dosyalarının 21.4.2009 tarihli protokol gereği verilen senetlere istinaden dava dışı borçlu şirket ve A____ T____ aleyhine yapılan takipler olduğu, 2009/7920 sayılı takip dosyasının ise protokol gereği iptal edilen çeklerden beş adedi için dava dışı şirket hakkında yapılan takip olduğu anlaşılmaktadır.

Gerek davacı vekilinin, takip konusu borcun iptali istenen tasarruflardan önce doğduğunu ilişkin iddiası gerekse davalı borçlunun delil olarak sunduğu 21.4.2009 tarihli borç yenileme sözleşmesinin içeriğinden taraflar arasındaki borcun 23.12.2008 tarihli ilk çek tarihinde doğduğu(borcun bu tarihten de önce doğduğunun tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespitinin mümkün bulunması imkan dahilindedir) davalı borçlu A____’in dava dışı şirketin borçlarını bilerek 21.4.2009 tarihli borç yenileme sözleşmesine istinaden takip konusu bonoyu kefil olarak imzalaması nedeniyle iptali istenen tasarrufların 17.3.2009 ve 19.3.2009) temel borç ilişkisinden sonra (İlk çek 23.12.2008 tarihinde keşide edilmiş olmakla) yapıldığı kabul edilerek işin esasının incelenmesi ve dava konusu tasarrufun İİK 277, 278, 279 ve 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Kabule göre de, dava ön şart yokluğundan reddedildiğinden davalı A____ yararına AAÜT’nin 7.maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri yerine nispi vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.İcra ve İflas Kanunu MADDE 277 :(Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:

1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,

2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: