2004 Sayılı İİK madde 114 ARTIRMA HAZIRLIK TEDBİRLERİ

2004 Sayılı İİK madde 114

Yargıtay 12.HD 2010/8237E, 2010/20456K İçtihat

Borçlunun usulsüz tebliği öğrendiğini bildirdiği 24.06.2009 tarihi tebliğ tarihi kabul edileceğinden, borçlu vekilince 25.06.2009 tarihinde yapılan fesih isteminin yasal süre içinde yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin süre yönünden reddi isabetsizdir.Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK. nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Bu işlemin yapılmamış veya usulsüz yapılmış olması başlı başına ihalenin feshini gerektirir. İİK. nun 134/2. maddesi hükmü gereği ihalenin feshini ilgililer ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç, ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. Öte yandan, anılan Kanunun 6. fıkra hükmüne göre satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresi ıttıla tarihinden başlar. Şu kadarki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.

Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. O halde, hakim, her somut olayın özelliğini, cereyan şeklini, gerçekleşen maddi olguları en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup, iddiayı tahkik etmelidir. Dairemizin süregelen yerleşmiş uygulaması. Hukuk Genel Kurulunun 7.4.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında öngörülen yukarıdaki ilkeye uygun biçimde devam etmektedir.

Somut olayda, borçlu A. S. adına çıkarılan satış ilanının 11.04.2009 tarihinde, kendisiyle birlikte aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden yeğeni H. S. imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile tebliğ işleminin 7201 Sayılı Tebligat kanununun 16. maddesine göre yapıldığı görülmektedir. Borçlu vekili icra mahkemesine 25.06.2009 tarihinde yaptığı başvurusunda, tebliğ evrakını alan H. S.ın müvekkilinin yeğeni olup, aynı konutta ikamet etmediklerini, adı geçenin aynı apartmanda farklı bir dairede oturduğunu ve adı geçen ile birlikte oturmadığını ve tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, ihaleyi 24.06.2009 tarihinde öğrendiğini ileri sürerek, 15.06.2009 tarihli ihalenin feshini istemiştir.

7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir.

Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.

Öte yandan, satış ilanı tebliğ edilmeyen şikayetçinin dava açma süresi belirlenirken ihaleden haberdar olma durumu tanık dinleme yolu ile saptanamaz (HGK. nun 25.3.1998 tarih ve 1998/12-233 248 K.) Bu durumda, öncelikle tebliğ işleminin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine uygun yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir.

Konu ile ilgili 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi:
4829 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile Tebligat Kanununun 16. maddesinde ibaresi <aynı tebligat=”” yapılacak=”” birlikte=”” aynı=”” konutta=”” oturan=”” veya=”” <br=”” kişiler=”” şeklinde=”” değiştirildiğinden,=”” adına=”” kendilerine=”” kişiler,=”” aile=”” fertleri,=”” yakın=”” ve=”” uzak=”” akrabalar=”” hizmetçilerinden=”” biri=”” olabileceği=”” gibi,=”” bu=”” dışında=”” kalan=”” ancak=”” diğer=”” kimseler=”” de=”” olabilecektir.=”” muhatapla=”” oturma=”” şartının=”” gerçekleşmiş=”” sayılabilmesi=”” için,=”” muhatap=”” ile=”” çatı=”” altında=”” oturmak=”” yetmeyip,=”” daireyi=”” paylaşmış=”” olmak=”” gerekir.=””>
Mahkemece yaptırılan zabıta araştırması ile H. S.’ın borçlunun kardeşi İbrahim S.ın kızı olup, borçlu ile kardeşinin aynı apartmanda, fakat farklı dairelerde oturduğu belirlenmiştir. Bu husus, tanık beyanları ile de doğrulanmıştır. Bu durumda, satış ilanı tebliğ edilen H. S.’ın, tebliğ işleminin muhatabı borçlu ile aynı konutta oturmadığı anlaşılmış olmakla, anılan tebliğ işlemi 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 16. maddesine uygun yapılmadığından usulsüzdür.

7201 Sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesi gereğince borçlunun usulsüz tebliği öğrendiğini bildirdiği 24.06.2009 tarihi tebliğ tarihi kabul edileceğinden, borçlu vekilince 25.06.2009 tarihinde yapılan fesih isteminin İİK. nun 134/6. maddesinde öngörülen yasal süre içinde yapıldığının kabulü gerekir.

O halde mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin süre yönünden reddi isabetsizdir.

KARAR :  Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. İcra ve İflas Kanunu MADDE 114 :(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./27. md.) Satış açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilan edilir.

İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmıyacağı icra memurluğunca alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. (Ek cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./27. md.) İlanın yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına karar verilmesi halinde bu ilan satış talebi tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.

(Ek fıkra: 18/02/1965 – 538/57 md.) Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentileriyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve ikinci artırmanın gün ve saati, satış şartnamesinin vesair bilginin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek şartiyle şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla iktifa olunur. İcra dairesince yapılması zaruri ilanlar dışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilirler. Ancak hususi mahiyetteki bu ilan resmi muameleye tesir etmez. (Ek cümle: 6352 S.K.-02.07.2012/m.24) “Satış ilanı elektronik ortamda da yapılır”

(Ek fıkra: 6352 S.K.-02.07.2012/m.24) “Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden on gün önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci gün başlar, en az on gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif vermeden önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.”

(Ek fıkra: 6352 S.K.-02.07.2012/m.24) “Satışa çıkarılan taşınır üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı oranda ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.”

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: