Egemen Bağış gaf mı yaptı?

Egemen Bağış karşılıksız çekten cezaevinde olanların 70- 80 kişi olduğunu söyledi..Bu bir gaf mı?

Bir bakanın, Egemen  Bağış gibi önemli bir bakanın böyle bir gaf yapabileceğine inanmak tam bir saflıktır. Egemen Bağış bu rakamı yurt dışına, özellikle AB’ye vermiştir. AB ülkeleri hapishanelerinde karşılıksız çek suçundan binlerce kişinin yattığı bir ülkeyi anlamakta zorluk çekeceklerdir. Bu yüzden karşılıksız çek suçundan hapiste olanların sayısı böyle büyük bir sır gibi tutuluyor.

Bugün karşılıksız çek cezalarının kalkması gündemde ise bunda KOSİAD’ın AİHM bilidirisinin ve AİHM başvurularının etkisi çok büyüktür..

Unutmayınız ki efendiler kölelerine acıdakları için onları özgür bırakmadılar..Köleler yüzyıllar süren kanlı mücadeleler sonucunda özgürlüklerine kavuştular..Bugünün o günlerden tek farkı mücadele silahlarının değişmesindedir, yoksa düzenin efendileri çek mağdurlarına acıdıkları için çek cezalarının kalkacağına inanmak ayrı bir saflık olacaktır… Zaten onlara göre asıl mağdur çeklerini tahsil edemeyen alacaklılardır…

Posted in Genel. 19 Comments »

19 Responses to “Egemen Bağış gaf mı yaptı?”

  1. Murat YALÇIN Says:

    Sayın ‘Gerçekçi’
    Edindiğiniz bilgileri ve bu bilgilere dayanarak ulaştığınız kanaatlerinizi yazmanıza saygı duyarım… Bir fikrin, bir bilginin ve buna dayalı kanaatin tartışılması anormal değildir. (Sizi tenzih ederim) ben bu mücadelede iyi niyetli olmayan, ön yargılı ve çatışmacı bir kanaatin, kötü bir dilin normal olmadığını düşünüyorum… Ayrıca hem hatalı ve hem de kötü bir analoji ile olguları saptırmaya gayret etmek hepten ayıp…

    Sizin kronolojik dökümünüze gelince şunu söyliyebilirim…
    Mesela; tüm ülkede konuşulmakta (ve hükümet sathında görüşülmekte) olan bir yasa tasarısı vardır ve sonuç itibarıyla bu yasa “cezasız” bir düzenleme olacaktır, bu yönüyle de tam beklediğimiz gibidir…

    Siz(ler) buna;
    … şurda YOKTUR,
    … burda YOKTUR
    … orada YOKTUR
    (HENÜZ) bile demeyi düşünmeyen RUH HALİYLE bu denli “YOK” üzerinden hareket etmenizi ben sağlıklı bulmuyorum…

    Yine mesela “abdestli kapitalist” göndermesiyle şunu hak etmiyor musunuz? Nitekim siz de çek mağduru olduğunuza göre bir işiniz vardı ve bir kapitale sahiptiniz, o halde siz de fiilen bir kapitalist idiniz… Şu halde siz abdestsiz kapitalist miydiniz?

    Gördüğünüz üzere tartışmalar tercihler üzerinden yapılıp ADALET-HUKUK üzerinden yapılmadığı zaman olmuyor…
    Yine de mücadelenize saygı duyuyorum… Zira mücadeleniz sonucu umduğunuz şey (hepimizin) benim de yararıma…
    Selamlarımla

    • GERCEKCI Says:

      Murat Bey,

      Diğer konular bir yana; “abdestli kapitalist” tabiri eskiden kapitalizme karşı olan ve kendi görüşleri doğrultusunda bunu yerden göğe kadar haklı olarak eleştiren ve buna karşı duran “Milli Görüşçüler” ile “İslamcılar” arasında mücadele etmekte iken, bugün gelinen noktada paranın tatlı yüzüyle karşılaşınca eski değerlerini unutanlar için kullanılmakta olan bir tabirdir. Tabirin mucidi ben değilim; eğer yanlış bilmiyorsam bunu ilk kullanan İhas Eliaçık’tır – kendi internet sayfasına bakabilirsiniz.

      Milli Görüşçülere karşı değilim, İslamcılara karşı değilim. Kendi görüşleri doğrultusunda tutarlı mücadelelerine devam ediyorlar. Tutarlı biçimde mücadelelerine devam eden sosyalistlere de asla karşı değilim. Ama eski sosyalist bugünkü darbecilere karşıyım. Eski İslamcı v bugünkü para babası hatta tefecilere şiddetle karşıyım. Eski “İslamcı” bugünkü Suudi Şeyhi taklitçilerine de daha karşıyım.

      Bugün bizi yöneten zihniyet maalesef eski İslamcı ve Milli Görüşçülerin arasından çıkıp ta SUUDİ ARABİSTAN SEYHLERİYLE, PRENSLERİYLE, EMİRLERİYLE paralel bir düşünce içine giren bir zihniyettir. Bunlar baskı uygularlar, 1/40 zekat tamamdır derler, fakirlere sadaka dağıtmak yeterlidir derlerç

      SİZ BUNLARI BEĞENİYOR MUSUNUZ ?

      Ben bunlarla ayni kefede olmamak için ABDESTSİZ KAPİTALİST olarak tanımlanmaya bile razıyım.

      Saygılar,

      Not -1: Çek mağdurlarının hepsi eski patron, işadamı, veya parababası, kapitalist değildirler.

      Belki bana uymuyor ama çek mağdurlarının arasında çok sayıda küçük tüccar, esnaf, ve zanaatkarlar da mevcut. Siz özellikle bu esnaf ve zanaatkarları kapitalistler grubuna dahil edebilir misiniz ? Ya da başka bir sınıflamada bunları burjuvalar arasına dahil edebilir miyiz ?

      Not-2 : Abdestli kapitalist tabiri özellikle son 8-9 senedir zengin olup da burjuva sınıfına dahil olanlarımızı pek rahatsız ediyor ama bu tabir onları çok güzel anlatıyor. Bu kişiler 5 yıldızlı otellerde iftar yemeği veriyorlar ama kendilerini eleştirenlere karşılık veremiyorlar. Nasıl vercekler ? Hangi yüzle vercekler ? Çocuklarına 7 yıldızlı otellerde düğün düzenliyorlar ama bu eleştirilere karşılık veremiyorlar. Bunları Milli Gazete yazarı muhterem Mehmet Şevket Eygi de pek güzel afişe ediyor, ona da çok kızıyorlar ama alenen bir şey yapamıyorlar.

  2. Murat YALÇIN Says:

    Saygıdeğer ‘ayhan55/B’ arkadaşım

    Öncelikle sizi saygın ve saygıya değer buluyorum… Bana aşağıda yönelttiğiniz eleştiride yanıldığınızı düşündüğüm noktalar var, ancak rahatsız olduğum hiç bir nokta yok…

    Evvela diğer site ile ilgili fikrimi söyliyeyim…

    Diğer site, bence çek mağdurlarının “hyde park”ıdır. Hyde Park Londra Kraliyet Parklarının en büyüğüdür…
    Mesela bu sitenin günlük mesaj sayısı 1.000, tıklanma sayısı ise tahminimce 10.000 civarinda…
    Bu şu demektir; mesela ortalaması günlük 1 mesaj civarında olan bu site 1.000 mesaja 1.000 günde yani 3 yıl boyunca ancak ulaşabilir….

    Bunu şunun için yazıyorum, bu site diğer sitenin alternatifi değildir, tabi ki diğer site de bu sitenin…
    Bu yüzden burada bir eleştiri yazdığımda diğeri için yazmam gerekir diye bir mantığı doğru bulmuyorum… Kaldı ki orası çoşkun bir sel gibi kendi gürültüsüyle akıyor…

    Kaldı ki sevgili kardeşim,
    Bilirsiniz, o sitede beni hiç te haketmediğim sebepler üretilerek, bozuk ağızlar ve ifadelerle çook eleştirdiler… Bunu yapanın site olmadığı belliydi ve bundan dolayı siteden ne yardımcı olmasını, ne aracı olmasını istemedim, ana akarsu olduğu için siteye değil, usulünce ve meşrebimce sadece eleştirenlere cevaplar verdim o kadar…

    Bu bakımdan bu sitenin ileri sürdüğü üzere (önemsediğim) “örgütlü mücadelesini” vereceğine “örgüte eleman kazandırmak” için diğer çoşkun ırmağa taş atmasını yadırgıyorum…

    Size ve ailenize esenlikler diliyorum
    altaylargrup@hotmail.com

  3. GERCEKCI Says:

    Rahmi Bey,

    Hayırdır, siz de mi sansüre başladınız ?

    Yukarıda “aydınefe” ile “turanturan50” ye ayrı ayrı verdiğim yanıtlar yayınlanmıştı.

    Şimdi silinmişler ?

    Sansür uyguluyorsanız mesele değil; ben de sitenizde bir daha yazmayıveririm. Ama bir yanlışlık varsa düzeltmenizi rica ederim.

  4. K.Sağlam Says:

    ya bi haber verin af cıktı mı cıkacak mı cıkacaksa ne zaman cıkacak benım babam cezaevınde 04,02,2012 de bıtıyor cezası o zamana kadar cıkacak cezaevınden bı acıklama beklıyorum

  5. acil demokrasi Says:

    Hepimiz dolandırıcıyız.

    1. Çek Nedir; Çek bir bankaya hitaben yazılmış ve TTK da belirtilen hükümlere göre düzenlenmiş, ödeme emri niteliğinde olan kıymetli bir evraktır.

    Çek de üç taraf bulunur:
    – Keşideci: Çeki düzenleyen
    – Muhatap: Çeki ödeyecek banka şubesi borçlu
    – Hamil: Keşide edilmiş çeki elinde bulunduran kişi, alacaklı
    Keşide: Çekin düzenlenerek imza edilmesi ve hamile verilmesi anlamındadır.
    Dolandırıcılık : Bir kimseyi failin veya başkalarının yararına kendi malvarlığında bir azalmayı gerektirecek aktif veya pasif bir davranışa sevk eden aldatmadan ibarettir.

    Tanımdan da anlaşılabileceği gibi dolandırıcılık aldatma fiilidir.
    Ülkemizde çek düzenleyen herkes dolandırıcıdır. Düzenlendiği anda “Kayıtsız ve Şartsız Muayyen Bir Bedelin Ödenmesi İçin Havale: Çek kredi aracı olmadığı için faiz öngörülemez. Çekin üzerine yazılan faiz şartı, konulmamış sayılır. Çek bankaya ibraz edildiği zaman eğer borçlunun hesabında yeteri kadar para varsa banka tarafından herhangi bir şart konulmazsızın ödenmesi gerekir.”şeklindeki TTK ilkesi bozulur, işin içine aldatma girer. Çek düzenleyicisi çeki Muayyen Bir Bedelin Ödenmesi İçin Havale olarak imzalamamıştır. İleri vadeli bir evrak olarak imzalar. Kısaca “Bir kimseyi failin veya başkalarının yararına kendi malvarlığında bir azalmayı gerektirecek aktif veya pasif bir davranışa sevk eden aldatma” işi başlar. Çek düzenleyicisi dolandırıcıdır.
    Hamil dolandırıcıdır. “Kayıtsız ve Şartsız Muayyen Bir Bedelin Ödenmesi İçin Havale” olmadığını bildiği halde, vadeli çeki havale olarak kabul eder. Kabul anı aldatmaya ortak olunan andır.
    Muhatap: Çeki ödeyecek banka şubesi borçlu. Hiç tereddüt etmeden dolandırıcılığa ortak olur. Çok önceden tahsil etmek için deposuna aldığı çekin vadeli çek olduğu resmi kayıtlarında mevcutken, vade günündeki havale gibi görür. Dolandırıcılığı için tahsil ücreti bile alır.
    Çek yasası “MADDE 5- (1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” Maddesiyle vadeli çeki görüldüğünde ödenecek havale olarak görür, görmekle kalmaz karşılığını anında ödemedin diye dolandırıcılıktan cezaya hükmeder. Aldatma işi devam eder.

    Hepimiz üç maymunu oynuyoruz.
    Mağdurlar hayali haberlerle “üzüm üzüme baka baka kararır” sözünün hakkını vermeye çalışıyor.
    Kötü niyetlileri ayrıt edecek formül arayan yasa yapıcıların işi zor
    Hepimiz dolandırıcıyız

    • prof Says:

      ceki kestigi anda bankada karsılıgı olan hiç bir firma yoktur. yani piyasadaki cek toplamı ile bankada duran cek toplamı aynı olan bir tek firma soyleyebilir mi birileri bana ?? vadeli calısan piyasalarda nakit varlıgından daha cok vadeye cek kesmek zorundasınızdır. simdili vadesinde odeme gucu olanlar cekini vadesinde oduyor , ama bir sıkıntı ile gununde odeyemeyen karsılıksız cek sucu ile karsı karsıya kalıyor.

      yani yukarıdaki yorum katılıyorum ve ben de tekrarlıyorum. TURKİYENİN TUM FİRMALARI CEKLERİNİ KESTİGİ ANDA KARSILIKSIZ CEK SUCU İŞLEMİŞ OLUYOR. KOC SABANCI VS HOLDİNG HARİCİNDEKİ İŞLETMELERİN TAMAMI NAKİT PARASINDAN DAHA COK MİKTARDA VADELİ CEK KESMİŞ VAZİYETTEDİR VE KARSILIKSIZ CEK SUCU İŞLEMİŞTİR İŞLEMEYE DE DEVAM EDİYORLAR. BUNU ANLAYAMAYAN BİLMEYEN BAKAN , HUKUKCU , ODA BASKANLARI VS… SİZLER BU BİLGİSİZLİGİNİZ YUZUNDEN KOMİK DURUMA DUSUYORSUNUZ.

  6. aydınefe Says:

    5 ocak son günmü sn rahmi ofluoğlu yargıtaydaki dosyalarımızı 5 ocaktan sonra aihme yollayamayacağızmı cevap yazarsanız sevinirim

    • rahmiofluoglu Says:

      Bu tarih 23 Eylül 2012 dir.

    • GERCEKCI Says:

      Burada Rahmi Bey’le farklı düşünüyoruz.

      BEN DİYORUM Kİ İSTİSNASIZ HERKESİN 05 OCAK 2012’YE KADAR MÜRACAAT HAKKI VARDIR.
      BU TARİHTEN SONRA BAZILARIMIZIN MÜRACAAT HAKKI KALMAYACAKTIR.

      Rahmi Bey ise daha farklı bir bakış açısına sahip.

      Onunki yanlış, benimki dopru demiyorum.
      Çünkü bu konuda tek nihai değerlendirici vardır ve o da bizzat Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’dir.

      BEN DİYORUM Kİ;

      MADEM BİR BELİRSİZLİK VAR, İŞİMİZİ SAĞLAMA ALALIM.
      MÜRACAATLARIMIZI 05 OCAK 2012’YE KADAR GÖNDERELİM.
      NE KAYBEDERİZ ?

      Bu tarihten sonra da elbette dileyenler başvuru yapabilirler.

      Umarım derdimi anlatabildim.

  7. GERCEKCI Says:

    OLDU DENDİ.
    OLACAK DENDİ.
    İNŞALLAH DENDİ.
    MAŞALLAH DENDİ.
    ŞİMDİ DE “NİYE OLMASIN? DENİLİYOR …

    ARALIK AYININ İLK YARISINDA DENDİ.
    ARALIK AYININ İKİNCİ YARISINDA DENDİ.
    ÖNÜMÜZDEKİ OCAK 2012 AYI İÇİNDE DENDİ.
    ŞİMDİ DE ŞUBAT 2012 AYINA DA SARKABİLİR DENİLİYOR …

    ADALET BAKANLIĞINDA DENDİ.
    BAŞBAKANLIKTA/BAKANLAR KURULUNDA DENDİ.
    ŞİMDİ DE EKONOMİK KOORDİNASYON KURULUNDA DENİLİYOR.

    Ş. KIZILOT’UN METNİ AYNEN YASALAŞACAK DENDİ.
    Ş. KIZILOT’UN METNİ BİRAZ DEĞİŞEREK YASALAŞACAK DENDİ.
    Ş. KIZILOT’UN METNİ BAYAĞI ÇOK DEĞİŞEREK YASALAŞACAK DENDİ.
    ŞİMDİ DE “ÇIKSIN DA RAZIYIZ, NASIL BİR YASA ÇIKARSA ÇIKSIN !” DENİLİYOR.

    BAZILARIMIZ KÖR OLABİLİR.
    BAZILARIMIZ APTAL OLABİLİR.
    BAZILARIMIZ ÇOK SAF OLABİLİR.
    BAZILARIMIZIN BASİRETİ BAĞLANMIŞ OLABİLİR.
    AMA HEPİMİZ BU KADAR KÖR, APTAL VE SAF MIYIZ ?

    AİHM MÜRACAATLARI…..HEMEN…..ŞİMDİ…..OYALANMADAN.

    İSTİSNASIZ HERKES İÇİN EN SON MÜRACAAT TARİHİ : 05 OCAK 2012.

    MEKTUPLAR FRANSA’YA VARMAK ZORUNDA – EN GEÇ 05 OCAK 2012′YE KADAR…

    (Not : Bu tarihten sonra elbet müracaat hakkı bazılarımız için devam edecek ama bazılarımız hakkını sonsuza dek kaybedecek. Hele ki Anayasa Mahkemesi’ne bireysel müracaat uygulaması başlayınca hakkı devam edenlerin müracaatı mümkün ama çok zor olacak.)
    (NİYE ZOR YOLU SEÇELİM ? KAYBEDECEK HİÇ BİR ŞEY YOK !)

    • turanturan50 Says:

      SAYIN ARKADAŞIMM
      SENİ AYLARDIR TAKİP EDİYORUM ,DEGİŞİK SİTELERDEKİ YAZILARINIDA OKUYORUMMM.
      AİHM KONUSUNDA MAGDUR İNSANLARIMIZI TEŞVİKİNE SON DERECE KATILIYOR VE DE TAKDİR EDİYORUMM.

      ANCAK

      ÇEK DAVALARINDAKİ HAPSİN KALDIRILMASI İÇİN 5941 DE Kİ DEGİŞİKLİLERİ İÇEREN YENİ YASA TASARISINI VE BU YÖNDEKİ ÇALIŞMALARI,HABERLERİ,DUYUMLARI,,SÜREKLİ ELEŞTİRİYORSUNN,

      NE YAPSIN BAŞKA ,MAGDUR ARKADAŞLARIMIZ,,ELLERİNDEN GELENİ YAPIYOR ,TÜM DUYUMLARI DEGERLENDİRMEK ZORUNDA KALIYOR,SÖYLENENLER UMUT BAGLIYOR,YETKİLİ AGIZLARA BAKIYOR,BU YASANIN DURUMU YETKİLİ KİŞİLERİN BEYANLARINA GÖRE SÜREKLİ YÖN DEGİŞTİRİYOR.BUNLARINDA OLMASI SİZDE TAKDİR EDERSİNİZKİ GAYET NORMALDİR.

      TOPLUMUN BÜYÜK BİR KESMİNİ MAGDUR EDEN,EKONOMİK ETKİLERİ OLDUKÇA YÜKSEK OLAN,BİR YASA TASARISI HAZIRLANMAK İSTENİYOR,,BU KOLAYMIDIR TABİİKİ BAZI AŞAMALARI GEÇMESİ VE ZAMAN ALMASI GAYET NORMALDİR.

      TASARI HAZIR OLMADAN KOMİSYONA GELME İHTİMALİ VARMI???

      HAZIRLANAN TASARI KOMİSYONA GELMEDEM MECLİSE GELME İHTİMALİ VARMI???

      GENE HAZIR OLAN TASARI MECLİSE GELMEDEN CUMHURBAŞKANINA GELME İHTİMALİ VARMI??

      CUMHURBAŞKANINA GELMEYEN TASARI VE KANUN NEDENİ İLE İÇERDEKİ ARKADAŞLARIN TAHLİYE İMKANI VARMII???

      BÜTÜN BUNLARI SİZİN BENDEN DAHA İYİ BİLDİGİNİZİ TAHMİN EDİYORUM,

      SİZ GENE AİHM KONUSUNDA OLUMLU ÇALIŞMALARINIZI SÜRDÜRÜNÜZ,,

      AMA TÜM BU GELİŞMELERİ OLUMSUZ YÖNDE ELEŞTİREREK,,İNSANLARI UMUTSUZLUGA SÜRÜKLEMEYİNİZ.

      SİZDE TÜM ARKADAŞLARI TAKTİR EDİNİZ,,GELİNEN AŞAMANIN ÇOK İYİ BİR KONUMDA OLDUGUNU KABUL EDİNİZ.

      HA BUGÜN HA YARIN ÖNEMİ YOK YANILABİLİRİZ,,AMA YANILMAYACAGIMIZ BİR KONU,,YASANIN KESİN ÇIKACAGI VE HAPSİN TARİH OLACAGIDIR,,

      SİZCEDE ÖYLE DEGİLMİ??

      ÖYLE DEGİL DİYORSANIZ EGER

      LÜTFEN ŞU SORUYU CEVAPLAYINIZ.

      HALİ HAZIRDA UYGULANAN 5941 VARKEN NEDEN ??? NEDEN??? BİRDEN BİRE ADALET BAKANLIGI YENİ BİR ÇEK KANUNU TASARISI HAZIRLAMA GEREGİ DUYMUŞTUR.

      VERECEGİNİZ CEVAP HER ŞEYİ ANLATACAKTIR.

      SELAMLAR

      • GERCEKCI Says:

        Turan Bey,

        Ben de sizin yazılarınızı takip ediyorum; çoğunluğun aksine daha ayağı yere basan, daha gerçekci değerlendirmeler yapıyorsunuz. Bunları iltifat için değil, derdimi sizin daha iyi anlayacağınıza olan inancımı vurgulamak için belirtiyorum.

        2 sene evvel ŞU ANDA OLANLAR AYNEN YAŞANDI.
        Özellikle wwwkarsiliksizcekmagdurlariwordpresscom sitesinde bu arşiv durmakta
        Hatta bazıları geçtiğimiz günlerde tekrar yayınlandı.

        ÇOK ACI BİR, SİZ DE GÖRECEKSİNİZ.
        TAM 2 SENE EVVEL YİNE AYNI ŞEYLER OLMUŞ.
        2 SENE EVVEL DE KONU EKONOMİK KOORDİNASYON KURULU’NDA GÖRÜŞÜLMÜŞ.

        Benim derdim insanların oyalanmasıyladır:
        Hani bu tasarı Başbakanlıkta idi, hani bu tasarı Bakanlar Kurulu’nda onaylanıp TBMM’ne sevkolunacaktı ?
        Şimdi EKK çıktı.

        Bizler ne kadar yazıp çizersek çizelim,
        ne kadar e-posta, fax, tweet , mektup yollarsak yollayalım,
        ne kadar telefon açarsak açalım

        HÜKÜMET BİLDİĞİNİ OKUMAYA DEVAM ETMİŞTİR, EDECEKTİR.

        En azından son 2 yıl bunun en güzel göstergesidir.

        Öte yandan şu anda Hükümetin kıpırdanması, bir takım çalışmalar içine girmesi ise SADECE VE SADECE AİHM NEZDİNDE ŞİKAYETLERİN ÇOĞALMA İHTİMALİNDEN DOLAYIDIR.

        Ben olumsuzluk yaymıyorum.
        Diyorum ki BU HÜKÜMETE ZERRE KADAR GÜVEN OLMAZ !
        Diyorum ki BUNLARIN BİZE ACIDIKLARI FALAN YOK !
        Bunlar MECBUR KALIRLARSA BİR ÇÖZÜMÜ HIZLANDIRACAKLARDIR.
        BunBu tweetle falan sağlamayız.

        YAPMAMIZ GEREKEN TOPLU AİHM BAŞVURULARI YAPMAKTIR.
        BUNU BASKI UNSURU OLARAK KULLANMAK İÇİN DE BU TOPLU HAREKETLERİ GEÇKEŞTİRECEĞİMİZİ HÜKÜMETE DEKLARE ETMEKTİR.

        Eğer “her şey iyi gidiyor” dersek, tecrübeyle sabittir ki insanlar rehavete kapılıp, yapmaları gerekeni asla yapmayacaklardır.

        Kanaatim bu şekildedir.

        Saygılarımla,

      • ayşen Says:

        Mangal hazırda kömür bulamadık sayın taner.
        Ben vereyim cevabı istersen
        http://www.ntvmsnbc.com/id/25308261/
        okursan cevabı almış olursun.
        Cezaevleri dolmuş , Yargı kilitlenmiş vsvs bu cezalar o nedenle kalkacakmış.Bırak bunlarıda gel örgütlü mücadeleye katıl.
        Haaa burayı yada bu derneğin kişilerini beğenmiyorsan o zaman sen kur bir tane.
        Umut tacirliğinide bırak.Aralık olmaz , ocak
        oda olmadı şubat
        nereye kadar
        2009 da bunları yedi millette şimdi yemez artık

    • Murat YALÇIN Says:

      Söze yazınızın sonundan başlarsak AİHM’ne başvuru hakkı için son tarih 23 Eylül 2012 (Kayn. Sayın Ofluoğlu)

      Sayın Gerçekçi

      Gerçekten “gerçekçi” olmanızı dilerim…

      Evvela son derece doğru, haklı, meşru ve etkili bir seçenek olduğu için AİHM’e başvurulmasının önemini anlatmanızı gayet yerinde buluyorum…
      Ancak; bunu anlatmanın yolu eğer sizin yukarıda ki yazınızda ortaya koyduğunuz üzere çek mağdurlarının yarattığı enerjiye, sinerjiye sataşmak, gelinen ve muhtemelen sonuç elde edilmek üzere olan beklediğimiz ve bu doğru düzenlemeyi (keşke gerçekleşmese kıvamında) basite almak, itibar etmemek gerçekten anlaşılır gibi değil…

      Esasen bu sitenin zihinsel arka planında tam da bu anlama karşılık gelen bir tavır gerçekten beni şaşırtıyor…

      Ve bu tutumun bu gibi hayati meselelerin çözümünü beklerken veya çözüme bu kadar yaklaşmış iken haklı olarak “kuşku ve endişe duyulması” ile açıklanması da ikna edici olmayacaktır…

      • ayhan55/B Says:

        Sayın yalçın , sayın gerçekçi ile sayın ofluoğlunun bir bağlantısımı varda bu şekilde yazıyorsunuz.Bence çekmağdurları.com sitesinde olanlarıda biraz eleştirinde saygın isminizde kuşku olmasın.
        Saygıdeğer büyüğüm , insanların ankaralara dümenden ELÇİM tezgahlarıyla gönderilmesi ile ilgilide sanırım sizden bir açıklama gelirse seviniriz.
        Bu olası açıklamalara onlarca avukat , sözde kurulan çek komitelerini , habire verilen sözde özgürlük tarihlerini , ortaya bir türlü çıkmayan admini , çeklerle alakası olmadığı halde 39 adet çek sitesinin neden var olduğunun da sanırım bir açıklamasınıda yaparsınız.
        Bu arada adı geçen sitenin eski müdavimleri olarak , bilgilerle ve becerilerle dolu sitenin adeta magazin siteleri haline geldiğininde farkında olmalısınız ve sizede bunu kabul etmek yada etmiyorsanız gerekçelerini yazmanız gerekir diye düşünüyoruz.
        Çok güvenilir ve itimat edilen kişiliğiniz şu anda bir çırpıda onlarca bu konulara gönül vermiş kişi isimleri sayabilir.Ne güzeldi değilmi eski mücadeleler.
        Tartışılırdı ama belden aşağı vurulmazdı.
        Siyaset olurdu ama sonra tel ile doğru noktaya giderdik.
        Şimdi , ya şimdi
        Sayın büyüğüm , iş olsun diye eleştirmeyin bence.
        Size yakışan malum sitede bulunanlara eski bir ağabeyleri olarak tarih verilmesinin yanlış olduğunu ve örgütlü mücadelenin elzem olduğunu anlatmanızdır.
        SEMPATİZANI OLDUĞUNUZ PARTİ BİLE ÖRGÜTTEKİ GÜÇLÜ YAPILANMASI , BİRLİK , BERABERLİK İÇİNDE ÇALIŞMALARI İLE YILLARDIR İKTİDARDALAR.
        Bıraksınlar falcılığıda gerçeklerle mücadele etsinler.
        Site eski haline gelsin.Saygınlığı olsun.

      • GERCEKCI Says:

        Murat Bey,

        Ben gerçekleri söylüyorum, malesef gerçekler acı.

        Beni olumsuz olduğum için suçlayanlar var; olabilir. Benimle ayni fikirde olmasını beklemiyorum herkesin. Ama şu aşağıda yazacaklarım doğru mu, değil mi herkes elini vicdanına koysun ve yanıt versin:

        ÇEKLE İLGİLİ BİR TAKIM ÇALIŞMALAR VAR. ELHAK DOĞRU, VAR.
        SONUÇTA NASIL BİR YASA ÇIKACAK BİLEMİYORUZ AMA BİR ÇALIŞMA VAR.
        ZE ZAMAN BİR YASA ÇIKACAK, ONU DA BİLEMİYORUZ AMA BİR ÇALIŞMA VAR.

        BENİM BU DURUMDA GÖRÜŞÜM ŞUDUR :

        1 Ocak 2010 tarihinde durumumuz neydi ? Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.
        1Ocak 2011 tarihinde durumumuz neydi ? Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.
        12 Haziran 2011 tarihinde durumumuz neydi ? Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.
        1 Eylül 2011 tarihinde durumumuz neydi ? …Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.
        1 Kasım 2011 tarihinde durumumuz neydi ? .Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.
        1 Aralık 2011 tarihinde durumumuz neydi ?.. Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.
        16 Aralık 2011 tarihinde durumumuz neydi ? Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.
        Bu hafta başında durumumuz neydi ? ………..Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.
        Dün durumumuz neydi ? …………………………..Bugün henüz bir değişiklik yoktur, aynıdır.

        Üstelik şunları da unutmayalım:
        TAM 2 YIL EVVEL, 2009’DA YİNE ÇEK KONUSU E.K.KURULU’NDA GÖRÜŞÜLMÜŞTÜ.
        TAM 2 YIL EVVEL, 2009’DA YİNE ÇEK KONUSU BAKANLAR KURULU’NDAYDI.

        BENİM DEMEK İSTEDİĞİM ŞEY ŞUDUR:

        Şu anda, son 2 yıl boyunca, reel hiçbir kazanımımız yoktur.
        TBMM Adalet Komisyonu’na gelen bir taslak/öneri yoktur.

        Bir takım gelişmeler olduğu söyleniyor ama unutmalım ki Kurban Bayramı’ndan önce Ş. Kızılot’un ve Serkan Ağar’ın yayınladığı taslağın gerçekleşme ihtimali olmadığı da belli olmuştur.

        Benim kanaatim odur ki;
        Anayasa’ya aykırılığı bile bile, göre göre bu Hükümet vatandaşlarının hapislerde sürünmesine engel olmamıştır – buna engel olmak için her türlü imkanı elinde olmasına rağmen.
        Gelinen bu noktada hapishaneler dolduğu için, mahkemeler tıkandığı için, Yargıtay’ın korkunç bir iş yükü olduğu için ama esasen AİHM nezdindeki müracaatların katlanarak artacağından korkulduğu için bir şeyler yapılmaya mecbur kalınmıştır.
        Ama Hükümet bir şeyler yapmaya mecbur kaldığı için, mümkün olduğunca az bir rahatlatma sağlayacak bir düzenleme peşindedir-abdestli vahşi kapitalist düzeninin isteklerini kulak ardı etmemektedir, zira onlarla göbek bağı vardır.

        HÜKÜMETE ELİMİZDEKİ YASAL SİLAHLARLA BASKI KURMALIYIZ.
        BU SİLAH AİHM MÜRACAATLARIDIR – AMA TOPLU VEYA ÇOK SAYIDA MÜRACAATLA.

        ÇOK SAYIDA MÜRACAAT YAPMALIYIZ.
        DAHA DA ÇOK SAYIDA MÜRACAAT YAPILACAĞINI HÜKÜMETE DEKLARE ETMELİYİZ.
        BU DURUMU GÖRMELERİNİ SAĞLAMALIYIZ.

        “Sayın Bakanım ne olur bize yardım edin”, “Bizi kurtarın” gibi yalvarmalarla bu zalimlerin kalbini yumuşatabileceğimiz yanılsamasına kendimizi kaptırmamalıyız.

        Başka yerlerde de söyledim; tekrar edeyim.
        Kuran-ı Kerim insanları “İNANANLAR” ve “İNANMAYANLAR” diye ayırmıyor.
        Kuran-ı Kerim insanları “MAZLUMLAR” ve “ZALİMLER” diye ayırıyor.
        Bizler mazlumlarız. Zalimlerin kimler olduğu da belli.

        Son 2 yılda ellerinde her türlü imkan olmasına rağmen kıllarını kıpırdatmayan, binlerce insanımızın hapishanelere yatmasına sebep olan, şu anda (doğruysa eğer) 8,000 kişinin hapishanede bulunmasının direk müsebbibi olan AKP milletvekilleri ve AKP Hükümeti bu zalimler topluluğunu oluşturmaktadır (geçmişi, geleceği karıştırmıyorum; sadece son 2 yıl diyorum).

        ZALİMLERDEN YALVARMAYLA BİR ŞEY ELDE EDEMEYİZ.
        ONLAR BİZİM İÇİN, ANCAK MECBUR OLURLARSA, BİR ŞEYLER YAPARLAR.

        Allah tüm kullarının müstehaklarını versin. Amin.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: