4721 sayılı Medeni Kanun Madde 2 DÜRÜST DAVRANMA

4721 S.lı Türk Medeni Kanunu MADDE 2

B – HUKUKİ İLİŞKİLERİN KAPSAMI
I. DÜRÜST DAVRANMA

Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2005/5514 Esas 2995/6897 Karar İçtihat

Ortaklığın giderilmesi davasını etkilemek amacıyla tesis edilen muvazaalı intifa hakkının terkini MK. 2 ve BK. hükümleri çerçevesinde paydaşlar tarafından talep edilebilir.

DAVA : Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.03.2003 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının iptalinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.05.2004 günlü hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, intifa hakkının terkini istemine ilişkindir.

Davacı, dava konusu 19 parselde davalı kardeşi C____ ve diğer iştirakliler ile malik iken 08.03.2002 tarihinde iştirakli mülkiyeti müşterek mülkiyete (paylı mülkiyete) çevirdiklerini, müşterek maliklerden C____’nin 25.04.2002 tarihinde kendi payı üzerinde 2.000.000.000.- TL değer göstererek yakın tanıdığı diğer davalı Ö_____ lehine intifa hakkı tesis ettiğini, bundan bir gün sonra 26.04.2002 tarihinde çıplak mülkiyet sahibi C____’nin M____K____ adlı avukata vekalet vererek, 30.04.2002 tarihinde sulh hukuk mahkemesinin 2002/1104 Esaslı izale-i şuyuu davasını açtığını, tüm bu işlemlerin sonucunda müşterek malik C____’nin asıl amacının taşınmazın değerini düşürerek, tamamım satın almak olduğunu, muvazaalı konulan intifa hakkının terkinini istemiştir.

Davalı C____ vekili ve davalı Ö____ vekili ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, bu davanın izale-i şuyu davasını uzatmak amacı ile açıldığım, tesis edilen intifa hakkının değeri ödenerek usulüne uygun devredildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece muvazaa ispatlanamadığından dava red edilmiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.

Dava, Medeni Kanun’un 2. maddesine aykırı olarak ve Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca danışıklı kurulan intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir.

Türk Medeni Kanunu’nda müşterek mülkiyette paydaş olan kişinin intifa hakkının özelliği gereği payı üzerinde intifa hakkı kurabileceği kabul edilmiştir. Ancak paydaşa bu hak verilirken, pay üzerinde intifa hakkı kurulmasının diğer paydaşların mülkiyet haklarını kullanmalarına zarar veremeyeceği düşünülmüştür. Diğer taraftan intifa hakkı ile yüklü olarak bir taşınmazın satılmasının taşınmaz malın değerini düşüreceği de bir gerçektir. Uygulamada bazı paydaşların haklı ve geçerli bir nedeni bulunmadığı halde diğer paydaşları zarara uğratmak ve onları külfet altına sokmak için payları üzerinde intifa hakkı tesis ettikleri görülmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. İntifa hakkı ile bir kısım payın yükümlü kılınmasının taşınmazın satışında talepleri azaltmak ve düşük bir bedel karşılığı taşınmazın tamamının ele geçirilmesi amacını taşıdığı ve somut olayda da işlem tarihlerinin birbirine yakınlığı, tesis tarihindeki intifa hakkı bedelinin farklılığı, izale-i şuyu dosyası içeriği intifa hakkı tesis eden C____’nin diğer dava dışı paydaşın payını satın alması, taraf ve tanık beyanları ve diğer tüm deliller değerlendirildiğinde intifa hakkının danışıklı olarak diğer paydaşları zarara uğrattığı ve davalı C____’nin Medeni Kanun’un 2. maddesince hakkını kötüye kullandığının kabulü ile muvazaalı intifa hakkının kaldırılmasına karar vermek gerekir iken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 06.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: