2004 Sayılı İİK madde 127 AYRICA TEBLİĞLER

2004 Sayılı İİK madde 127

AYRICA TEBLİĞLER:

(Değişik madde: 6352 S.K. -02.07.2012/m.30).) “İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetede veya elektronik ortamda yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer.”

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2008/13842, Karar: 2008/17385 İçtihat

Borçlunun ihale tarihinden önce satışı öğrenmiş olması, İİK m.127’deki “satış ilanının tebliği” zorunlululuğunun gerçekleştiği anlamına gelmez.
Zira 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise tebliğ muteber sayılır. Yani muhataba usulsüz de olsa bir tebligat yapılmış olmalıdır.Herhangi bir tebligat yapılmamış veya tebligat çıkarılmasına rağmen tebliğ edilemeden iade edilmiş ise anılan madde hükmü uygulanamayacağından, İİK m.127’nin emredici koşulunun gerçekleştiği sonucu doğmaz.Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

İİK m.127 gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Bu işlemin yapılmamış olması başlı başına ihalenin feshi nedenidir. Maddede borçluya satış ilanının tebliği zorunlu kılınmış olup, satışı yapılan taşınmazın maliki olması koşulu öngörülmemiştir. Somut olayda icra takibinin borçlusu olan şikayetçiye satış ilanının tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Bu maddenin uygulanabilmesi için muhataba usulsüz de olsa yapılmış bir tebligat olmalıdır. Herhangi bir tebligat yapılmamış veya tebligat çıkarılmasına rağmen tebliğ edilemeden iade edilmiş ise anılan madde hükmü uygulanmaz. Her ne kadar borçlu 03.10.2007 tarihinde satışın durdurulması talebi ile İcra Mahkemesine başvurmuş ise de, satış ilanı borçluya tebliğe çıkarılmadığından ve usulsüz de olsa herhangi bir tebliğ işlemi bulunmadığından 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

Dolayısıyla şikayetçi borçlunun ihale tarihinden önce satışı öğrenmiş olması İİK.nun 127. maddesinde öngörülen satış ilanı tebliği koşulunun gerçekleştiği sonucunu doğurmaz.

O halde Mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.

KARAR :  Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. İcra ve İflas Kanunu MADDE 127 :(Değişik madde: 6352 S.K. -02.07.2012/m.30).)
“İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetede veya elektronik ortamda yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer.”

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: