KOSİAD DAYANIŞMA ve BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

KOSİAD DAYANIŞMA ve BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

TOPLANTI GÜNDEMİNİ VE TOPLANTI BROŞÜRÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

Posted in Genel. 11 Comments »

11 Responses to “KOSİAD DAYANIŞMA ve BİLGİLENDİRME TOPLANTISI”

  1. acil demokrasi Says:

    Yeni Türk Ticaret Kanunu: Cezalara kaldığı yerden devam.

    Kosiad toplantısı Yeşim hanımım açış konuşması ile saat 16.00 da başladı
    Kosiad Ankara Başkanı Yurdanur hanım toplantıya katılanları selamlayan bir konuşma yaptı.
    İlk konu yeni TTK ve yapılacak değişikliklerdi.
    Sayın Mehmet Suda TTK ile ilgili sunum yaptı ve getirilen değişiklikleri anlattı
    Temmuz 2012 de bir kısmı yürürlüğe girecek yasada birçok ceza hükmü yer alıyor.
    Bazı arkadaşlar çek mağdurluğu ile TTK nın ne ilgisi var diye düşünebilir.
    Yine ayni arkadaşlar bir daha elimi çeke sürmem diyebilir ancak diğer taraftan da borcunu ödeyeceği iddiasında olabilir. Dışarıdan bakan biri ise ticaret yapmadan borçlarınızı nasıl ödersiniz diye sorduğunda “çalışıp alacağım aylıkla borçlarımı öderim” türünden bir cevap karşıyı ne kadar ikna eder veya dolandırıcılığa devam ediyor diye mi yorumlanır, bilmiyorum.
    Sonuç olarak içimizden bazıları ticarete devam edecektir ve devam edecekler açısından TTK daki uygulamalar çok önemlidir.

    TTK ile ilgili sunumdan sonraki bölüm de sayın Rahmi Ofluoğlu çek yasasındaki son gelişmeler ve çek yasasının ne zaman çıkacağına ilişkin değerlendirmelerini anlattı.
    Bu bölümde katılımcıların sorularıyla tartışmaya katılmaları ile oldukça canlı bir biçimde geçti. Genel kanı bir yasa çalışmasının olduğu ancak bir tarih verilemeyeceği şeklindeydi.

    AHİM başvurularıyla ilgili bölümde AHİM başvurularına devam edilmesi gerektiği anlatıldı.
    Yerel mahkemelere yasasız hükümden dolayı (3167) davanın düşürülmesi için dilekçelerin verilmesi ve mahkemelerce verilecek red kararlarının AHİM başvurularında kanıt olarak kullanılacağı anlatıldı.
    Başvurularda KOSİAD ın yardımcı olacağı ancak asıl olanın “bireysel başvuru “ olduğu ve hızla başvuruların yapılması gerektiği anlatıldı.
    Tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz.

  2. ferhat demir Says:

    sayın av ofluoğlu, çalışmalarınızdan çok memnunuz kosiad olmasaydı bu günlere gelemezdik ,iyki varsınız,, düşmanlar çatlasıınnnnn, onlara acıyoruz, kosiad bizim herşeyimizdir.

  3. GERCEKCI Says:

    İstanbul’da yarın yapılacak toplantıyı düzenleyen arkadaşlar, sağolsunlar, katılamayacak arkadaşların da görüşlerini belirtmeleri istemişler. Ben de “ÇEK MAĞDURİYETİ – DURUM NEDİR, NE YAPABİLİRİZ” konusundaki görüşlerimi aşağıda belirtmek istiyorum :

    1. Bizler suçlu değiliz, sadece borçluyuz.
    2. Karşılıksız çek vermek, ekonomik bir suç değildir.
    3. Ekonomik suç, çok adi bir suçtur – nelerin ekonomik suç olduğunu anlattım.
    4. Ekonomik suçun cezası dünyanın her yerinde hapisliktir. Ya da hapislik+para cezasıdır.

    5. Vadeli/vadesiz çekini ödemeyenler, kötü niyetliler, dolandırıcılar için gereken ceza ve yaptırım TÜRK CEZA KANUNU’nda fazlasıyla vardır; başka bir kanuna gerek yoktur.
    6. Vadesiz verdiği çekini ödeyemeyenler için gereken ceza ve yaptırımlar İCRA VE İFLAS KANUNU’nda fazlasıyla vardır; başka bir kanuna gerek yoktur.
    7. Adaletsiz, hukuksuz, mevcut mevzuatımızla uygunsuz 5941 SAYILI KANUN olmaması gereken bir kanundur ve esasen Türk Ceza Kanunu ve İcra ve İflas Kanunumuz varken böyle bir kanuna gerek te yoktur.

    8. Şu andaki Hükümet 8-9 yıldır iktidardadır ve derdimizi çok iyi bilmektedir.
    9. TBMM’nin eski milletvekilleri ve şimdiki milletvekillerinin çok büyük bir kısmı da derdimizi çok iyi bilmektedirler.
    10. Adalet Bakanlığı bürokratları, Yargıtay üyeleri, HSYK üyeleri, diğer yargı kuruluşlarının üyeleri, hakimler – bunların çok büyük bir kısmı derdimizi çok iyi bilmektedirler, hukuksuzluğun da çok iyi farkındadırlar.
    11. Konuyu doğru dürüst bilmeyenler sadece basın-yayın mensuplarıdır ki zaten onların doğru dürüst bildikleri hiç bir konu yoktur. Alacaklıların da önemli bir kısmı gerçek durumun, avukatları kendilerini doğru bilgilendirmedikleri için, farkında değillerdir.

    12. Hükümet bu hukuksuzluğu bile bile devam ettirmektedir.
    13. Hükümet vatandaşlarının hapishanelerde hukuksuz bir biçimde süründürülmesine, ailelerin dağılmasına, bazı ocakların sönmesine hem sebep olmakta, hem de seyirci kalmaktadır.
    14. Bu durumu düzeltebilmek için her türlü imkan ellerindeyken, TBMM’nde neredeyse Anayasa’yı bile değiştirecek kadar çoğunluğa sahipken zulmü devam ettirmektedir.
    15. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı, AKP milletvekili Bay Ahmet İyimaya defalarca hukuksuzluğu dile getirmiştir. Hatta, en son olarak geçen hafta, bizzat açıklama yaparak “Çeke hapis ceza verilmeye devam edilmesi tipik bir Anayasa ihlalidir” diye açıklama yaparak adeta biz çek mağdurlarıyla dalga geçen Hükümetin sözcülüğünü yapmıştır.

    16. Anayasa İhlali ! Bunu biz, çek mağdurları mı yapıyoruz ? Hayır !
    17. Anayasa İhlali’ni bizzat 8-9 yıldır TBMM’nde mutlak çoğunluğu olan AKP milletvekilleri ve bizzat 8-9 yıldır tek başına iktidar olan AKP Hükümeti (en azından son 2 yıldır) yapmaktadır.
    18. Bunu bilmektedirler ve alenen itiraf etmektedirler.
    19. Bu durum vatandaşlara zulmetmek değil midir ?
    20. Bunu yapanlar zalim değil midirler ?

    21. Zalimlere yalvarılmaz, zira dinlemezler. Dinleyecek olsalar zaten en başta zulmetmeye başlamazlardı.
    22. Zalimlere atacağımız tweet’ler, çekeceğimiz faks mesajları, yollayacağımız e-postalar, (çok azımızın korka korka, çekine çekine) edeceği telefonlar, ya da göndereceğimiz mektuplar fayda etmez ! Aldırış etmezler !
    23. Bu zalimler ricalarımıza, yalvarmalarımıza, yakarmalarımıza aldırış etselerdi, en azından şu geçtiğimiz 2 yıl içinde etmediler.

    24. Peki bu zalimler nasıl olur da derdimizi çözmeye kalkarlar ?
    25. Hapishaneler dolduğu için mi ? Hayır ! Yenilerini inşa ederler.
    26. Mahkemeler tıkandığı için mi ? Hayır ! Yenilerini açarlar. Hatta bir de uzlaşma kurumu ihdas ediverirler.
    27. Yargıtay durduğu için mi ? Hayır ! Yeni Ceza Daireleri açarlar.
    28. Bu zalimleri şu anda çekindiği tek kurum vardır : A.İ.H.M.

    29. Hükümet, AİHM’nden çekiniyor.
    30. Geçenlerde Türkiye’de yapılan AİHM görüşmelerinde bunu açıkladılar.
    31. Adalet Bakanı, AB Bakanı apaçık “AİHM’ne dosyamız gitmesin” diyorlar.
    32. Türkiye’nin zaten AİHM’nde 17,000 dosyası var; bu sayı artmasın istiyorlar.
    33. Türkiye’nin başı ağrımasın istiyorlar.
    34. Türkiye milyarlarca Euro tazminata mahkum kalmasını istemiyorlar !

    35. Hal bu iken, elimizdeki tek yasal silah AİHM müracaatlarıdır.
    36. Her bir dosya için, her bir şirket ortağı için ayrı ayrı müracaatta bulunmalıyız.
    37. Bu müracaatları mümkünse topluca yapmalıyız.
    38. Toplu müracaat mümkün değilse, kısa bir zaman dilimi içinde çok sayıda müracaatta bulunmalıyız.
    39. AİHM müracaat sayımız binlerce, onbinlerce dosyaya ulaşmalı.
    40. Bu müracaatları artırarak yapacağımızı da Hükümete deklare etmeliyiz.
    41. Binlerce müracaat yapılacağını görmeliler.
    42. Bu sayede derdimizi çözmeye mecbur kalırlar.
    43. Bu sayede derdimizi çözerler.
    44. Zira DİNSİZİN HAKKINDAN ANCAK İMANSIZ GELİR.
    45. MAZLUMLAR AYAĞA KALKMADIKÇA, ZALİMLER DİZ ÇÖKMEZ.

    Saygılarımla,

    • GERCEKCI Says:

      EKONOMİK (MALİ) SUÇ NEDİR, NE DEĞİLDİR ?
      ——————————————————————

      Genel literatürde, mali suç tanımına girenler dünyanın her yerinde aynı. Bunlardan bazılarını sıralayayım:

      – Rüşvet Alma – Rüşvet Verme
      – Muhasebe Yolsuzluğu
      – Şirket Varlıklarına Yönelik Fiiller (Hırsızlık, Zimmete Geçirme)
      – Tefecilik
      – Gümrük Kaçakçılığı
      – Vergi Kaçakçılığı
      – Sahtecilik
      – Nitelikli Dolandırıcılık
      – Hileli İflas
      – Sigorta Dolandırıcılığı
      – Hisse Dolandırıcılığı (Menkul Kıymetler Borsasında)
      – Insider Trading (Menkul Kıymetler Borsasında)
      – Hisse Senet Fiyatlarının Manipülasyonu (Menkul Kıymetler Borsasında)
      – Kalpazanlık
      – Sahte Bandrol Basmak
      – Kaçakçılık
      – Bahis oynatmak
      – Kumar oynatmak
      – Kara para aklama

      Bu suçlar, mali suçların bazıları.
      Görüleceği üzere bu suçların bir kısmı “yüzkızartıcı” suçlar.
      “Ekonomik (mali) suça ekonomik(mali) ceza verelim” gibi bir uygulama mümkün değil.
      Kaçakçılık yapana, sahte para basan kalpazana para cezası verildiği nerede, ne zaman görülmüş ?
      Bu suçlara verilen ceza dünyanın istisnasız her yerinde HAPİSLİK ya da HAPİSLİK+PARA CEZASIdır.

  4. GERCEKCI Says:

    Adalet Bakanı’nın böyle bir yanılgıya düşmesi mümkün mü ?

    Bence değil.

    Göz göre göre insanları aldatıyorlar,
    kamuoyuna yanlış bilgi veriyorlar,
    kamuoyu olsun AİHM olsun hemen her yeri yanış bilgilerle kandırıyorlar.

    Utanç verici bir durumdur.

    Bu zalimlerden kurtulmak ta maalesef pek mümkün görünmüyor.

    Elimizdeki tek gerçek yasal silahımız;
    kaldırıp atabileceğimiz,
    ya da atmakla göz korkutabileceğimiz tek bir gerçek taşımız var:
    AİHM MÜRACAATLARI.

    BU ZALİMLERİN HAKKINDAN ANCAK AİHM GELİR.

    Bir atasözünü ve bir sloganı tekrarlamak istiyorum:

    – DİNSİZİN HAKKINDAN İMANSIZ GELİR.

    – MAZLUMLAR AYAĞA KALKMADIKÇA, ZALİMLER DİZ ÇÖKMEZ.

  5. acil demokrasi Says:

    Adalet Bakanı açıkladı: “borca hapis” tarihe karışıyor.

    Borcundan dolayı “tazyik hapsi” yatanlar cezaevinde değil (mi)

    Adalet Bakanımız çekten dolayı cezaevlerinde 70-80 kişi olduğunu açıkladı
    Yeni çek yasası ile ilgili taslakta da benzer bilgiler var.
    İyi niyetlilerimiz bu açıklamaları basit bir hata olarak yorumlama eğiliminde
    Kamu oyu elbette ki resmi açıklamaları dikkate alıyor ve bizlerin feryatlarını “boş tenekenin gürültüsü” olarak algılıyor.”70-80 kişilik, 8-10 bin kişi görünmeye çalışan dolandırıcılar” imajı yayılmaya çalışılıyor. Yapılmaya çalışılan dezenformasyon’dur.
    Bilgi kirliliği bir anda ortaya çıkmadı, temelleri adli para cezası ile hapisliğin gizlenmesi ve cezaevleri kayıt defterlerinin yeniden düzenlenmesine kadar gidiyor.

    CEZA İNFAZ KURUMLARINDA KULLANILACAK DEFTER VE BELGELER
    İLE BUNLARIN DÜZENLENMESİNE DAİR YÖNERGE

    (Bu Yönerge 07.07.2006 tarihli Bakan Olur’u ile yürürlüğe girmiştir)
    Genel idare ve infaz işleriyle ilgili defterler
    MADDE 7- (1) Genel idare ve infaz işleriyle ilgili olarak aşağıda belirtilen defterler düzenlenir.
    a) Hükümlü ve tutuklulara ait kayıtların yapıldığı defterler:
    1 – Hükümlü kayıt defteri.
    2 – Tutuklu kayıt defteri.
    3 – Hükümlü salıverilme defteri.
    4 – Hükümlü izin defteri.
    5 – Sayım defteri.
    6 – Hükümlü ve tutuklulara ait iaşe bedeli takip defteri.
    7 – Hükümlü ve tutukluların emanete alınan kişisel paralara ait kasa defteri.
    8 – Emanet para ve kıymetli eşya kayıt defteri.
    9 – Hükümlü ve tutuklu öğrenci kütük defteri.
    10- Hediye kayıt defteri.
    11- Psiko – sosyal yardım servisi görüşme kayıt defteri.
    12- Kurum dışında çalıştırılan veya kurum dışında eğitim gören hükümlü takip defteri.
    13- Hükümlü ve tutuklu telefon görüşme defteri.
    14- Salıverilen tutuklu adres ve telefon defteri.
    15- Mahkemece verilen disiplin hapsi defteri.
    16- Mahkemece verilen tazyik hapsi kararı defteri.

    Hükümlü kayıt defteri
    MADDE 10- (1) Ceza infaz kurumlarında barındırılacak hükümlülerin veya bu kurumlarda kalmaktayken hükümlü konumuna geçen tutukluların kaydedildiği, sağ ve sol sayfalardan oluşan, her sayfaya birden fazla hükümlünün yazıldığı, her yıl için yeniden hazırlanan ve infaz işlerinden sorumlu cezaevi katibi tarafından düzenlenen Örnek A- 1 Numaralı defterdir.
    Tutuklu kayıt defteri
    MADDE 11- (1) Ceza infaz kurumlarında barındırılacak tutukluların veya bu kurumlarda kalmaktayken salıverilmelerine karar verilen hükümlü veya tutuklulardan, başka bir suçtan dolayı tutukluluk hallerinin devam etmesi gerekenlerin kaydedildiği, sağ ve sol sayfalardan oluşan, her sayfaya birden fazla tutuklunun yazıldığı, her yıl yeniden hazırlanan ve infaz işlerinden sorumlu cezaevi katibi tarafından düzenlenen Örnek A- 2 Numaralı defterdir
    Mahkemece verilen tazyik hapsi kararı defteri
    MADDE 25- (1) Mahkemece verilen tazyik hapsi kararları nedeniyle ceza infaz kurumlarına gelen hükümlülerin kaydedildiği, birbirini takip eden tek sayfalardan oluşan ve yıllık olarak hazırlanan, infaz işlerinden sorumlu cezaevi katibi tarafından düzenlenen Örnek A-16 Numaralı defterdir.
    (2) Bu defterde, sıra numarası, sicil numarası, hükümlünün adı soyadı, ana ve baba adı, doğum yeri ve tarihi, T.C. kimlik numarası, nüfusa kayıtlı olduğu yer ve ikametgah adresi, cezayı veren mahkeme ve karar tarih numarası, suçun nevi ve süresi, infazın başlayış ve bitiş tarihleri, hükümlünün fotoğrafının yapıştırılacağı bölüm ve açıklamalar yer alır.

    Sayın Adalet Bakanımız çek yasasından dolayı cezaevlerinde 70-80 kişi olduğunu söylüyor, doğrudur

    ÇEK KANUNU No. 5941 Kabul Tarihi: 14/12/2009

    Diğer ceza hükümleri
    MADDE 7- (1) Tacirin ticarî işletmesiyle ilgili iş ve işlemlerinde, tacir olmayan kişinin çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve düzenleten kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (4) Kısmen veya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak, talebe rağmen, karşılıksızdır işlemi yapmayan banka görevlisi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (5) Karşılığı tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilen çekin karşılığının hesapta mevcut olmasına rağmen, hamile ödemede bulunmayan ya da bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarı hamile ödemeyen banka görevlisi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, buna rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    Bu maddelerde adli para cezasına değil doğrudan hapis cezasına hükmedilir
    Çek kanununda yer alan ve doğrudan hapis cezasına hükmeden maddelerden ceza alanlar cezaevlerinde hükümlü defterine işlenir. Söz konusu 70-80 kişi doğrudan hapis cezası almış olanlardır. 3167 sayılı yasadaki gibi -çaycı affı- kapsamında olanlardır.
    Adalet Bakanının 70-80 kişi açıklaması yaparken yanıldığını veya bürokratları tarafından yanıltıldığını sanmıyorum.
    Ergin, Dışişleri Bakanlığı Fatin Rüştü Zorlu Salonu’nda, 4. Büyükelçiler Konferansı’na katıldı.
    ”Bugün itibariyle cezaevlerinde bulunanların sadece yüzde 28.4′ü tutuklu, geriye kalanı ise hükümlüdür” dedi.
    Cezaevinde bulunanların tutukluluk sürelerine değinen Ergin, cezaevinde 36 bin 430 tutuklu bulunduğunu söyledi.
    Doğrudur, tutuklu ve hükümlü defterlerine kayıtlı sayısı 130 000 civarındadır ancak küçük bir eksik var “tazyik hapsi” defterine kayıtlı hükümlüler bu sayının dışındadır.
    “tazyik hapsi” nedeniyle hükümlü olanlar adli para cezası ve taahhüdü ihlalden dolayı cezaevinde olanlardır ve bu sayının 20 000 civarında olduğunu tahmin ediyoruz.
    Ülkemizin Adalet Bakanının böyle bir ”yanılgı”ya düşmüş olması iç hukuka olan güvenimizi sarsıyor.
    Ve çağrıda bulunuyoruz
    “tazyik hapsi” kayıtları açıklansın
    Ve diyoruz ki
    İç hukuk yollarına olan güvenimizi yitirdik
    AHİM e gidiyoruz
    Uluslar arası hukukta hakkımızı arayacağız

  6. mehmet Says:

    eğer ki bu toplantıda kabul görürse içerdekiler özgürlüğüne kavusur alacaklı alacağına kavusur içerde yatmayla kimse kimseye borç ödemez ödemeyemez saygılar

  7. mehmet Says:

    madem bu toplantı olacak ve karşılıksız çek cezası suç olmaktan cıkarılacak yani hapis cezası kaldırılıp para cezası verilecek neden gündemde böle birsey yok diyosunuz bu yıl yetişmez diyosunuz

  8. acil demokrasi Says:

    5941 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 20/12/2009 tarihinden önce açılan tüm karşıllıksız çek davalarında; davası süren, yargıtayda olan, kesinleşmiş olan tüm arkadaşlar, ceza aldıkları mahkemelere 3167 sayılı yasann yok hükmünde olduğu gerekçesi ile davanın düşürülmesi talepli dilekçelerini vermelidirler.
    Mahkemelerin verecekleri cevaplar AİHM başvurularında kanıt olarak kullanılacaktır.
    AİHM başvurusu yapacak tüm arkadaşlara duyurulur
    KOSİAD

    • acil demokrasi Says:

      şu anda çek yasasından mağdur olan insanların hemen hemen tümü 3167 sayılı yasadan veya bu yasanın yok hükmünde olduğu dönemden kaynaklı davalardan dolayı mağdurdur.
      3167 sayalı yasanın yok hükmünde olduğu dönemde bu gerekçeyle bazı asliye ceza mahkemeleri beraat kararları vermiş, Sayın Ahmet İyimaya, prof dr Adem Sözüer 3167 sayılı yasanın yok hükmünde olmasından dolayı 70 000 dosyanın düşeceğini beyan etmişlerdir.
      uygulamada iktidar tarafından yargıya yapılan müdahale ile 3167 den dolayı yargılamalar devam etmiş ve bu gün yaşanılan mağduriyetlere kaynak teşkil etmiştir.
      bizim açımızdan AİHM başvurularının doğru gerekçelendirilmesi büyük önem taşımaktadır

      AİHS Madde 7
      Cezaların yasallığı

      1. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemez. Yine hiç kimseye, suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
      2. Bu madde, işlendiği zaman uygar uluslar tarafından tanınan genel hukuk ilkelerine göre suç sayılan bir fiil veya ihmal ile suçlanan bir kimsenin yargılanmasına ve cezalandırılmasına engel değildir.

      3167 sayılı yasa 20/12/2009 tarihine kadar yok hükmündedir. bu tarihte 5941 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile “cezanın yasallığı” yeniden sağlanmıştır.
      iddiamız ve AHİM in kesinlikle kabul edeceğini düşündüğümüz gerekçemiz “cezanın yasallığının” ihlal edilmiş olmasıdır.
      yok hükmündeki yasadan dolayı mahkemelerden isteyeceğimiz düşürme talepleri ek kararla red edilecektir ve itiraza tabi olacaktır. ağır cezalarda itirazları red edecektir.
      AHİM başvurularında iç hukuk yollarının tükenmesinden sonraki 6 ay içinde başvurulması gerektiği engelini bu şekilde aşmış olacağız ve davaların her aşamasındaki arkadaşlar başvuru yapma şansını elde etmiş olacaklar.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: