2004 Sayılı İİK madde 51 III. TATİLLER VE TALİKLER TATİLLER 1 – BÜTÜN BORÇLULAR HAKKINDA

2004 Sayılı İİK madde 51

TATİLLER VE TALİKLER TATİLLER BÜTÜN BORÇLULAR HAKKINDA:

(Değişik madde: 18/02/1965 – 538/24 md.)
Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceği gibi muhafaza tedbirleri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir. Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2004/12-107 K. 2004/155 T. İçtihat

İİK.’nun 129. maddesinde öngörülen; satış bedelinin 2. ihalede muhammen bedelin %40’ı dışında, satış masraflarını da karşılaması kuralının amacı, borçlunun taşınmazının, paraya çevirme masrafları dışında en az muhammen bedelin %40’ı oranında değerlendirilmesidir.
( Somut olayda, takip yapan alacaklının alacağına rüçhanlı bir alacak bulunmadığından rüçhanlı alacağı karşılama ilkesinin tartışılmasına gerek bulunmamaktadır ).
Nitekim, aynı esaslara İİK.’nun 138. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilmiştir. Bu fıkrada aynen şöyle denmektedir:
“Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınıp, artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde, alacakları nispetinde paylaştırılır”
Bu madde hükmünden anlaşılacağı gibi paraya çevirme masraflarının, öncelikle satış bedelinden alınarak bunları yapan alacaklıya ( veya alacaklılara ) ödenmesi gerekecektir.
Somut olayda, icra takibini yapan alacaklı tek olup, paraya çevirme giderlerini de satış dosyasında icra takibini yapan alacaklı yapmıştır.
Dosya alacaklısı yaptığı bu masrafları talep hakkından vazgeçmiştir ( feragat etmiştir ).
İİK.’nun 134/5. maddesine göre, “ihalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.
Alacaklı – alıcı vekilinin, yaptıkları takip masraflarını talep hakkından vazgeçmesi nedeniyle borçlunun ihalenin feshini istemekte yararı kalmamıştır.
Diğer yandan İİK.’nun 51. maddesine ve Yargıtay uygulamasına göre, ihalenin idari tatil gününde yapılması fesih nedeni oluşturmaz.Taraflar arasındaki İhalenin Feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal İcra Tetkik Merciince davanın kabulüne dair verilen 22.10.2002 gün ve 2002/556-1256 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 21.5.2003 gün ve 2003/8631-11551 sayılı ilamı ile,

(“…1- Borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin incelenmesinde; düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan merci kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK.’nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 442. maddeleri uyarınca (REDDİNE), kararın düzeltilmesini isteyenden takdiren 80.000.000 lira para cezası ile 16.090.000 lira ilam harcı alınarak hazineye gelir yazılmasına,

2- Alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin incelenmesinde;

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, ihalenin feshine ilişkin, Kartal İcra Hakimliği’nin 22.10.2002 tarih, 2002/556-1256 sayılı kararının alacaklı vekilince temyizi üzerine Dairemiz; merciin, fesih nedenlerini yerinde görmemiş ancak, ikinci satış günü oluşan ihale bedelinin, taşınmazın tahmini kıymetinin %40’ını aşmış olmasına rağmen, aşan kısmın satış masraflarının tamamını karşılamadığından bahisle sonucu bakımından doğru olan mercii kararını onamıştır.

Onama kararından sonra, alacaklı – alıcı vekili, asıl icra dosyasındaki 11.03.2003 tarihli beyanında, ihalesi yapılan taşınmazla ilgili olarak taraflarınca yapılan tüm satış masraflarını talep haklarından vazgeçtiklerini, bu hususun ihalenin feshi davasının yürütüldüğü Kartal İcra Tetkik Mercii Hakimliği’nin 2001/566 sayılı dosyasına da bildirmesini talep etmiştir.

Asıl takibin yapıldığı İstanbul İcra Müdürlüğü’nce, bu feragat, satışın yapıldığı talimat icrası olan Kartal İcra Müdürlüğüne de 11.03.2003 tarihli müzekkere ile bildirilmiştir.

İİK.’nun 129. maddesinde öngörülen; satış bedelinin 2. ihalede muhammen bedelin %40’ı dışında, satış masraflarını da karşılaması kuralının amacı, borçlunun taşınmazının, paraya çevirme masrafları dışında en az muhammen bedelin %40’ı oranında değerlendirilmesidir.

(Somut olayda, takip yapan alacaklının alacağına rüçhanlı bir alacak bulunmadığından rüçhanlı alacağı karşılama ilkesinin tartışılmasına gerek bulunmamaktadır).

Nitekim, aynı esaslara İİK.’nun 138. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilmiştir. Bu fıkrada aynen şöyle denmektedir:

“Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınıp, artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde, alacakları nispetinde paylaştırılır”

Bu madde hükmünden anlaşılacağı gibi paraya çevirme masraflarının, öncelikle satış bedelinden alınarak bunları yapan alacaklıya (veya alacaklılara) ödenmesi gerekecektir.

Somut olayda, icra takibini yapan alacaklı tek olup, paraya çevirme giderlerini de satış dosyasında icra takibini yapan alacaklı yapmıştır.

Dosya alacaklısı yaptığı bu masrafları talep hakkından vazgeçmiştir (feragat etmiştir).

İİK.’nun 134/5. maddesine göre, “ihalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.

Alacaklı – alıcı vekilinin, yaptıkları takip masraflarını talep hakkından vazgeçmesi nedeniyle borçlunun ihalenin feshini istemekte (diğer fesih nedenleri de Dairemizce yerinde görülmediğinden) yararı kalmamıştır.

Kaldı ki; alacaklının ilk satış talebi üzerine yapılan fakat, daha sonra alacaklının satışın durdurulmasını icra müdürlüğünden istemesi üzerine satışın yapılmaması nedeniyle fuzuli hale gelen ve alacaklı üzerinde bırakılması gereken 184.275.000 TL. ilan masrafı düşüldüğünde ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin %40’ını ve paraya çevirme masraflarını karşıladığı görülmektedir (İstanbul İcra Müdürlüğü’nün talimat icrası olan Kartal 5. İcra Müdürlüğü’ne yazdığı 20.05.2000 tarih ve 1999/509 sayılı talimat yazısı).

O halde, ihalenin feshine dair mercii kararının bozulması gerektiğinden karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir…”) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla girişilen icra takibi sırasında yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

Davacı S. Elektrik Tic. Ve San. A.Ş. yetkilileri, Kartal 5. İcra Müdürlüğü’nün 1999/273 Talimat dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ihalesi yapılan davacı şirkete ait taşınmaza takdir olunan kıymet 6.555.945.000.000 TL iken, 9.3.2001 tarihinde yapılan ihalede 2.623.070.000.000 TL gibi çok düşük bir bedelle satıldığını, ihalenin yapıldığı Cuma gününün Kurban Bayramının bitimini takip etmesi nedeniyle idari tatil günü olduğunu, bu durumun rağbeti azalttığını, ihaleye sadece ipotek alacaklısı bankanın katıldığını, esasen idari tatil gününde teminat olarak banka mektubu temin etmenin ve 1.311.289.000.000 TL. nakit bulmanın imkansız olduğunu, idari tatil gününde icra dairesinin açık olup ihale yapılacağının da kimse tarafından düşünülemeyeceğini; öte yandan, satış ilanı metninde taşınmazın pafta numarasının 111/4 yerine 11/4 olarak yazıldığını, sonradan Basın İlan Kurumuna hitaben yazılan 20.2.2001 tarihli yazı ekinde tavzih ilanı gönderildiğini, bu ilanın birinci arttırma tarihi 27.2.2001’den en erken dört gün önce yayımlanmış olabileceğini, oysa, İİK.’nun 126. maddesine göre düzeltme ilanının satış gününden yedi gün önce yayınlanmasının zorunlu olduğunu, nihayet, satışın adliyede kimsenin bulunmadığı bir saatte yapıldığını, saatinde satışa başlanmadığını ve saatinin dolmasına beş dakika kala bitirildiğini, münadinin satışın açılışını ve kapanışını kimsenin olmaması nedeni ile daire içinde ve daire kapısında ilan da etmediğini, bütün bunların fesih nedeni oluşturduğunu ileri sürerek, 9.3.2001 tarihli ihalenin feshine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili, davacının Y.A.Ş.den kullandığı kredi borcunu vadesinde ödememesi üzerine ipoteğe dayalı icra takibi yapıldığını, ileri sürülen fesih nedenlerinin doğru olmadığını, İİK.’nun 51. maddesine ve Yargıtay uygulamasına göre, ihalenin idari tatil gününde yapılmasının fesih nedeni olmayacağını, tavzih ilanının da yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Merciin, satış ilanındaki hatanın düzeltilmesine ilişkin ilanın birinci ihaleden bir gün önce yayımlandığı ve düzeltme ilanında İİK.’nun 126. maddesi hükmüne uyulmadığı, bu durumun ihaleye girmeyi düşünenleri yanıltabileceği ve talebi azaltabileceği, satışın gerçekleştiği 9.3.2001 gününün idari tatil olmasının da rağbetin azalmasına yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ihalenin feshine dair kararı, Özel Dairece karar düzeltme aşamasında yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

KARAR :  Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: