5237 Sayılı TCK Madde 204 Resmi belgede sahtecilik

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu MADDE 204

YARGITAY 11.CD. 2009/15438 E.-2009/11156 K. İçtihat

Sanığın ele geçmeyen A.T. sahte kimliği ile katılan S.ile İzmir 27. Noterliği’nde 20.05.2008 tarihinde düzenlettiği taşıt kira sözleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3. madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı gözetilmeden, sahte kimlik belgesinin ele geçmediğinden bahisle, bu belgeyle sınırlı beraat hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında; noterde düzenlenen “sahte araç kira sözleşmesiyle” ilgili açılan dava hakkında zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 

I- Dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübutun bulunmadığına, fazla ceza verildiğine, cezaların ertelenmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

II- Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Sanığın, katılan S.’den sahte kimlikle kiraladığı otomobili S. adına düzenlenen sahte sürücü belgesi ile mağdur Y.’a aralarında düzenlenen 28.05.2008 tarihli oto alım satım devir sözleşmesine dayanarak Bornova 3.Noterliği’nde devrederek haksız menfaat sağlamaya kalkıştığının, şikayetçi Y.’un sanığın satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi için ibraz ettiği kimliğin sahteliğinden kuşkulanması üzerine noter görevlilerini uyararak sanığın yakalandığının, sahte belgeler düzenletip kullanarak şikayetçiyi dolandırmaya kalkıştığının iddia ve kabul olunmasına, ele geçen kimlik ve sürücü belgesi ile ilgili düzenlenen ekspertiz raporu içeriğinden belgelerin tamamen sahte olarak üretilmiş olduğu belirtilip belgelerin farklı zamanlarda düzenlendiğinin belirlenememesine, aynı anda birden fazla belge düzenlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak sanığın S.ismine düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanarak şikayetçi Y. ile oto alım satım sözleşmesi yapıp, bu sözleşme ile birlikte notere başvurduklarında üzerindeki sahte kimlik ve sürücü belgesi ile yakalanmış olması ve anılan oto alım satım sözleşmesinin de şikayetçi Y.’u dolandırmak amacıyla düzenlenmiş bulunması karşısında, sahte belgelerin tümünün aynı amaca yönelik olarak düzenlenip kullanılması nedeniyle bir bütün halinde teselsül eden resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, belge sayısı ve TCK.nun 61. maddesi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, sahte kimlik ve sürücü belgesi nedeniyle teselsül eden resmi belgede sahtecilik, ayrıca 28.05.2008 tarihli oto alım satım devir sözleşmesi nedeniyle de özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 02.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: