2004 Sayılı İİK madde 120 ÖDEME YERİNE ALACAKLARIN DEVRİ

2004 Sayılı İİK madde 120
ÖDEME YERİNE ALACAKLARIN DEVRİ:

Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar.
Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler.
Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Esas: 2002/2406, Karar: 2002/3411 İçtihat

Takip borçlusunun alacaklı olduğu 3.kişi, kendisine gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz ederse; takip alacaklısı, İİK m.338 ve m.89/4 mucibince cezalandırma ve tazminata mahkumiyet isteyebileceği gibi İİK m.120 mucibince alacak davası da ikame edebilecektir. İddia olunan-3. kişideki alacağa ilişkin olarak, takip borçlusu ve 3. kişi arasında aynı iddialara mesnetle daha önce yargılaması yapılarak sonuçlandırılmış ve kesin hükme bağlanmış kararın mevcudiyeti halinde İİK m.120 ye mesnetle ikame olunan dava kesin hüküm nedeniyle dinlenmez.“Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı ____ Mak.San.Tic.A.Ş., ____ Dış Tic.A.Ş. ve H____ E____’den kesinleşmiş 310.000 USD alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için girişilen icra takip dosyasından, borçluların üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tahsili için İİK.nun 120/2 nci maddesi gereğince yetki belgesi alındığını, dava dışı borçlular ile davalılar arasında imzalanan 25.10.1995 tarihli protokol ile ____ Dış Tic.A.Ş., ____ Makine San.A.Ş. ve H____ E____ ‘nin davalılara olan borcunun tasfiye edildiğini, borçluların sözleşme hükümlerini yerine getirdiğini, tüm malvarlığının yeni kurulan davalı V____ A.Ş.ne devredildiğini, sözleşmenin yürürlüğe konulduğunu, bu arada, borçlu H____ tarafından Güney Afrika’da kurulu S____ Şirketi’nin de V____ A.Ş.ne devredildiğini, borçlar ödendikten sonra S____ şirketinin % 5 hissesinin geri verileceğini, ancak, % 60 hissesi ____ Finansal Kiralama A.Ş.ne, % 40 hissesi ____ Ltd.Şti.ne ait olmak üzere kurulan V____’nin gerçek kazanç ve gelirlerinin gizlendiğini, gizlenen bu kazancın takip borçlularına ait olduğunu, takip borçlularının borçları V____ A.Ş. tarafından üstlenilmekle beraber, bu borçların ödenmesinden sözleşmeyi imzalayan davalıların da sorumlu olduğunu, hal böyleyken, davalıların haksız icra takipleri ile E____ şirketlerine ait iki adet taşınmazı satıştan devraldıklarını ileri sürerek, şimdilik, V____ ‘den 2000 hisse alan B____ A.Ş.nin bu hisseleri borçlulara iadesine, H____ ‘nin V____ A.Ş. ye devrettiği 400 hissenin iadesine, haksız olarak iktisap edilen taşınmazların tapu kayıtlarının düzeltilerek iadesine, % 5 S____ hisselerinin H____ E____’ye devrine, takip borçlularından olan alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı V____Bankası T.A.O. vekili, derdest dava bulunduğunu, sözü edilen protokole müvekkilinin taraf olmadığını, takip borçlusunun açamayacağı bir davayı davacının yetki belgesi ile açamayacağını, aynı konuda açılan davanın reddedildiğini ve kesin hüküm bulunduğunu, takip borçlularının edimlerini yerine getirmediğini ve 01.12.1995 tarihli başka protokol düzenlendiğini, protokole göre takip borçluları lehine hiçbir alacak hakkı doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar vekili de cevabında, kesin hüküm bulunduğunu, takip borçlularından alacağı olmayan davacının böyle bir dava açamayacağını, derdest dava bulunduğunu, protokolün borcu sona erdirmediği gibi aksine ikrar ve şarta bağlı olarak tasfiyesine yönelik olduğunu, dava ve talep kalemlerinin hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, takip borçlusunun alacaklı olduğu kişinin 89/1 ihbarnamesine itirazı karşısında ya İİK.nun 338 ve m. 89/4 e göre cezalandırma ve tazminata mahkumiyet isteyebileceği ya da yasanın 120. maddesine göre alacak davası açması gerektiği, dava konusu olayda ise, davalıların cezalandırılması için şikayet ve dava hakkının kullanılmış olup, mahkemenin her halükarda tazminat ile ilgili talep ve davayı sonuçlandırması gerektiği, bu itibarla İİK.m.120 ye dayanılarak açılan davanın yasal şartlarının oluşmadığı; öte yandan Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nde görülüp sonuçlandırılan davada aynı iddiaların ileri sürüldüğü ve davanın ret ile sonuçlandığı, bu defa yetki belgesi ile aynı ilişkiden doğan alacak iddiası ile açılan bu davanın kesin hüküm nedeniyle yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

KARAR : Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.” İcra ve İflas Kanunu MADDE 120 :Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar.

Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler.

Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulur.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: