5237 Sayılı TCK Madde 163 Karşılıksız Yararlanma

T.C YARGITAY 2 C.D 2012/27200 E. 2012/48064K. İçtihat

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2012/27200

K. 2012/48064

T. 12.12.2012

• ELEKTRİK ENERJİSİ HAKKINDA HIRSIZLIK ( Cezanın Tüm Sonuçlarıyla Ortadan Kalkması Sonucunu Doğuran Zarar Tazmininin Sanığın Lehine Olduğu – Sanığın Lehe Yasal Düzenlemeden Yararlandırılmamasının Hakkaniyete Aykırı Olacağı )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Elektrik Kesintisi Hakkında Geri Bırakılması Suçu – Cezanın Tüm Sonuçlarıyla Ortadan Kalkması Sonucunu Doğuran Zarar Tazmininin Sanığın Lehine Olduğu )

• LEHE DÜZENLEME ( Sanığın Yararlandırılmamasının Hakkaniyete Aykırı Olacağı – Elektrik Kesintisi Hakkında Geri Bırakılması Suçu )

• ZARARIN TAZMİNİ ( Elektrik Kesintisi Hakkında Geri Bırakılması Suçu – Cezanın Tüm Sonuçlarıyla Ortadan Kalkması Sonucunu Doğuran Zarar Tazmininin Sanığın Lehine Olduğu )

5271/m.223,231

5237/m.142/1-f,163,168/5

6352/m.82, Geç.2/2

ÖZET : 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasındaki yasal düzenlemenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında daha lehe olduğu, açıklanması geri bırakılan hüküm, ancak açıklanmakla hukuki sonuç doğurmaya başlayacak ise de, cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkması sonucunu doğuran “zarar tazmini”, yargılama sırasında gerçekleştiğinden, sanığın beş yıl süreyle denetime tabi tutulmasının ve lehe yasal düzenlemeden yararlandırılmamasının hakkaniyete aykırı olacağı gözetilmelidir.

DAVA : Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık B.’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f, 168/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığa 5 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine dair, ( AYDIN ) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2010 tarihli ve 2010/748-987 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla işlenen Suçlara ilişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince sanık hakkındaki ceza kararının kaldırılması yönündeki talebin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 31.07.2012 tarihli ve2010/748-987 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddinedir, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.08.2012 tarihli ve 2012/1356 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığına verilen 16.10.2102 gün ve 2012/15932/58720 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2012 gün ve 2012/274039 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara ilişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile “5237 sayılı Kanunun 142. maddesinin birinci fıkrasının ( f ) bendi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasında yer alan “ikinci fıkraya göre cezaya” ibaresi “beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına”, “onbeş yıla kadar hapis” ibaresi ise “ceza yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.”, aynı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası ile “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” Şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu eylemin suç olmaktan çıkması nedeniyle, sanığın hukuki yararı bulunduğundan lehe yasa değerlendirmesi yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Gereği düşünüldü:

KARAR : Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2010 gün, 2010/748-987 sayılı kararı ile elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, itiraz edilmeksizin 23.09.2010 tarihinde kesinleşmiş, 6352 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ve sanık müdafiinin, 20.07.2012 tarihli dilekçesi ile yargılama sırasında ödeme yapılmış olması nedeniyle cezanın kaldırılması istemi mahkemece reddedilmiş, itiraz merciince de itirazın reddine karar verilmiştir.

05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında, zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı şeklindeki yasal düzenlemenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından daha lehe olduğunda tereddüt bulunmayıp, açıklanması geri bırakılan hüküm, ancak açıklanmakla hukuki sonuç doğurmaya başlayacak ise de, cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkması sonucunu doğuran “zarar tazmini”, yargılama sırasında gerçekleşmiş olduğu halde, sanığın beş yıl süreyle denetime tabi tutulması ve lehe yasal düzenlemeden yararlandırılmaması hakkaniyete aykırı olacaktır. Kaldı ki, beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, kamu davasının 5271 sayılı CMK.’nın 223. maddesi uyarınca düşürülecek olması, aksi halde ise kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmaya başlaması söz konusu olduğundan kovuşturmanın sürdüğünün de kabulü gerekecektir.

SONUÇ : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin yasal düzenleme de bulunmadığı halde, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde yorum yapılarak istemin reddedilmesi üzerine, itiraz merciince itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, ( AYDIN ) 2. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 06.08.2012 gün ve 2012/1356 D. İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: