Meclis kıraathanesi

Posted in Genel. 7 Comments »

7 Responses to “Meclis kıraathanesi”

  1. nicki_fare Says:

    Rahmi hocam kusura bakmayın bu yorumu sileceğinizden kesinlikle eminim ancak merakımdan soruyorum…

    Onlar onu yapıyor bunlar bunu yapıyor doğrudur. Ancak siz :

    Bugüne kadar karşılıksız çek davalarından ne kadar vekalet ücreti aldınız.

    Kaç dosyaya bedava baktınız.

    • rahmiofluoglu Says:

      arti eksi yaparsaniz bayagi eksideyim. Taksim toplantilarini, cikarilan kitaplar ben finanse ettim. Eger eksilerime katki vereceksen size dokum verebilirim. Bazi magdurlarin temyiz paralrini da ben odedim. Mesala Basketci dernege 400 lira verdi 5 dosyasina baktik. Bu para fotokopi ve yol paralarini karsilamaz.

    • rahmiofluoglu Says:

      ayrica fazla merak iyi degildir. .ya meraktan, ya da. . .dan gidersin. .

  2. NUNSİN Says:

    Sabah Gazetesi “günün haberi” manşeti ile vermiş:
    http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/12/25/karsiliksiz-ceke-hapis-kalkiyor
    Adalet Bakanı bu günkü TRT 1 deki söyleşisinde “konu”ya değibecek mi bakalım.

  3. GERCEKCI Says:

    Sayın APC/Çek Mağduru Arkadaşım,

    DOĞRU SÖYLEYENİ DOKUZ KÖYDEN KOVARLAR demiş atalar.

    Bazıları bana “şerefsiz” diye hakaret ediyor, bunları daha da ileri götürüp en kötü küfürleri ediyorlar. Etsinler, kendi seviyelerini gösterir. Kem söz sahibine aittir.

    Bizzat bir çek mağduru olarak; gerek bu sitede, gerekse bloke edilmediğim, yazılarımın sansüre uğramadığı, fikirlerimi serbestçe açıklayabildiğim diğer sitelerde TC Hükümetlerinin bugüne kadar biz çek mağdurlarına, kendi vatandaşlarına, uyguladığı adaletsizliği, hukuksuzluğu, zulmü ve bundan nasıl kurtulabileceğimize dair şahsi düşüncelerimi anlatmaya çalışıyorum.

    Gerek bu sitede, gerekse diğer 38 sitenin hiçbirinde şahıslarla bir işim yoktur, hesabım yoktur, bana ağır hakaret eden bir kaç kişi haricinde kimseyle alıp veremediğim de yoktur. Sitelerde yazan, site sahibi veya yöneticisi olan, bu mücadelede gerçekten ve yalandan bulunan hiç bir kimseyle herhangi bir

    – tanışmışlığım yoktur,
    – görüşmüşlüğüm yoktur,
    – konuşmuşluğum yoktur,
    – ayni ortamda bulunmuşluğum yoktur;
    – ne isimlerini bilirim, ne de cisimlerini bilirim.

    Bunlardan sadece bir kaç tanesiyle e-posta ile haberleşmişliğim ve sadece 2 tanesiyle de telefonla haberleşmişliğim vardır, o kadar.

    BEN NE DİYORUM ? NE ANLATMAYA ÇALIŞIYORUM ?

    1. Bizler suçlu değiliz, sadece borçluyuz.
    2. Karşılıksız çek vermek, ekonomik bir suç değildir.
    3. Ekonomik suç, adi bir suçtur-nelerin ekonomik suç olduğunu anlattım.
    4. Ekonomik suçun cezası dünyanın her yerinde hapisliktir. Ya da hapislik+para cezasıdır.

    5. Vadeli/vadesiz çekini ödemeyenler, kötü niyetliler, dolandırıcılar için gereken ceza ve yaptırım TÜRK CEZA KANUNU’nda fazlasıyla vardır; başka bir kanuna gerek yoktur.
    6. Vadesiz verdiği çekini ödeyemeyenler için gereken ceza ve yaptırımlar İCRA VE İFLAS KANUNU’nda fazlasıyla vardır; başka bir kanuna gerek yoktur.
    7. Adaletsiz, hukuksuz, mevcut mevzuatımızla uygunsuz 5941 SAYILI KANUN olmaması gereken bir kanundur ve esasen Türk Ceza Kanunu ve İcra ve İflas Kanunumuz varken böyle bir kanuna gerek te yoktur.

    8. Şu andaki Hükümet 8-9 yıldır iktidardadır ve derdimizi çok iyi bilmektedir.
    9. TBMM’nin eski milletvekilleri ve şimdiki milletvekillerinin çok büyük bir kısmı da derdimizi çok iyi bilmektedirler.
    10. Adalet Bakanlığı bürokratları, Yargıtay üyeleri, HSYK üyeleri, diğer yargı kuruluşlarının üyeleri, hakimler – bunların çok büyük bir kısmı derdimizi çok iyi bilmektedirler, hukuksuzluğun da çok iyi farkındadırlar.
    11. Konuyu doğru dürüst bilmeyenler sadece basın-yayın mensuplarıdır ki zaten onların doğru dürüst bildikleri hiç bir konu yoktur. Alacaklıların da önemli bir kısmı gerçek durumun, avukatları kendilerini doğru bilgilendirmedikleri için, farkında değillerdir.

    12. Hükümet bu hukuksuzluğu bile bile devam ettirmektedir.
    13. Hükümet vatandaşlarının hapishanelerde hukuksuz bir biçimde süründürülmesine, ailelerin dağılmasına, bazı ocakların sönmesine hem sebep olmakta, hem de seyirci kalmaktadır.
    14. Bu durumu düzeltebilmek için her türlü imkan ellerindeyken, TBMM’nde neredeyse Anayasa’yı bile değiştirecek kadar çoğunluğa sahipken zulmü devam ettirmektedir.
    15. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı, AKP milletvekili Bay Ahmet İyimaya defalarca hukuksuzluğu dile getirmiştir. Hatta, en son olarak geçen hafta, bizzat açıklama yaparak “Çeke hapis ceza verilmeye devam edilmesi tipik bir Anayasa ihlalidir” diye açıklama yaparak adeta biz çek mağdurlarıyla dalga geçen Hükümetin sözcülüğünü yapmıştır.

    16. Anayasa İhlali ! Bunu biz, çek mağdurları mı yapıyoruz ? Hayır !
    17. Anayasa İhlali’ni bizzat 8-9 yıldır TBMM’nde mutlak çoğunluğu olan AKP milletvekilleri ve bizzat 8-9 yıldır tek başına iktidar olan AKP Hükümeti (en azından son 2 yıldır) yapmaktadır.
    18. Bunu bilmektedirler ve alenen itiraf etmektedirler.
    19. Bu durum vatandaşlara zulmetmek değil midir ?
    20. Bunu yapanlar zalim değil midirler ?

    21. Zalimlere yalvarılmaz, zira dinlemezler. Dinleyecek olsalar zaten en başta zulmetmeye başlamazlardı.
    22. Zalimlere atacağımız tweet’ler, çekeceğimiz faks mesajları, yollayacağımız e-postalar, (çok azımızın korka korka, çekine çekine) edeceği telefonlar, ya da göndereceğimiz mektuplar fayda etmez ! Aldırış etmezler !
    23. Bu zalimler ricalarımıza, yalvarmalarımıza, yakarmalarımıza aldırış etselerdi, en azından şu geçtiğimiz 2 yıl içinde etmediler.

    24. Peki bu zalimler nasıl olur da derdimizi çözmeye kalkarlar ?
    25. Hapishaneler dolduğu için mi ? Hayır ! Yenilerini inşa ederler.
    26. Mahkemeler tıkandığı için mi ? Hayır ! Yenilerini açarlar. Hatta bir de uzlaşma kurumu ihdas ediverirler.
    27. Yargıtay durduğu için mi ? Hayır ! Yeni Ceza Daireleri açarlar.
    28. Bu zalimleri şu anda çekindiği tek kurum vardır : A.İ.H.M.

    29. Hükümet, AİHM’nden çekiniyor.
    30. Geçenlerde Türkiye’de yapılan AİHM görüşmelerinde bunu açıkladılar.
    31. Adalet Bakanı, AB Bakanı apaçık “AİHM’ne dosyamız gitmesin” diyorlar.
    32. Türkiye’nin zaten AİHM’nde 17,000 dosyası var; bu sayı artmasın istiyorlar.
    33. Türkiye’nin başı ağrımasın istiyorlar.
    34. Türkiye milyarlarca Euro tazminata mahkum kalmasını istemiyorlar !

    35. Hal bu iken, elimizdeki tek yasal silah AİHM müracaatlarıdır.
    36. Her bir dosya için, her bir şirket ortağı için ayrı ayrı müracaatta bulunmalıyız.
    37. Bu müracaatları mümkünse topluca yapmalıyız.
    38. Toplu müracaat mümkün değilse, kısa bir zaman dilimi içinde çok sayıda müracaatta bulunmalıyız.
    39. AİHM müracaat sayımız binlerce, onbinlerce dosyaya ulaşmalı.
    40. Bu müracaatları artırarak yapacağımızı da Hükümete deklare etmeliyiz.
    41. Binlerce müracaat yapılacağını görmeliler.
    42. Bu sayede derdimizi çözmeye mecbur kalırlar.
    43. Bu sayede derdimizi çözerler.
    44. Zira DİNSİZİN HAKKINDAN ANCAK İMANSIZ GELİR.

    Sayın APC/Çek Mağduru Arkadaşım,

    Benim dediklerim bundan ibaret.
    Ama bana karşı çıkanlar şunları söylüyorlar :

    -AİHM başvuruları geç neticelenir.
    -Devletimiz fakirdir, bu kaar tazminata mahkum olması yazıktır.
    -İsteyen AİHM müracaatı yapabilir, engel olan mı var ?
    -Biz engellemiyoruz; gidin AİHM’ne müracaat edin.

    Bu bir engelleme değil midir ?
    Bu bir oyalamaca değil midir ?
    Bu bir kandırmaca değil midir ?

    NİYE SİTELERDE TOPLU MÜRACAAT YAPALIM DENMİYOR ?
    NİYE SİTELERDE ÇOK SAYIDA MÜRACAAT ORGANİZE EDİLMİYOR ?

    Hala deniyor ki “Kanun çıktı, çıkacak”.

    YAHU BİZ MÜRACAATLARIMIZ YAPALIM.
    BU ARADA KANUN ÇIKARSA, NE ALA !
    DİLEYENLER MÜRACAATLARINDAN VAZGEÇERLER.

    Bu niye denmiyor ?


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: