Ödeyemeyeceğiniz Çeki Niye Yazdınız?

Başbakan Erdoğan, grup toplantısından sonra TBMM  kulisinde kendilerini ‘çek mağduru’ diye tanıtan kişileri dinledi. Çek mağduru olduklarını söyleyen kadınların ısrarla “Başbakanım” diye yüksek sesle bağırmalarına sinirlenen Erdoğan, “Ne bağırıyorsunuz?” diye tepki gösterdi.

Çek mağduru olduğunu iddia eden Ayşe İncek, “Sayın Başbakanım sizinle bir kere daha görüşmüştük” diyerek söze girmek istedi. Bunun üzerine Erdoğan, “Siz çek mağduru değilsiniz. Çekini ödemeyen veya ödeyemeyensiniz. Bende ticaretle uğraştım. Ödemeyeceğiniz çeki niye yazdınız?” diye sordu. Erdoğan, yasa çıkararak bu konuya bir kez çözüm getirdiklerini hatırlattı ve başka adım atmayacaklarını ifade etti.

Erdoğan’ın çıkışına şaşıran Ayşe İncek ve beraberindekiler, yakınlarının çek yüzünden hapiste olduklarını, bu nedenle mağdur olduklarını iddia etti. Başbakan Erdoğan’ın yanında bulunan AK Parti  Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı araya girerek kendisinin sorunla ilgileneceğini ifade etti. (Cihan Haber Ajansı) 

Posted in Genel. 4 Comments »

4 Responses to “Ödeyemeyeceğiniz Çeki Niye Yazdınız?”

  1. duygu Says:

    ya bu nedir bu ne ön yargıdır
    illa pişmanlık yasasınamı girmeleri gerekiyo
    pişmanım demek için işlenen suç çekini ödeyemeyen in suçından hafifmiki

  2. MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

    .
    Başbakan bugün TBMM’nde çek mağdurlarına bağırmış.
    .
    Bu haberi okuyunca hepimiz haklı olarak çok kızdık. Bu yüzden belki gözden kaçırdık. Ben belki üçüncü defa baktığımda farkettim:
    .
    Başbakanımız der ki, “Siz çekini ödemeyen veya ödeyemeyensiniz “.
    .
    O bile sonunda anlamış “ÇEKİNİ ÖDEMEYENLER” ve ayrıca “ÇEKİNİ ÖDEYEMEYENLER” diye iki ayrı grup olduğunu…!
    .
    Bu 2 grup çok ama çok farklı.
    .
    .
    .
    .
    Saygılarımla,
    Mehmet Ali Öztürk

  3. kelimeler tükenmeden Says:

    SKANDAL! VİCDANSIZLAR!(O zamanın Tercüman Gazetesinden) Yıl 1984. Özal`ın ANAP Hükümeti, ekonomiyi libere ederken, et ithalatına da izin çıkarıyor.

    Bazıları ayağa kalkıyor ve “bu ithalat serbestisi hayvancılığımızı öldürür” diye haykırıyor ama bu haykırışlara rağmen ithalat başlıyor…
    Kopuzlar Gıda`ya (Mustafa Kopuz merhum) ait Elif Sucukları`nın muhasebe ve fabrika müdürü, (Fabrika Kağıthane`de) futbolculuktan gelme ve aynı zamanda Erbakan`ın genç bir müridi. Çevresinde “Laik Devlete düşmanlığı” ile tanınıp biliniyor.. Bu genç İslamcı aynı zamanda Elif Sucukları”nın küçük bir hissedarı da. Ve adı: Recep Tayip Erdoğan!
    İşte bu genç adam bir gün, yanında patronu Mustafa Kopuz da olduğu halde, ülkenin en büyük et ithalatçısına gidiyor. Vadeli çek verecekler ve ithal et satın alıp, sucuk üretecekler. Ancak ithalatçı firma, ilkeleri gereği bu genç adamın ve patronunun taleplerini geri çeviriyor. Vadeli çekle mal verseler bile mutlaka bir banka teminat mektubu istediklerini söylüyorlar. Aradan birkaç gün geçtikten sonra Mustafa Kopuz, yanında Ankaralı ünlü bir müteahhit (aslen Rizeli) de olduğu halde et ithalatı yapan firmanın yetkililerini ziyarete geliyor.. Ankara`dan gelen bu müteahhit konuk, et ithalatı yapan firmanın bağlı olduğu holdingin bir başka inşaat malzemesi şirketinin iyi bir müşterisi. Kendi çalıştığı bankalardan birinden teminat mektubu vermeyi öneriyor. Et ithalatçısı firma yetkilileri de Elif Gıda lehine olmak şartıyla bu teklifi kabul ediyorlar. Teminat mektubu ile birlikte çekler tanzim edilip ithalatçı firmaya teslim ediliyor ve Danimarka`dan gelen (İslami Kurallara uygun kesilmiş olması mümkün değil) ithal etlerin sevkiyatı da başlıyor.
    Çekleri, genç muhasebeci Recep Tayip imzalıyor. Ve günü geldiğinde çekler bir türlü ödenmiyor. Recep Tayip alacaklı firmaya gidip karşılıksız çıkan çekleri yeni çeklerle değiştirmeyi, nasıl olsa banka teminat mektuplarının olduğunu söylüyor. Talebi bir sefere mahsus olmak üzere kabul ediliyor ve o yeni çekler de ödenmiyor… Teminat mektubu nakde çevriliyor. Ankara`da iş yapan Rizeli müteahhit ile Elif Gıda`nın arasına kara kedi giriyor.
    Buraya kadar her şey normal çünkü çekler karşılıksız çıksa da teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonucu tahsil edilmiş oluyor. Ama asıl olaylar ondan sonra gelişiyor.
    Aynı firma, yani Recep Tayip”in firması o büyük et ithalatçısından mal alamayınca bu kez piyasadaki başka küçük firmalara yöneliyor. Ve bir sabah, Tercüman Gazetesi şu başlıkla çıkıyor: “Skandal! Vicdansızlar!.. Eşek etinden sucuk üretip halka satıyorlar!” Gazetede, Recep Tayip beyin bir fotoğrafı yer alıyor.. Tutuklanıp götürülmüş…
    Birkaç geceyi nezarethanede geçiriyor. Dava açılıyor. Sonuç: Yanlışlıkla karışmış birkaç parça eşek eti…

    • MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

      Bilmeyenler için bir açıklama:
      .
      İslam dinine göre AT ETİ yenilebilir ama EŞEK ETİ yenilemez (hayvanların ayak tırnaklarına bakılarak yapılan ayırım bu).
      .
      Dinine göre yenmesi haram olan eti bilmeden yiyenlerin günahı kime aittir ?


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: