4721 sayılı Medeni Kanun Madde 25 Davalar

4721 S.lı Türk Medeni Kanunu MADDE 25

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/ 1425 Esas 2009/ 13179 Karar İçtihat

Davacının kişiliği değil izlediği siyaset ve duruşu eleştirilmiştir. Söylenen sözler eleştiri hakkı sınırları içinde olup, açıklamalarda, aşağılama ya da onur kırma kastı bulunmamaktadır. Davanın reddi gerekir.

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi

Esas no: 2009/1425
Karar no: 2009/13179

Dava: Davacı D____ M____ M____ F____ vekili Avukat M____ C____ tarafından, davalı F____ A____ ve diğeri aleyhine 07.01.2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen, kabulüne dair verilen 18.11.2008 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Karar: Davacı, davalıların bir televizyon kanalında yaptıkları programda söyledikleri sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu savı ile uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalılar ise, söylenen sözlerinin eleştiri hakkı sınırları içinde olduğunu, yaptıkları yorumun tümü dikkate alındığında saldırı içeren bir sözün ve saldırı kastının bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.

Davaya konu edilen yayın sırasında davalılar davacı hakkında “…ben Kürtçü değilim diyemez, …oradan siyaset yapıyor, …oradan besleniyor, …kimileri bölücülüğe yakın kimileri bölücülüğe…” biçiminde açıklamalarda bulunmuşlardır.

Davacı bir siyasetçi olup üyesi bulunduğu siyasi parti Kürt halkının yaşadığı bölgeden de önemli ölçüde oy almıştır. Davacının Kürt sorununa ilişkin siyaset ve açıklamalarının olduğu da bilinen bir gerçek olup kişiliği değil izlediği siyaset ve duruşu eleştirilmiştir. Davacıya “bölücü” denilmemiştir. Açıklamalarda, aşağılama ya da onur kırma (tahkir) kastı da bulunmamaktadır.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalıların sözlerinde davacının kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek bir yön bulunmadığı sonucuna varılarak, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedeni BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.11.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: