5237 Sayılı TCK Madde 167 Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep

T.C YARGITAY 9 C.D 2012/1002 E. 2012/12111K. İçtihat

T.C.

YARGITAY

9. CEZA DAİRESİ

E. 2012/1002

K. 2012/12111

T. 2.11.2012

• DİKİLİ AĞAÇ KESME SUÇU İLE İLGİLİ DAVALARIN BİRLEŞTİRİLEMEMESİ ( İki Davanın İddianame Tarihlerine Göre Aynı Mağdura Karşı Olan Eylemler ARasında Hukuki ve Fiili Kesinti Bulunmadığı – Bu Davadanın Eldeki Dava Sonuçlanmadan Kesinleştiği )

• ZİNCİRLEME SUÇ ( Suç İşleme Kararının İcrası Kapsamında Değişik Zamanlarda Aynı Suçun Birden Fazla İşlenip İşlenmediği Hususu – Kesinleşmiş Hapis Cezasından Zincirleme Mala Zarar Verme Suçundan Verilecek Ceza Süresinden Mahsup Yapılacağı )

• ZİNCİRLEME BİÇİMİNDE MALA ZARAR VERME ( Cezanın Belirlenmesinden Sonra İlk Eyleminden Dolayı Hükmedilen Kesinleşmiş Hapis Cezasının Bu Süreden Mahsubu İle Kalan Sürenin Yargılamaya Konu Eylem Bakımından Hüküm Altına Alınması Gerektiği )

5237/m. 43/1,152/1-c,167/2

ÖZET : İddianame tarihlerine göre aynı mağdura karşı olan eylemler arasında hukuki ve fiili kesinti bulunmaması, ancak ilk davada verilen kararın sonraki dava sonuçlanmadan kesinleşmiş olması nedeniyle bu aşamada birleştirme kararı verilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması karşısında; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenip işlenmediği hususunun ve dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanması olasılığına göre kesinleşmiş hapis cezasının zincirleme mala zarar verme suçundan verilecek ceza süresinden mahsubu ile kalan sürenin yargılamaya konu eylem bakımından sonuç ceza olarak hüküm altına alınması gerektiği gözetilmelidir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Sanık hakkında katılanın ağaçlarına 22.03.2009 tarihinde keserek zarar verdiği iddiasıyla kamu davası açılmış ve mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın savunması ile dosya içeriğindeki kanıt ve bilgilere göre sanığın katılanın ağaçlarının bir kısmını 03.01.2009 tarihinde keserek zarar verdiği iddiasını içeren 23.03.2009 tarihli iddianame ile Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinde de 2009/532 esas sayılı bir başka kamu davasının daha açılmış bulunduğu, sanık hakkında 19.01.2010 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği ve kararın 27.01.2010 tarihinde kesinleştiği, her iki davanın iddianame tarihlerine göre aynı mağdura karşı olan eylemler arasında hukuki ve fiili kesinti bulunmadığı, söz konusu dava ile ilgili verilen kararın bu dava sonuçlanmadan kesinleşmiş olması nedeniyle bu aşamada birleştirme kararı verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla,

Öncelikle, sözü edilen dava dosyasının getirilip incelenerek bu dosya arasına konulmak suretiyle kanıtların birlikte değerlendirilerek sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işleyip işlemediği hususunun ve dolayısıyla hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanma olasılığının bulunup bulunmadığı saptanıp, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılması halinde, sanık hakkında her iki eylem nazara alınmak suretiyle TCK’nın 152/l- ( c ), 43/1, 167/2 ve 62/1. maddesi uyarınca zincirleme biçimde mala zarar verme suçundan hüküm kurularak cezanın belirlenmesinden sonra ilk eyleminden dolayı Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/552 esas sayılı dosyası kapsamında hükmedilen kesinleşmiş 5 ay hapis cezasının bu süreden mahsubu ile kalan sürenin yargılamaya konu 22.03.2009 tarihli eylem bakımından sonuç ceza olarak hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeksizin eksik soruşturma ve hatalı uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı ( BOZULMASINA ), 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: