Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi

MADDE 17 – (Değişik: 6411 sa.ka.4-24.01.2013) (1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.
(2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.
(3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur.
(4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.
(5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.
(6) Bu madde hükümleri;
a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,
c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar,
d) Adli para cezasını ödememesi nedeni ile cezası hapse çevrilmiş mahkûmlar, hakkında uygulanmaz. Read the rest of this entry »

Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi

MADDE 16 – (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.

(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkumun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkumun tabi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkumun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkumun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde (Değişik ibare: 6411 sa.ka.3-24.01.2013) “birer yıllık” dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi halinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.

(4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

(5) (Ek fıkra: 6411 sa.ka.3-24.01.2013) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.

(6) (Ek fıkra: 6411 sa.ka.3-24.01.2013) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya ( Değişik ibare: 6462 Sa.Ka.1 – 25.04.2013 ) “engellilik” nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

İNFAZIN ERTLENMESİNİN REDDİNE İTİRAZ

T.C.

YARGITAY

9. CEZA DAİRESİ

E. 2003/618

K. 2003/432

T. 1.4.2003

• İNFAZIN ERTELENMESİ ( C. Başsavcılığının İstemi – Reddine İtiraz Üzerine Aynı Yer Ağır Ceza Mahkemesince Verilen Ret Kararına İtirazın Ağır Ceza Mahkemesince Mercii Sıfatıyla İncelenip Sonuçlandırılması Gereği )

• C. BAŞSAVCILIĞININ İNFAZIN ERTELENMESİ İSTEMİ ( Reddine İtiraz Üzerine Aynı Yer Ağır Ceza Mahkemesince Verilen Ret Kararına İtirazın Ağır Ceza Mahkemesince Mercii Sıfatıyla İncelenip Sonuçlandırılması Gereği )

• İTİRAZ ÜZERİNE VERİLEN KARARLARIN KESİNLİĞİ KURALI ( CMUK’.nun m. 297/1’deki İtiraz Kapsamındaki Hakim Kararlarına İlişkin Olması – C. Başsavcılığının İnfazın Ertelenmesi İstemi )

1412/m.297/1,301,302,303,343

ÖZET : Cumhuriyet Başsavcılığının infazın ertelenmesi isteminin reddine itiraz üzerine aynı yer Ağır Ceza Mahkemesince verilen ret kararına itirazın, Ağır Ceza Mahkemesince mercii sıfatıyla incelenip sonuçlandırılması gerekir.

DAVA : Hükümlü Sinan’ın hürriyeti bağlayıcı cezasının infazının akıl hastalığı nedeniyle ertelenmesi isteminin Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca reddi üzerine ( Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi )ne yaptığı itirazın reddine ilişkin, 12.12.2002 tarih, 2002/580 sayılı karara karşı itirazı konusunda verilen, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2002 tarih, 2002/923 Müt. sayılı kararının;

CMUK.nun 303. maddesi uyarınca itiraz üzerine verilen kararların kesinliği kuralı, anılan Kanunun 297/1. maddesinde düzenlenen itiraz kapsamındaki hakim kararlarına ilişkin olup, Cumhuriyet Başsavcılığının infazın ertelenmesi isteminin reddine itiraz üzerine Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesince verilen ret kararının CMUK.nun 301, 302. maddeleri uyarınca verilmiş bir karar olmaması ve 303. madde kapsamında bulunmaması nedeniyle; Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesince merci sıfatıyla itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekirken, yazılı biçimdeki gerekçe ile, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, CMUK.nun 343. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 28.3.2003 gün ve 9912 sayılı yazılı emrine atfen, Yargıtay C. Başsavcılığının 20.3.2003 gün ve Y.E. 3723/9 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelendi:

KARAR : Yazılı emre atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden,

SONUÇ : Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2002 tarih ve 2002/923 Müt. sayılı kararının CMUK.nun 343. maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın gereği için Yargıtay C. Başsavcılığına ( İADESİNE ), 1.4.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

%d blogcu bunu beğendi: