2004 Sayılı İİK madde 101 ÖNCE İCRASI LAZIM GELEN MERASİME LÜZUM OLMAKSIZIN İŞTİRAK

2004 Sayılı İİK madde 101

ÖNCE İCRASI LAZIM GELEN MERASİME LÜZUM OLMAKSIZIN İŞTİRAK:

(Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)
Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilirler.
(Değişik fıkra: 18/02/1965 – 538/56 md.) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama usulüne göre bakılır.
Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.

YARGITAY 19.HD. 3431 E.-5033 K. İçtihat

İİK.nun 101/son maddesi hükmünce, nafaka ilamına dayanan alacaklı önce takip yapmadan her zaman aynı derecede ilk hacze iştirak edebilir. İştirak halinde kural olarak satış bedeli garameten paylaştırılır.
Ne var ki; hacze takipsiz iştirak eden alacaklının alacağı, İİK.nun 206. maddesine göre “imtiyazlı alacak” durumunda ise; o zaman bu alacaklı satış bedelinden öncelikle pay alır. Başka bir ifadeyle, bu durumda hacze takipsiz iştirak eden alacaklı ile ilk haczi koyduran alacaklı arasında garameten paylaştırılma yapılamaz olup, satış bedelinden önce “imtiyazlı alacaklı” durumundaki(İİK.206’ya göre)alacaklı faydalanır.Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı eşinden 24.3.1999 tarihinde boşandığını, takdir edilen nafakanın tahsili amacıyla başlatılan takip sonucu borçluya ait taşınmaza 26.3.1999 tarihinde haciz uyguladığını, taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde 1.097.000.000.-TL pay ayrıldığını nafaka alacağı 4.299.000.000.-TL iken daha az pay ayrılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir.

Davalı vekili, davacının borçlu eşinden muvazaalı olarak boşandığını, düzenlenen sıra cetvelinde hata bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre iptali istenen sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Borçlu Hasan´a ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedeli 1997/2587 sayılı dosya alacaklısı ile nafaka alacaklısı arasında garameten paylaştırılmıştır. 1997/2587 sayılı dosyadan takip konusu yapılan alacak bonoya dayanmakta olup, haczi daha öncedir. İİK.nun 101/son maddesi hükmüne göre nafaka ilamına dayanan alacaklı önce takip yapmadan her zaman aynı derecede ilk hacze iştirak edebilir, iştirak halinde kural olarak satış bedeli garameten paylaştırılır. Ancak hacze takipsiz iştirak eden alacaklının alacağı İİK.nun 206. maddesine göre “imtiyazlı alacak” durumunda ise o zaman bu alacaklı satış bedelinden öncelikle pay alır. Diğer bir anlatımla bu durumda satış bedeli hacze takipsiz iştirak eden alacaklı ile ilk haczi koyduran alacaklı arasında garameten paylaştırılmaz. Satış bedelinden önce “imtiyazlı alacaklı” durumundaki alacaklı faydalanır eğer para artarsa bu da ilk haczi koyduran alacaklıya verilir. Davacının nafaka alacağı İİK.nun 206/1-E maddesinde imtiyazlı alacaklar arasında sayıldığından 101. maddeye göre ilk hacze iştirak eder ve 206/1-E maddesine göre satış bedelinden öncelikle pay alır.

Mercii Hakimliğince bu yönler gözetilerek şikayetin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddinde isabet görülmemiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 28.6.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi. İcra ve İflas Kanunu MADDE 101 :(Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilirler.

(Değişik fıkra: 18/02/1965 – 538/56 md.) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama usulüne göre bakılır.

Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: