Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararı

HİLE VEYA KAST OLMADAN TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇU OLUŞMAZ

Suçun oluşması için borçlunun ödeme gücü olması ve kusurlu olması gerekir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2001 yılında anayasanın 38. maddesine borçtan hapis yasağının eklenmesinden sonra, 2002 yılında verdiği bir kararında Kast olmadan 340. maddedeki “Ödeme şartını ihlal” suçunun oluşmayacağına hükmediyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ayrıca ödeme gücü olduğu halde ödemenin yapılmamış olması gerektiği, ödeme gücünün olmaması halinde suçun oluşmayacağına hükmediyor.. YCGK kararında şöyle deniyor:

Gerçekten 1. madde iradi olmayan ödeyememe durumuna ilişkindir. Maddede geçen “yerine getirememe” (n’est pas en mesure d’executer/on the ground of inability) deyiminin “istese bile ödeyemeyecek” olan bir kimsenin durumunu anlattığı açıktır.

Burada sözü edilen 1. madde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi  Ek 4 Nolu protokol’ün 1. maddesidir. 1. Madde aynen şöyledir:

Article 1 – Prohibition of imprisonment for debt

No one shall be deprived of his liberty merely on the ground of inability to fulfil a contractual obligation.

Aslında 1982 Anayasa’nın 38. maddesine eklenen borçtan hapis yasağı bu maddenin aynen çevirisidir. Bazı yorumcular maddeyi YCGK’nun aksine “borçlunun ödeme gücü olsa bile sözleşmeden kaynaklanan bir edimi yerine getirmediğinden ötürü cezalandırılamaz” şeklinde yorumlamaktadırlar. Yargıtay ise bu kararında  inability, müktedir olmak sözcüğünden hareketle ” ödeme gücü olmayan borçlunun cezalandırlamayacığına” hükmetmektedir.

Kararın bir başka yerinde:

……… borçlunun gelir elde edip, taksiti ödemesini engelleyen beklenmeyen durumlarda ceza verilmesi yoluna gidilmezse, sözü geçen suç Anayasa md. 38’e aykırı olmayacaktır.” denilmektedir. Burada gelir elde edememeyi suçun oluşmasına engel sayıyor.  YCGK kararının bir başka yerinde ise “hile veya kast ” olmadan suçun oluşmayacağı hüküm altına alınıyor..

Birinci halde, yani kendi kusuru olmaksızın borcunu ödemekte acze düşen kişi, bu yüzden hapis cezasına çarptırılamaz. Ancak borçlunun hile ile veya kasten borcunu ifa etmekten kaçınması halinde, protokolün bu hükmünden yararlanması mümkün değildir.

İCRA MAHKEMELERİNİN KARARLARI ANAYASAYA AYKIRI

YCGK nun bu kararı gözönünde bulundurulduğunda icra mahkemelerinin kararlarının anayasaya aykırı olduğu açık.. YCGK ” borçlunun ödeme şartının ihlali ” suçunun oluşmasını ” kusurluluk” , hile veya kastın varlığına bağlamaktadır.

5237, TCK’NIN 21. MADDESİ

5237 sayılı TCK 2005 yılında, yani  borçtan hapis yasağının anayasanın 38. maddesine eklenmesi ve sözü edilen YCGK kararından sonra yürürlüğe girdi. TCK’nın 21. Maddesi YCGK kararını doğrulamaktadır. 21. madde kast olmadan suçun oluşamayacığını buyurmaktadır. Bütün bu nedenlerle, YCGK kararı, Anayasanın 38. maddesi, AİHS Ek 4 nolu Protokölün 1. Maddesi, TCK’nın 21. maddesi dikkate alındığında icra mahkemelerinin verdiği taahhüdü ihlal cezalarının hukuka aykırı olduğu apaçıktır…

YCGK KARARI İÇİN TIKLAYINIZ

NOT: Örgütlü mücadele olmadan hak elde edilemez..KOSİAD haksızlığa karşı olanların derneğidir.

3 Responses to “Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararı”

  1. brave Says:

    Hocam öncelikle bu konularda bizlere yol gösterdiğiniz için bir kez daha teşekkürler.Bu yasa tasarısı hakkında kamuoyuna medya aracılığı ile çıkacağını müjdeleyen ve bunu biz yapıyoruz diyen siyasi büyüklerimiz neden uzun süreden beri bir açıklama yapmıyorlar.Yoksa gerçekten bu oyalama taktiğimi?Bu ev eşyalarına haciz ve taahüt yasası aslında gündemden kaldırıldı ve hatta iptal mi edildi bu konuda net bir bilginiz varsa paylaşabilirmisiniz?

  2. MERT Says:

    SAYIN HOCAM,bu İNSANLIK AYIBININ ,yanlışlığın önlenmesi için onbinlere yol gösteriniz.Tıpkı çek yasasında olduğu gibi.Her gün yeni bir aile YIKILIYOR.Sizler gibi HUKUKU iyi bilen hocaların bu konuda bizlere BİRKERE daha önderlik yapmanızı bekliyoruz.SAYGILARIMLA.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: