5271 SAYILI CMK MADDE 75 İÇTİHAT

T.C.

YARGITAY

10. CEZA DAİRESİ

E. 2006/8598

K. 2007/5708

T. 15.5.2007

• İÇ BEDEN MUAYENESİ ( İçilmiş Esrarlı Sigaranın Şüpheliya Ait Olup Olmadığının Tespiti İçin Şüphelinin Tükürük ve Kan Örneklerinin Alınacağı )

• TÜKÜRÜK VEYA KAN ÖRNEKLERİNİN ALINMASI ( İçilmiş Esrarlı Sigaranın Şüpheliya Ait Olup Olmadığının Tespiti İçin Şüphelinin Tükürük ve Kan Örneklerinin Alınacağı )

5271/m.75

ÖZET : Şüphelinin bulunduğu araçta ele geçen ve şüpheli tarafından içildiği kesin olarak belirlenemeyen içilmiş esrarlı sigaranın, onun tarafından içilip içilmediğinin ortaya çıkarılabilmesi için, DNA incelemesinde kullanılmak üzere şüphelinin tükürük ve kan örneklerinin alınmasının gerekmesi ve bu delillerin suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan delillerden olması nedeniyle, Mahkemesince gerekli kararın verilmesinden sonra söz konusu incelemenin yaptırılarak, alınacak bilirkişi raporunun mevcut ve gerek duyulursa toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

DAVA : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli İ.T. hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Pendik C. Başsavcılığının 30.12.2005 gün ve 2005/14353 soruşturma, 2005/2507 esas, 2005/925 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK’nın 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.01.2006 gün ve 2006/4-6 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair Pendik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2006 gün ve 2006/6 müteferrik sayılı kararı üzerine, Pendik C. Başsavcılığının 20.01.2006 tarihli ve 2006/863 sayılı yazıları ile şüphelinin vücudundan tükürük ve kan örneklerinin alınmasına karar verilmesinin istendiği, PENDİK 1. Sulh Ceza Mahkemesince 20.01.2006 tarihli ve 2006/89 müteferrik sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği; bu karardan sonra, aynı suçtan şüpheli hakkında Pendik C. Başsavcılığının 23.01.2006 tarihli ve 2006/863 soruşturma, 2006/27 esas, 2006/12 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK’nın 174/1. maddesi uyarınca iadesine dair Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.02.2006 tarihli ve 2006/18 esas, 2006/12 karar sayılı kararına yönelik itiraz üzerine PENDİK 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2006 tarihli ve 2006/36 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği; bu karar ile Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2006 tarihli ve 2006/89 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı’nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.04.2006 gün ve 17350 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.05.2006 gün ve 2006/90036 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, “… 1 ) 5271 sayıl Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 75. maddesine göre bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine yada vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnek alınabilmesine; Cumhuriyet Savcısı veya mağdurun isteğiyle yada re’sen hakim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından karar verilebileceği, ancak 5. fıkraya göre üst sınırı iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda iç beden muayenesi yapılamayacağı ve örnek alınamayacağı, maddede belirtilen sürenin iki yıldan az hapis cezalarını kapsaması sebebiyle iki yıl hapis cezasını gerektiren suçların istisna kapsamında bulunmadığı, bu halde sanığın üzerine atılı suçun düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesinde öngörülen müeyyidenin 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 75. maddesine göre iç beden muayenesi yapılabileceği ve şüphelinin örnek alınabileceği gözetilmeden, talebin kabulü yerine reddine karar verilmesi sebebiyle Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2006 tarihli ve 2006/89 sayılı müteferrik kararında.

2 ) Dosya kapsamına göre; şüphelinin açık kimliği tespit edilemeyen İsmail adlı bir kişiyle çaldıkları otomobil ile takip sonucu yakalandığı, İsmail adlı kişinin kaçtığı, çalıntı oto üzerinde yapılan inceleme sırasında aracın küllüğünde yanar vaziyette kağıda sarılı esrar maddesinin ele geçirildiği, her ne kadar şüpheli ifadesinde kendisinin uyuşturucu madde kullanmadığını firar eden şüpheli İsmail’in kullandığını iddia etmişse de, araç içerisinde içmek üzere hazırlanmış kağıda sarılı esrar maddesinin ele geçirilmiş olması, şüphelinin firar eden diğer şüpheli İ’in soyadını ve adresini bilmediğini ifade etmesi karşısında, mevcut delillerin takdir ve değerlendirmesinin ancak yargılama aşamasında mahkemesine ait olacağı ve iddianamenin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi sebebiyle Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2006 tarihli ve 2006/36 değişik iş sayılı kararında…” denilerek, anılan kararların bozulması istenmiştir.

1 ) Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2006 gün ve 2006/89 müteferrik sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2006 gün ve 2006/89 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’ın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309/4-m maddesi gereğince, müteakip işlemlerin yapılması için dosyanın anılan Mahkemelere gönderilmesine,

2 ) Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2006 tarihli ve 2006/36 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede ise;

5271 sayılı CMK’nın 174/1-b maddesinde, “Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen” iddianamenin iadesine karar verilebileceği belirtilmektedir.

Dosya kapsamına göre; şüphelinin bulunduğu araçta ele geçen ve şüpheli tarafından içildiği kesin olarak belirlenemeyen içilmiş esrarlı sigaranın, onun tarafından içilip içilmediğinin ortaya çıkarılabilmesi için, DNA incelemesinde kullanılmak üzere şüphelinin tükürük ve kan örneklerinin alınmasının gerekmesi ve bu delillerin suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan delillerden olması nedeniyle, yukarıda belirtilen bozma kararına uygun olarak, Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesince 5271 sayılı CMK’nın 75. uyarınca gerekli kararın verilmesinden sonra söz konusu incelemenin yaptırılarak, alınacak bilirkişi raporunun mevcut ve gerek duyulursa toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre iddianame düzenlenip düzenlenmeyeceğinin belirlenip, takdir edilmesinin gerekmesi; ayrıca, iddianamenin iadesine ilişkin ilk karara yönelik itirazın reddine ilişkin, bağlayıcı nitelikteki itiraz merciinin ilk kararında da bu hususun belirtilmiş olması karşısında, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,

SONUÇ : Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 15.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: