2004 Sayılı İİK madde 36 İCRANIN GERİ BIRAKILMASI İÇİN VERİLECEK SÜRE

2004 Sayılı İİK madde 36

İCRANIN GERİ BIRAKILMASI İÇİN VERİLECEK SÜRE

(Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.)

İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
Ücreti ilgililer tarafından verilirse bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca icranın geri bırakılması hakkındaki karar icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.
Bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

YARGITAY 12.HD. 2003/9019 E.-2003/11702 K. İçtihat

İlamın takibe konulmasından sonra,borçlu tarafından “ilamın temyiz edilip teminat yatırılarak tehir-i icra kararı alındığı,ilamın müstakil takip konusu yapılamayacağı” gerekçesiyle takibin iptali isteminde; İİK.nun 36. maddesi gereğince,Yargıtay’dan icranın geri bırakılması yönünde karar getirilmek üzere borçluya mühlet verilmesi halinde takibin durdurulması gerekirken, doğrudan takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.

İcra takibinin dayanağı olan İ___2.Ticaret Mahkemesinin 09.05.2002 tarih ve 2000/871 E.-2002/396 K. sayılı ilamının infazı için takibe konulmasından sonra, borçlu vekili tarafından İcra Tetkik Mercii Hakimliğine başvurularak, dayanak ilamın temyiz edildiği ve halen Yargıtay’da inceleme aşamasında olduğu ve tehiri icra kararı da alınarak teminat yatırıldığı beyan edildikten sonra ilamın müstakil takip konusu yapılamayağı da bildirilerek takibin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.

Merciice icranın geri bırakılması kararı alındığı ve teminatı da yatırıldığı açıklanarak istemin kabul edildiği görülmektedir. Dayanak ilamda yer alan ve edayı içeren alacak kalemleri yönünden müstakil takip yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda, İİK.nun 36. maddesi gereğince Yargıtay’dan icranın geri bırakılması yönünde karar getirilmek üzere borçluya mühlet verilmesi halinde takibin durdurulması yerine iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

KARAR : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22.05.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.: İcra ve İflas Kanunu MADDE 36 :(Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.)

İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.

Ücreti ilgililer tarafından verilirse bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca icranın geri bırakılması hakkındaki karar icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.

Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.

Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.

Bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: