Fikri içtima

TCK. MADDE 44

Fikri içtima

(1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.

Madde Gerekçesi

Bir suçun temel ve nitelikli şekillerinin dışındaki suçlar, fikri içtima uygulamasında farklı suç olarak kabul edilmelidir.
Gerek doktrinde gerek uygulamamızda, hedefte sapma durumunda da fikri içtima hükmünün uygulanması gerektiği konusundaki görüş hâkimdir. Bu nedenle, kanuni düzenlemede hedefte sapmanın şahısta yanılma ile birlikte değerlendirilmesinden vazgeçilmiştir. Örneğin bir kişiyi yaralamak için fırlatılan sopa, mağduru yaraladıktan sonra veya mağdura isabet etmeden vitrin camına çarparak kırılmasına neden olabilir. Bu durumda, sopa fırlatma fiiliyle hem tamamlanmış veya teşebbüs aşamasında kalmış kasten yaralama suçu hem de başkasının malına zarar verme suçu işlenmiş olmaktadır. Aynı şekilde, bir kişiyi öldürmek için ateşlenen silâhtan çıkan kurşun, mağdura isabet etmeden duvara çarpması nedeniyle sekerek bir başkasının ölümüne veya yaralanmasına neden olabilir. Bu durumda, hedeflenen kişi açısından kasten öldürme suçu teşebbüs aşamasında kalmıştır; ancak, sekme sonucunda ölümüne veya yaralanmasına neden olunan kişi açısından ise, taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçu işlenmiş olmaktadır. Bu gibi durumlarda kişi işlediği bir fiille birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olmaktadır ve bu suçlardan en ağır cezayı gerektireni ile cezalandırılmasıyla yetinilmelidir.

YARGITAY 4. Ceza Dairesi 2009/28151 E.N , 2009/20545 K.N. İçtihat

Özet

Tehdit suçunu düzenleyen TCK. M. 106/3: “Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.” hükmü gereğince izlenecek içtima yolu, genel hükümle özel hükümlerin karşılaştırıp değerlendirilmesi ve fikri içtimanın ne şeklide olacağına öyle karar verilmesi gerekir.

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1) Sanık S___ Ş___ ile katılanlar M___ C___, E___ C___ve A__ Y__ arasında bulunan husumetin nedenleri ve olay öncesinde gerçekleştirilen eylemler araştırılıp irdelenerek, sanık Salih Şen açısından TCY.nın 29.maddesinin uygulama olanağının tartışılması gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,

2) Sanıkların, birlikte suç işleme kararıyla hareket ederek, sanıklardan Salih Şen ile aralarında husumet bulunan katılanlar M… C…, E…C… ve A… Y… (şehrin değişik mahallelerindeki) evlerine ve yakınan E… C…’nun park halindeki otomobiline geceleyin silahla ateş etme eylemlerinin, silahla tehdit, mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu somut olayda, sanıkların hukuki durumlarının, belirtilen suçların ne suretle içtima edeceği irdelenerek belirlenmesi gerekmektedir. 5237 sayılı TCY. 170/1-c maddesinde 765 sayılı TCY.nın 264/7.maddesindeki “eylem başka bir suçu oluştursa bile” ibaresi bulunmaması gibi, 5237 sayılı TCY.nın 44.maddesinde “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü ve ayın Yasanın 106/3.maddesinde “Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da ceza verilir” hükümleri yer almaktadır. Bu durumlar karşısında, 5237 sayılı TCY.nın 44 ve 106/3.maddelerinde düzenlenen fikri ve gerçek içtima hükümleri uyarınca sanıklar hakkında yalnızca silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarından (TCY.nın 106/2a, 106/2a, 43 ve 151/1, 151/1, 43.maddeleri) hüküm kurmakla yetinilmeli ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ceza verilmemelidir. Mahkemece suçların içtimaına ilişkin genel (TCY. 44.madde) ve özel (TCY. 106/3. madde) hükümler tartışılıp değerlendirilmeden, sanıkların üç ayrı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3) Yasak silah taşıma suçunda, temel adli para cezasının, 6136 sayılı Yasanın 5728 sayılı Yasa ile değişik 13/1.maddesinde öngörülen üst sınırın 100 gün olduğu dikkate alınmadan 120 gün olarak belirlenmesi,

Yasaya aykırı ve sanık F… O…müdafii ile sanık Salih Şen’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: