Çeklere üç daire birden bakacak

Yargıtay 10. Ceza dairesi dosyalara bakmayı durdurdu.

Daire dosyalara bakmıyor,  Nedenini sorduğumuzda “bize öyle talimat geldi” diyorlar. 

Soru,

 “çek davalarına 15. Daire bakacak deniliyordu, neden bu olabilir mi?

Cevap

“Olabilir”

Soru,

“Dosyalara bundan böyle 15. Daire mi bakacak”

Cevap,

“Bize gelen bilgilere göre sadece 15. Daire değil, 10. Dairedeki dosyalar üç daireye dağıtılacak, yani çeklere üç daire birden bakacak”

ÇEKLERE ÜÇ DAİRENİN BAKMASI NEYİ DEĞİŞTİRİR?

Biliyorsunuz, bir süre önce basında haberler çıkmıştı, “Çek davaları zaman aşımına uğruyor, alacaklılar alacaklarını alamıyor”, diye. Hükümet alacaklılara kulak verdi ve çözüm üretti. Çek davalarını hızlandırdı, dosyalar hızla sonuçlanacak. Bu gidişle 2011 ve 2o12 yılı çek yılı olacak, hapishaneler karşılıksız çek suçlarından yatacaklarla dolacak.

DAHA DA ÖNEMLİSİ İÇTİHATLAR DEĞİŞEBİLİR, FARKLI KARARLAR ÇIKABİLİR

Çeklere üç daire baktığında 10. Ceza dairesinin 5941 ile ilgili verdiği içtihatlar değişebilir, daireler farklı kararlar verebilir, karışık olan durum daha da karışık hale gelebilir, ama bunun çek sanıklarına yarardan çok zararı olacaktır. Alacaklılar fazlası ile memnun edilirken çek sanık ve hükümlülerinin hapse girmesi hızlanacak, belki de kazanımlar geri alınacak.

BU DURUMUN UYARLAMA YARGILAMALARINA ETKİSİ NE OLUR?

Son zamanlarda 3167’den görülen davalarda mahkemelerde lehe önemli gelişmeler oluyordu. Mahkemeler hızla yeni çek yasasının, 5941 in 3167 den çok farklı bir yasa olduğunu anlamaya başlamışlardı ve birçok kesinleşmiş hükümde infazlar kalktı,bazılarında beraat kararları çıkarken, bazılarında temyiz yolu açıldı. Yeni durumda ne olur? Yeni durumda alınacak yeni kararlar, içtihatlar geriye yürümez, ancak devreye yeni giren dairelerin uygulamaları mahkemeleri aksi yönde etkileyebilir ve bundan sonraki başvurular zora girebilir. Yeni dairelerin etkisi sanıyoruz 2010 Eylül ayından itibaren görülecektir. Bu nedenlerle başvuruların hızlandırılmasında biz yarar görüyoruz.

İSTİNAF MAHKEMELERİ

İstinaf Mahkemeleri 2012 Haziranında devreye giriyor. İstinaf Mahkemeleri devreye girince artık adli para cezalarının temyiz yeri bu mahkemeler olacak ve bu mahkemelerin vereceği kararlar kesin olacak, yani temyiz edilemeyecek, dosyalar belki de 6 ay veya daha kısa bir sürede kesinleşip geri gelecek.

ÖRNEK UYARLAMA DİLEKÇELERİ

Blogların mağdurlara hizmet ediyoruz diye yayınladığı örnek uyarlama dilekçeler işe yaramadı. Tesadüfen elde adilen arizi kazançlar hariç başvurular geri tepti. 3167 davalarında en büyük sorun mahkemelerin yerleşik alışkanlıkları.

NE YAPMALI?

Önce doğru talebi tespit etmek, doğru talebe uygun başvuru dilekçesini hazırlamak, sonra başvuruyu yakın takibe almak..Bir İstanbul Asliye ceza mahkemesi talebimizi red etti. Hakimin ek kararına baktım benim talebim nerede ise hiç değerlendirilmemiş, sunduğum Yargıtay kararı için hakim ek kararda “Yargıtayın derdest davalarda verdiği karar” diye söz etmiş. Oysa Yargıtay kararı derdest bir davada değil kesin hükümlere ilişkin başvurulara ilişkindi. Aynı mahkemede benzer taleplerim var. Şimdi yapılması gereken gidip hakime durumu anlatmak, tabii bu kolay bir iş değil..Hakime  anlatacağımız şey basit, Yargıtay kararına dikkat çekmemiz yetecek, ama bunu bile yapmak zor iş, hakime hatasını, ya da gerekli özeni göstermediğini söyleyeceğiz..Tepki alacağız, ama hakim eminim bunu doğru yönde değerlendirecektir.

HER DOSYA FARKLI BİR HİKAYEDİR

Davalar sadece kes yapıştır ile kazanılmaz, her dosyanın ayrı bir hikayesi ve ayrı bir savunması vardır, hazır reçeteler her zaman işe yaramaz, bazen yarardan çok zararları olur..Özgürlüğüne değer verenler bedeline katlanmalı..

3167’ye karşı zorlu direniş devam ediyor.

Bir İzmir Asliye ceza mahkemesi katılanın(şikayetçi) bankaya ibraz eden hamil olmadığı yönündeki talebimizi, katılanın ciranta olduğu gerekçesi ile Yargıtay 10. Ceza dairesinin kararına rağmen red etti. Bizce mahkeme bu kararı 3167’nin uygulamalarına göre verdi. İzmir ağır cezaya itiraz ettik. İtirazımız kabul edilmezse diğer yasa yollarından direnmeye devam edeceğiz.

Kesin hükümler kalkıyor

20 Aralık 2009  tarihinden önce verilen çek mahkumiyetleri savunma karşısında dayanıksız.

Savunmasız,  avukatsız, yoklukta verilen bu hükümler CMK ve çek yasası karşısında yığınla yanlışı içeriyor.  Bu dönemde mahkemeler işi otomatiğe bağlamıştı..” Çekin bankaya ibrazında karşılığı olmadığı, sanığın düzeltme hakkını kullanmadığı….lira adli para cezasına mahkumiyetine….” Artık bu ezber günbe gün bozuluyor. Dosyalar didik didik ediliyor. Hakimlerin eski alışkanlıklarıyla direnişleri kırılıyor. Size  bir Şişli Hakimi ile aramızda geçen diyaloğu aktarıyorum. Biz mahkemeden uyarlama istemiştik, mahkeme daha önce savcılığın talebi ile uyarlama yapmış, ancak bizim dilekçemizdeki talep bu uyarlamada değerlendirilmemiş. 10 gün kadar bekledikten sonra dosyaya baktık. Mahkeme eski uyarlama kararını bize postaya vermiş. Bir anlam veremedik. 2. bir dilekçeyi farklı bir format ve farklı bir usül hükmüne göre verdik. Hakim dilekçeyi havale ederken; “ben bu konuda karar verdim, kararım doğru” diyor. Bunun üzerine kalktım gittim. Hakim duruşma salonunda. Savcı yerinde oturuyor, katip te öyle, ama duruşma yok..Aramızda bir diyalog..diyalog giderek hararetlendi..Savcıya bakıyorum, yüz ifadelerinden bir tiyo alamıyorum.. Tartışma içeriğini saklı tutarak en sonunu söylüyorum:

Hakim

– Ben yirmi yıllık hakimim.

R.O

– Ben de 40 yıllık avukatım..

Böyle kötü bir son. Hakime sonunda ben şöyle dedim:

-Efendim ben sizinle vereceğiniz kararı tartışmıyorum. Tartışmayı siz başlattığınız, ben de size cevap vermek zorunda kaldım. Ben sizden bir karar vermenizi istiyorum, talebimi ret edersiniz, kabul edersiniz, biz avukat olarak görevimizi yapıyoruz, biz  size şu kararı verin diyemeyiz..

Ofise döndükten sonra hakimi telefonla aradım ve tartışma için tekrar özür diledim. Hakim bana:

-Siz görevinizi yapıyorsunuz, ama sizinle bu konuda anlaşamıyoruz, benim kararım doğru,  dedi, ben de;

-Efendim bir karar verin, ben sizinle ne kararı vereceğinizi tartışamam, dedim.

Bu diyalogdan sonra siz ne beklersiniz. Hakim, kesin olarak talebi ret edecek..

SURPRİZ BİR KARAR

Hakim talebimizi kabul etti ve hükümlünün beraatine karar verdi.

HAKİM BENİM GÖZÜMDE YÜCELDİ

İşte hakim budur. İnatlaşmadı, kişilik sorunu yapmadı..Okudu, araştırdı ve gereğini yaptı..Hakim her türlü övgüye layik bir hakimdir benim gözümde..Bu karar karşısında ben biraz eziklik hissettim. Demek ki böyle yargıçlar da var…Ne geliyor içinizden..Yaşasın adalet demek!.. Biz bunu hep demek istiyoruz. Biz Türkiye dünyada adil yargılamada 2. sırada olmasını istiyoruz..

3167 KARARLARINA KARŞI DİRENİN

Direnmenin yolu mahkemeler ve hukuk yoludur. 3167 hükümleri CMK ve 5941 sayılı yasa karşısında dökülüyor. Bu kararlar savunmasız, sanıksız, yoklukta verilen kararlar.. Bu dosyalara karşı açılacak davalarda sadece 3167, 5941 ve bu yasalara göre oluşan Yargıtay kararları yeterli değil. Bunlardan daha önemlisi CMK ve CMK’ya göre oluşan içtihatlar..Bloglarda yorum yazan, kusura bakmasınlar;  önce kendi dosyalarını halletsinler. Hukuk hukukçuların işidir. Bir kaç madde ezberlemek, bir kaç karar okumakla bu iş olmaz..Dosyadaki bir ayrıntı ile hapisteki insan hayata kavuşur, kaçaklar özgürleşir..

Mahkeme kararları Okumak için buraya TIKLA

Ali Riza Öztürk Yeniden Milletvekili

CHP Grubun % 75 i seçilecek yere giremezken Ali Riza Öztürk Mersin’den seçilebilecek bir yere, 3. sıraya kondu. Çek mağdurlarının dostu Ali Riza  Beyi kutluyoruz.

Posted in Genel. 1 Comment »

ÜLKE TV Rahmi Ofluoğlu Link

Ülke TV’de Fatma Çiftçi’nin sunduğu Ekonomi Programına Av. Rahmi Ofluoğlu konuk oldu. İzlemek için aşağıdaki linke tıklayınız..

http://www.youtube.com/watch?v=dwnGRFpWaVE

Karşılıksız Çek Suçu Olmalı mı?

Mağdur kim?

Mağdur kim sorusuna cevap vermeden önce şuna bakalım; karşılıksız çek suçu diye bir suç olmalı mı?

Suç ve ceza, ceza hukukunun alanına giren düzenlemelerdir. Ceza düzenlemelerinde korunmaya değer bulunan hukuki değerleri korurlar. Bu anlamda karşılıksız çek bir suç olarak tanımlanmalı mı?  Bunun için dünyaya bakalım. Dünyada bizdeki gibi tanımlanan ve ceza müeyyideleri ile korunmaya alınan bir karşılıksız çek düzenlemesi yok. Bize göre bu düzenleme modern hukuk prensipleri ile bağdaşmadığı gibi bizim ceza hukuk sistemimizle de bağdaşan bir düzenleme değil.

3167 BAŞARISIZDI, 5941 DAHA DA BAŞARISIZ OLACAK

3167 1985 yılında yasalaştı. Daha sonra iki kez değiştirildi. Her değişiklik yapılırken genel gerekçede bir önceki düzenlemenin başarılı olmadığı, bu nedenle yeni düzenlemeye gerek duyulduğu yazıldı. 5941 in genel gerekçesinde aynı şeyler yazılı, 3167 nin uygulamasından olumlu sonuç alınamadı, bu yüzden bu yasa çıkarıldı. Söylüyoruz; 5941 en başarısız çek yasası olacak..Uzun ömürlü olamayacak, bunu siyasi iktidar da biliyor..

MAĞDUR

Mağdur, ceza hukuki anlamında suçtan zarar görendir. Çek mağdurları tanımlaması ceza hukuku anlamında bir tanımlama değildir. Onlar bir ceza düzenlemesinin, çek yasasının mağdurlarıdır. Bu iki kavramı birbirine karıştırmamalıyız.

KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU GİBİ KARŞILIKSIZ ÇEK MAĞDURU DA BİZCE YERSİZ BİR KAVRAM

Biz karşılıksız çek suçu gibi bir suç tanımına karşı olduğumuz için karşılıksız çek mağduru kavramını da kabul etmiyoruz. Buradaki mağduriyet,  ticari ve sinai yaşamda var olan risk kavramı ile açıklanabilir. Çeki alan bir ticari risk almıştır, çek ödenmediğinde ise risk gerçekleşmişitir. Buradaki mağdur kavramı bize özgü, ülkemize özgü uydurma bir kavramdır, dünya hukuk literatünde böyle bir kavram yoktur. 3167 ve 5941 den hapis cezası ile karşı karşıya kalanların durumu ise çağdışı bir uygulamanın mağduriyetidir.

3167 ve 5941 ile korunan anlamlı bir toplumsal değer yoktur.

Bugün sanayici ve iş adamlarına sorsanız; malınızı çeke güvenerek mi satıyorsunuz? Alacağınız cevap %99.9 hayır olacaktır. Hiç kimse, hiçbir iş adamı ödenmediği zaman 5 yıl sonra gerçekleşecek ceza ve bu cezaya dayalı belki gerçekleşecek ödeme ihtimaline karşı malını satmaz..Bu akıl işi değildir. Burada etkili olan ceza değil, çekin karşılıksız yazılmasının çek hesabı sahibine verdiği zarar, yaratacağı itibarsızlıktır. Çek belli düzenlemelerle mutlaka korunmalı, ama ceza ile değil..Ceza hiçbir işe yaramayan, ya da istatistiksel olarak baktığımızda çok az işe yarayan, yararından daha çok zararı olan bir düzenleme.

Rahmi Ofluoğlu’nun ÜLKE TV deki  konuşması bugün 17:00 den itibaren  www.radyoadaletinsesi.com web radyosunda yayınlanıyor.

SON DAKİKA

Av. Rahmi OFLUOĞLU’nun konuk olacağı Ülke TV. Programı Saat 16:30′ a alınmıştır.

 

PROGRAMI SUNAN: Fatma Çiftçioğlu

KONU                               : Karşılıksız Çek Mağdurları

TARİH                             : 08 Nisan 2011 Cuma günü

SAAT                                : 16.30

Posted in Genel. 2 Comments »

Rahmi Ofluoğlu Ülke TV’de

SON DAKİKA

Rahmi Ofluoğlu Ülke TV’nin Ekonomi Programına Konuk Oluyor..

PROGRAMI SUNAN: Fatma Çiftçioğlu

KONU                               : Karşılıksız Çek Mağdurları

TARİH                             : 08 Nisan 2011 Cuma günü

SAAT                                : 16.30

ÜLKE TV ERİŞİM BİLGİLERİ
Uydu :Türksat 2A (42 Cº Doğu)
Frekans:  11.830Mhz
Sembol: 7200
Polarizasyon: Dikey (Vert)
Fec: 5/6
DIGITURK 38. kanal, D-Smart 94. kanal, Tivibu 64.Sıra ve Kablo TV’de

3167 KESİN HÜKÜMLER, İŞE YARAMAZ DİLEKÇELER

GÜZEL FAKAT İŞE YARAMAZ DİLEKÇELER

Kesinleşmiş hükümlerde en çok rastlanan eksiklikler:

  • Katılanın(şikayet eden) ibraz eden hamil olmayışı,
  • Ciro iptalleri,
  • Suç failinin yanlış tespiti,
  • Gerekçeli kararlardaki eksiklikler,

KESİN HÜKÜMLERE KARŞI YAPILAN  BAŞVURULARDAKİ EKSİKLİKLER

Avukat gerekçeli karara itiraz etmiş. 5941 sayılı yasanın yürürlükte olmadığını düşünürseniz dilekçe çok güzel, ama yürürlükte yeni bir yasa var ve bu yasaya göre oluşmuş içtihatlar…

Basit bir konu; gerçek kişi çeki, çeki vekaleten eş imzalamış,  katılan(şikayetçi) çeki karşılıksız işleminden sonra temellük etmiş. Avukat bu açığı görmüş ve uzun uzun temellük edenin şikayet hakkı olmadığını anlatmış, ama atladığı iki önemli  husus var; çek gerçek kişi çeki ve vekaleten imzalanıp keşide edilmiş,  5941 5/3 e göre açık bir suçsuzluk var, suç oluşmamış, avukat bunu görmemiş. Avuktın katılan hakkındaki yorumu çok yerinde olmasına karşın Yargıtay kararı sunmamış ve hakim istemi ret etmiş.

Oysa bu somut olayda mahkemeye sunulacak 5 adet yargıtay içtihatı var, bunlar:

  • Gerçek kişi vekiline ilişkin içtihat,
  • Çeki karşılıksız işleminden sonra temlik cirosu ile edinen katılana ilişkin içtihat,
  • Yargıtayın lehe hüküm uygulamasına ilişkin içtihatı,
  • Şikayet hakkının bankaya ibraz eden hamile ait olduğuna ilişkin içtihat,
  • Yoklukta yargılamaya ilişkin içtihat.

Avukat güzel fakat işe yaramaz bir dilekçe yazmış….

%d blogcu bunu beğendi: