2004 Sayılı İİK madde171 İFLAS YOLU İLE TAKİP ÖDEME EMRİ

2004 Sayılı İİK madde171

Yargıtay 26.6.1971 E. 1970/999 K. 1971/421 içtihat

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 1970/999

K. 1971/421

T. 26.6.1971

• KAMBİYO SENETLERİNE HAS İFLAS YOLU ( Tanzim Tarihi Olmayan Bonoyla Yapılamaz )

• BONO ( Tanzim Tarihi Olmaması Halinde Bono Niteliğinin Bulunmaması )

• İFLAS DAVASI ( Mutlaka Borçlunun Muamele Merkezinin Bulunduğu Yerde Açılması )

• KESİN YETKİ ( İflas Davasında )

• YETKİ SÖZLEŞMESİ ( İflas Davası İçin Yapılamaması )

1086/m.9,10

6762/m.688,689

2004/m.167,43,154,171

ÖZET : 1 – Düzenleme tarihi bulunmayan senetler bono sayılamayacağından, bunlar hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla iflas takibi yapılamaz.

2 – İflas takibi için “yetki sözleşmesi” yapılabilir. Ancak, iflas davası için yetki sözleşmesi yapılması olanaklı değildir. Bu davanın mutlaka borçlunun “muamele merkezi”nin bulunduğu yerde açılması gereklidir.

“İflas yoluyla takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir. Fakat; borçlu ile alacaklı, iflas takibi için yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmek, herhangi bir icra dairesini yetkili kılmak hakkını haizdirler. Bu takdirde iflas takibi, bu mahalde yapılabilir; şu kadar ki, böyle bir takibe dayanan iflas davasının, mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılması zorunludur. Hülasa; kanun yapıcı, “iflas takibine yetkili icra dairesini tespit hususunda, tarafların yetkili olmayan, mahal icra dairesini salahiyetli kılan yazılı bir anlaşmaya müsaade etmişse de “iflas davası”nı bundan hariç tutmuş, mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılmasını şart koşmuştur. Şu duruma göre; borçlu hakkında Türkiye`nin herhangi bir yerinde iflas takibi yapılabilir. Ancak, iflas davasının, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahal ticaret mahkemesinde açılması lazımdır.

Dava konusuna gelince; iflas takibine konu yapılan 6.9.1968 vadeli 20 bin liralık, 11.6.1968 vadeli 10 bin liralık, 25.12.1967 vadeli 3.600 liralık, 7.8.1968 vadeli 14 bin liralık ve 22.8.1968 tarihli 25.000 liralık senetlerde yetkili mahkeme, “Ankara Mahkemeleri” olarak gösterilmiştir. Böyle bir senetle tespit edilen yetki, hükme geçerlidir.

25.12.1967 vadeli 22.800 liralık, 27.5.1968 vadeli 25 bin liralık iki bonoda, her ne kadar yetkili icra dairesi ve mahkeme gösterilmemiş ise de, TTK`nin 688 ve 689`uncu maddelerinde açıklandığı gibi; sarahat bulunmadığı takdirde, senedin tanzim edildiği yer, “ödeme yeri” ve aynı zamana “tanzim edenin ikametgahı” sayılır. Tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan mahalde tanzim edilmiş addolunur. HUMK`nin 9 ve 10`uncu maddesi uyarınca, borçlunun ikametgahının bulunduğu veya mukavelenin icra olunacağı mahal kaza mercileri, dava ve takibe yetkilidir.

Şu duruma göre :

1 – 11.6.1968 vadeli 10 bin liralık, 7.8.1968 vadeli 14.000 liralık iki senet, tanzim tarihini ihtiva etmedikleri ve TTK 688 ve 689`uncu maddeleri uyarınca bono sayılamayacakları için, bunlar hakkında kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip prosedürüne göre açılmış iflas takibinin iptal edilmesinde, yasaya aykırı bir yön yoktur.

Salahiyetli mahkemeyi İstanbul olarak tespit eden 26.10.1968 vadeli 20 bin liralık senede ait takibin ve buna müstenit iflas davasının, “yetki” nedeni ile reddedilmesi de doğrudur.

2 – Diğer bonolar ve poliçeye gelince Bunlar, İİK`nin 154`üncü, TTK 688, 689 ve HUMK`nin 9 ve 10 uncu maddeleri uyarınca, yetkili Ankara İcra Dairesi`nde iflas yoluyla takip edildiklerine göre, bu takip, yasaya uygun ve doğrudur.

Borçlunun muamele merkezi İstanbul`da bulunduğuna göre, alacaklının, 154`üncü maddeye uyarak, İstanbul Ticaret Mahkemesi`nde “iflas davası” açmış bulunmasında bir isabetsizlik yoktur.

Bu duruma rağmen, iflas takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığından ve böyle bir takibe dayanılarak iflas davası açılamayacağından bahisle davanın reddolunması, yasaya ve dosya muhtevasına aykırıdır.

Temyiz olunan hükmün yukarıda 2 numaralı bentte yazılı sebeple bozulmasına, 4440/4507 sayı ile 27.4.1970 gününde karar verilip yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, bazı sebep ve düşüncelerle eski hükümde direnmeye karar verilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURUL KARARI

Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek, direnmeyi kapsayan son hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki kağıtlara ve dayandığı gerektirici sebebe göre, yerinde olan özel daire bozma ilamına uyulması gerekli iken eski hükümde direnilmesi, yasaya ve dosya muhtevasına aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz itirazlarının kabulüne, direnme kararının, özel daire bozma ilamında gösterilen sebepten BOZULMASINA oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: