Başbakan Erdoğan “Çek borcundan dolayı kimse cezaevine girmeyecek”…

Erdoğan, Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi 1. Etap konutlarının hak sahipleri kura çekimi töreninde yaptığı konuşmada, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halk oylamasının, yargı için bir milat olduğunu ifade etti. Başbakan Erdoğan, “12 Eylül 2010’da yargı, birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkmış, milletin yargısı olma yolunda önemli bir aşama kaydetmiştir” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, 12 Eylül 2010’da yargının, birilerinin arka bahçesi olmaktan çıktığını belirterek; “Milletin yargısı olma yolunda önemli bir aşama kaydetmiştir.”” dedi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıkladığı yargı reformu paketine de değinen Erdoğan, 2009 yılından bu yana çok yoğun şekilde yargı reformu üzerinde çalıştıklarını dile getirdi. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: Günübirlik, palyatif, geçici bir çalışma içinde değiliz. Adaletin hızlı ve güvenilir şekilde tecelli etmesi için, milletin, ülkenin, zamanın gerekleri doğrultusunda adım adım bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz.

Vatandaş, artık basit suçlar için hakim önüne çıkmak zorunda kalmayacak. Molotofkokteyli kullananlar, patlayıcı madde kullanma suçundan cezalandırılacak. Artık hiç kimse, ömür boyu sabıkalı sayılmayacak. Hem molotofkokteylini at, yavrularımızı öldür, bütün ticarethanelerin cam çerçevelerini indir, sonra elini kolunu sallayarak git. Molotof atanlar artık cezasını alacak. Tutuklamanın alternatifi olarak, adli kontrol tedbirinin kapsamını genişletiyoruz. Tutuklama kararının verilmesini zorlaştırıyoruz. Kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülü olup olmadığı artık güçlü şekilde gerekçeli olacak. Yolsuzlukla mücadeleyi daha da etkinleştiriyoruz. Özel yetkili mahkemelerde savunma hakkının kullanımını genişletiyoruz.

“ÇEK BORCUNDAN DOLAYI KİMSE CEZAEVİNE GİRMEYECEK”

Artık çek borcundan dolayı kimse cezaevine girmeyecek. Cezaevine girmeyecek ama 10 yıl süreyle hiçbir yerden çek karnesi alamayacak.

“LÜZUMLU EŞYALAR HACZEDİLEMEYECEK”

Artık öyle doğrudan icra takibi olmayacak. İcra dairelerinde para ile temas kesilecek. vatandaşın evinde kullandığı lüzumlu eşyalar haczedilmeyecek. Yargının iş yükünü azaltacak, işlemleri hızlandıracak, vatandaşı adliye koridorlarında hayatından bezdirmeyecek yeni uygulamalar getiriyoruz.”

“HAKKINDA DAVA AÇILMIŞ GAZETECİLERİN DAVASI İŞLEMDEN KALKACAK”

İfade ve yayın özgürlüğünün önündeki mevcut engelleri de kaldıracaklarını belirten Başbakan Erdoğan, yayın durdurma cezasını kaldırılacağını ve daha önceden verilmiş tüm toplatma kararlarını hükümsüz hale getirileceğini belirtti. Adli para cezasının ya da üst sınırı 5 yıldan fazla olmayan hapis cezası gerektiren bir suçtan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi uygulamasının getirileceğini anlatan Erdoğan, bu sayede, şu anda hakkında dava açılmış olan onlarca gazetecinin davasının da işlemden kalkmış olacağını belirtti.

(MV) FOTOĞRAFLI – Ankara

Posted in Genel. 16 Comments »

16 Responses to “Başbakan Erdoğan “Çek borcundan dolayı kimse cezaevine girmeyecek”…”

  1. kıymet Says:

    sayın hocam ..ne zaman bu icra haciz yasası yürürlüğe girecek acaba?

  2. kıymet Says:

    sayın ofluoğlu,öncelikle size çok çok teşekkür etmek isterim,mağdurlara çok yardımcı oluyorsunuz,.. benim eşim de mağdurlar listesine girdi girecek..önümüzdeki haftalarda icra haciz ne varsa bekliyoruz evimize,eşimin işyerinede….
    vatana millete hizmet edeceğim diye girdi eğitim işine…kartlar bir yığın oldu ödenemiyorlar..borçlar birikiyor..
    bu yni 3.yargı paketi ne zaman yürürlüğe girecek acaba hocam ??çoluk cocuğumuz travma yaşamasın,ev eşyalarımız gitmesin ,işyeri araç gereçlerimiz gitmesin ki,çalışıp ödeyebilelim borçlarımızı..bir an önce yürürlüğe girse diye dua ediyorum …allah herkesin yardımcısı olsun..allah SİZDEN,hükümetimizden,sayın başbakanımızdan,sayın adalet bakanımızdan razı olsun !!!!saygılarımla kıymet

  3. acil demokrasi Says:

    Çek Yasasında “alacaklı cephesi” ve doğrular, yanlışlar.

    Çek yasasına karşı mücadelenin sonuna yaklaştık.
    “Alacaklılar cephesi” yasanın çıkmasını engellemek için sesini yükseltmeye çalışıyor.
    Bazı Barolar, Esnaf Odaları, basın kuruluşları, Faktoring şirketleri ve hatta bazı Milletvekilleri alacaklılar adına “kaygılı !!!” olduklarını açıklıyorlar.
    Kaygılı olanların “alacaklı cephesinde” yer aldıklarına ilişkin inançları tam olabilir.
    Bence “alacaklı cephesinde” olduklarına ilişkin düşüncelerinde yanılıyorlar.
    Tespitleri hatalı, kaygıları yersiz.

    Çek yasasınından kaynaklı borçlarda tek bir alacaklı vardır: Adli Para Cezasını tahsil edecek olan Maliye Bakanlığı.
    Çünkü Adli Para Cezası Mahkemeler tarafından -karşılıksız çek miktarı kadar- belirlenir ve Maliye veznesine yatırılması ile birlikte -veya ödenemezse günlüğü 100 tl den hapsedilerek- son bulur.
    Kendilerini “alacaklı cephesinde” sanıp gereksiz yere “kaygı” duyanların çekte Adli Para Cezasının kalkması nedeniyle boşuna üzülmemelerini öneriyorum.
    Kaygıları yersiz.

    “Alacaklı cephesi” gereksiz yere kaygılanırken “borçlu cephesi” de benzer kaygıları taşır.
    Adli Para Cezasının alacaklısını, borçlu olduğu kişi zanneder. Yemin Billah ederek, ceza kalkarsa borcunu ödeyeceğine alacaklısını ikna etmeye çalışır.
    Borçlunun yakarışları Maliye Bakanlığı veznesinin ilgi alanı dışındadır.
    Yakarışlar yersizdir.

    Yersiz olmayan tek gerçek vardır, ödenmeyen Adli Para Cezası –günlüğü 100 tl den- hapis cezasına döner.
    Diğer bir gerçek AİHS 4 “Hiç kimse, yalnızca akdi ilişkiden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.”
    Daha da önemlisi “Kişinin islendiği tarihte suç oluşturmayan bir eylemi nedeniyle mahkum olması başka bir ifadeyle geçmişe etkili olarak ihdas edilen ve ceza içeren bir normun uygulanması da, 7.maddenin ihlali anlamına gelir. “Ceza kanunlarının geçmişe yürümezliği” olarak adlandırılan bu kural, yalnızca maddi ceza kanunları
    bakımından geçerlidir.”
    Yani 3167 sayılı çek kanunundan dolayı hala cezaevinde olan insanların durumu -3167 sayılı yasanın 30/12/2008 tarihi itibarı ile yok hükmünde olması ve yasasız mahkumiyetlerin devam etmesi- AHİS 7 ye açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

    “Alacaklı cephesi” tüm bunlar beni ilgilendirmez, ben alacağımı bilirim diyebilir.
    Yukarıda açıkladık burada konunun ilgilisi Maliye veznesidir, konu zaten “alacaklı cephesini” ilgilendirmiyor.
    Kısaca konu Maliye veznesi ile AHİM arasındadır. Yeni yasa gerekçesinde, yargının hızlanması ve dolayısı ile AHİM vurgusu yapılması tesadüf değildir.
    Lütfen kimse kendini Maliye veznesi yerine koymasın.
    Maliye veznesi kimden ne alacağını, kime ne vereceğini bilir.
    Geri kalanı yersizdir.

  4. mehmet Says:

    Seam arkadaslar,allah sn r.ofluogundan razi olsun,cok yardimci oldu magdurlara,sn basbakan bu meseleye insani vicdani islami yaklasmis,bravo sn erdogan,sukran borcluyuz sn basbakan

  5. ferhat Says:

    SAYIN HOCAM,
    bilmem dikkat ettinizmi bakanın ve başbabakanın son açıklamasında üst sınırı 5 yıl olan suçlarda bu 3 üncü yargı paketi ile birlikte erteleme gelecek yani şu anda hapiste olan gazeteciler bile serbest kalacak yani taahhütte cezanın üst sınırı 3 ay.
    hocam sizden bu konuda yorum alabilirmiyiz
    saygılar, ferhat yıldırım

  6. serdar taşkın Says:

    SAYNİ OFLU OĞLU ABİ YASADAN ÖNCE CEK KESİPDE İFLAZ EDİP ÖDEYEMENLER NE OLCAK HAPIS CIKCAKMI BU YASA BUNDAN SONRAKİLEREMİ YARIYOR YOKSA ÖNCEDEN CEZA EVLERİNDE YATAN LARADA MI YARARLANIYORMU SLM LAR İŞLERİNDE BAŞARILAR

  7. Levent Says:

    rahmi hocam ıyı aksamlar … Bugun gazetesinde AKP li bazı milletvekillerinin yasaya karşı cıktıgı haberi var. Hos bir milletvekilinin gerekcesi cok komik olsa da (birden fazla çeki olanlar dolandırıcılıktan yargılansın gibi bir sey demis) ; bu durum sureci kotu etkilermi. Tasarı Basbakan tarafından verilmiş, Komisyondan onay cıkmıs, su anda Gundemde fakat degısıklıge ugrar mı ? Boyle bır ihtimal var mı ?

  8. mehmet ali ayaz Says:

    25 yıllık inşaat mühendisiyim.16 yıldır müteahhitlik yapıyorum.4734 sayılı İhale kanununu çıkardılar. Anahtar götürü iş dediler.Ciro dediler,Bilanço dediler,tünel kalıp dediler,anahtar teknik personelin sende en az bir yıldır çalıştığına dair ssk prim cetveli dediler.Aksi takdirde ihaleye giremezsin dediler. Önce bu şartlara haiz olmamız için kar düşünmeden iş almak zorunda kaldık.Bizde çalışmadıkları halde 5-10 tane teknik personele hem maaş ve hem de prim ödedik.Millet %50 kırımla iş aldı.Devlet birim fiyatlarındaki kar oranlarını düşürdü.İki yıl ihalelere girmedik, çünkü o oranda kırımlarla rekabet edemiyorduk.Bir iki ihale bizde kaldı.Kırımlar %20 nin altında olduğu için kırımı azdır diye valiler imzalamadı.Biraz daha kırın,ille de zarar edin mantığı hakim oldu. Çok kötü kırım yaptığımız kırımların ihalelerini onayladılar. İyi yaptığımız kırımlarda ise rakiplerimiz araya çavuş ahbap koyarak bizleri ya elediler ya da ihaleyi iptal ettiler. Projede olmayan işler istediler bizden. Projeler ile mahal listeleri ve teknik şartnameler birbirine uymadı.En külfetlisi ne ise onu uygulattılar bize.Yağcı müteahhitler idareyle arayı iyi tutmak için ceplerinden fazla iş yaptılar.Biz yapmayınca kötü çocuk oluyorduk.Bu sebeple bizler de cebimizden çok şeyler yapmak zorunda kaldık.İmalatlarla ilgili bazı ihtilaflı durumlar oldu.Devlet fiyat farklarımızın üstüne yattı.%100 haklı olduğumuz durumlarda mahkemeler devletin lehine karar verdi.Bize her zaman hırsız gözüyle bakıldı. Lanet olsun o okumama,o mühendisliğime. İhaleye girdik demir 700 TL,işe başladık demir 2000TL’ye çıktı.Ton başına 1300TL fazla ödedik.Devlet ton başına çok zaman sonra 300TL verdi.Hazır betona resmi fiyat 100TL verdiler.Piyasada betonu 90TL’ye aldık.Beton santralleri her mikserden 1m3 beton çaldı.Beton yine bize 100TL’ye mal oldu.İşi kırımla yaptığımızdan dolayı devletten 60-70TL aldık.İkinci işte arayı kapatırız dedik giderek borç batağına saplandık.Her yıl kendi bölgemizde vergi rekortmenleri ilan edildik. Zekatı olmadığımız başka işlerle meşgul şirketler vergi hususunda çok çok altımızda kaldı.İstihdam yarattık.Yüzlerce insanı emekli ettik.Her yıl yüzlerce kişinin ssk primlerini ödedik. Yaptığımız işlerde hırsızlık, dolandırıcılık yapmadığımız için zarar ettik. İşlerimiz parmakla gösterildi. Devlet işini birinci sınıf ve ucuz fiyatla yaptırdı.Vatandaş hizmete kavuştu.Her iki kesim memnun.Ama Allah kabul etmesin çoluk çocuğumuzun boynu bükük kaldı,zarar ettik.Ortada kaldık.Çekimiz yazıldı. Cezaevlerine girdik.Maddi manevi büyük bedeller verdik.Neyimiz var neyimiz yok sattık karşılayamadık. Bunu devlet de çok iyi biliyor.Her kimin hangi işte ne kadar zarar ettiğini ve edeceğini çok iyi biliyor. Ödüllendirilmemiz gerekirken cezalandırıldık.Bankalar,yazılı çeklerimizden dolayı yüzümüze bakamaz oldu. Teminatlarımız bozuldu.Çok zaman sonra ssk primini az göstermişsin diye primden borç çıkardılar. Banka yoluyla havale göndermemişsin diye ceza yazdılar.Donumuza kadar vergi hesapladılar.Ortada kaldık.İş alamaz olduk.Borcumuz için, çocuklarımızın nafakası için iş almamız lazımdı.Başka meslek bilmezdik, becermezdik.Borçlarımızı ödeyelim diye yine ihale dedik,çatlak daha da genişledi.İhaleler kor ateş haline geldi.Elimiz yandı. Avukatların korkusundan kimimiz yurt dışına kaçmak zorunda kaldık. Evlerimizdeki çocuklarımızın oyuncakları avukatlarca haczedildi.Yuvalarımız dağıldı.Yıllardır çoluk çocuğumuzun yüzüne (msn hariç) hasret kaldık.Polis her gördüğü yerde ensemizden tutup bizi oto teyp hırsızlığı yapanlarla beraber kelepçeleyip mahkemelere çıkardı.Cezaevlerinde eroin satan,oto hırsızlığı yapan bir sürü arkadaşımız oldu.Lanet olsun bizim koskocaman mühendisliğimize. Allah kahretsin bizim işadamlığımızı.Onurumuz beş para oldu.Çocuklarımıza acıdığımızdan ve inancımızdan dolayı intiharı düşünmedik.Arkamızda işi bizimle paylaşan belediye başkanları ve ita amirleri olmadığı için başarısız iş adamı olduk.İhalelere fesat karıştıranların,deveyi hamuduyla götürenlerin oyuncağı ve çerezi olduk. Çoluk çocuğumuzun gözünde beş paralık değerimiz kalmadı. Çocuklarımız utançlarından bize aidiyetlerini ifade edemez oldular.Çoluk çocuk avukatların yüzünden, borçlularımızla göz göze geliriz korkusuyla kalabalık yerlere gidemez olduk.Her otele gidişimizde gece yarıları polis tarafından alındık.Örneğin herhangi bir firmadan 300.000TL alışveriş yaptık.Çek verdik. 200.000-250.000TL ödedik gerisini ödeyemedik.Dolandırıcı olsaydık hiç ödemezdik.Şimdi söyleyin bakalım ey yorumcular ve ey devlet büyükleri.Suçluyu siz tahlil edin ve cezayı siz takdir edin.İşin özü bu.Sistem tarafından mı mağdur edildik yoksa dolandırıcılık mı yaptık.Konya mv.Hüseyin Üzülmeze soruyorum.Kırıkkale ve Karaman mv.leri Ramazan Can ve Mevlüt Akgüne soruyorum.Allah çoluk çocuğumuzun ahını sizden sorsun.Dikkat edin itirazlar hep avukat kesiminden geliyor!Acaba neden? Koyun can derdinde kasap Hüseyin Üzülmez et derdinde.Bence devlet,2003’ten bu yana Bina işlerinde %25 in üstünde kırımla iş yapmış olanların kırımlarını %25 olarak hesaplayıp gerisini bize ödemeli.Altyapıda %35in altında.Ne bileyim böyle bir oran belirlemeli ve borçlu borcunu ödemeli veya kredi bazında vermeli.Kısacası önünü açmalı veya özgürlüğünü vermeli.Son söz.Kim kime beddua okursa demesin Allah senin ocağını batırsın veya evladını öldürsün.Desin ki Allah seni Müteahhit yapsın.

  9. trt Says:

    Sayın ofluoğlu, basın giderek üstümüze geliyor ve AKP içinde de muhalifler seslerini yükseltiyor.. Bu gidişatın sonu ne olur sizce..Endişe etmeli miyiz? Bu son durumu siz avukat gözüyle nasıl yorumluyorsunuz..

    teşekkürler…


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: