BAŞBAKAN SAYILARI ABARTILI BULDU

KİM HAKLI?

SAYILARI KİM, NEDEN ABARTIYOR?

KİMİ KANDIRMAYA ÇALIŞIYORUZ?

SAYILARI ABARTMANIN KİME NE FAYDASI VAR?

Yukarıdaki soruların cevapları birilerini rahatsız edebilir. Birileri bu hareketin başından beri her şeyi abartıyor, insanlara boş umutlar pompalıyor, yapılan eylemleri sahipleniyor, kendisinin hiç bir katkısı olmayan eylemleri sahiplendiği gibi, sahiplenemediklerini de karalıyor..İşte yukarıdaki soruların yanıtları burada..

BİRLİK OLMAK

İyi niyetli insanlar birliğin sağlanması için gayret sarfediyorlar, fedakarlık yapıyorlar, ama bazı çevreler birliği bozmak için elinden geleni ardına koymuyorlar. İşte en son Kılıçdaroğlu ziyareti..

Dayanaksız, yalan iddialarla yapılanları karalamaya, Rahmi Ofluoğlu’nu küçük düşürmeye çalıştılar, başaramadılar..Bu kez tehditler başladı.

Cuneyt dedi ki… // 114

Sayın Ofluoğlu en kısa zamanda yanında olacağımı beni göreceğini sana söyleyebilirim, sitende yaptığın karamaları kurgularıda yüzüme karşı tekrarlamanı senden rica edeceğim, saygılarımla..

Ne kadar kurnazca bir anlatım. Güya saygılı, çok açık bir tehdit var ama aklınca bu tehditi kamufle ettiğini sanıyor..kendisi dışındaki herkes aptal ya…

Ortalık durulmuşken ne gerek vardı bu tehdite?

Evet ne gerek vardı bu tehdide? Buna siz karar verin..

SİTENİN BUGÜN Kİ BAŞ YAZISI

Başyazı başbakanla yapılan görüşmeyi  yazının başına almış. Görüşmeyi kimlerin, nasıl gerçekleştirdiklerini biliyoruz. Site sanki bu görüşmeyi kendisi planlamış ve gerçekleştirmiş izlenimini vererek söze başlıyor. Görüşmede görüşmeye ön ayak olan hanımefendiler başbakana” bir milyon mağdur adına konuşuyoruz” deyince, başbakan” abartıyorsunuz, mağdur sayısı milyonla değil binlerle ifade edilecek durumda” diyor..

Site başbakanın gerçeği bilmediğini anlatmaya çalışıyor ve şöyle devam ediyor:

“Aramaları yapan aynı kişiler
Emine Erdoğana giden mektup sayısı 70 olunca
Böyle düşünmesi de kaçınılmaz.
Son zamanlarda bir yılgınlık bir mücadeleden kaçma yaşanıyor.
Her harekete her eyleme siyaset bulaştırılmaya çalışılıyor
Sorunun devamından yana olanlar,Bizi bölmeye gücümüzü ve direncimizi azaltmaya çalışıyorlar, kimileri egolarını tatmin etmeye çalışıyor kimileride nasıl rant sağlarım arayışı içinde ne yazıkki.”

Bu site bu kapkara cahilliği ile harekete yön vermeye çalışıyor..cahillik bir yana bir de insanlara saldırarak bunu yapmaya çalışıyor..” Sorunun devamını isteyenler, egolarını tatmine çalışanlar, rantçılar..”

Bu zat-ı muhterem sorunun devamını isteyen o değil, sitenin başına avukat reklamlarını koyan o değil ….ve hepsinden önemlisi bu zat hiç bir eylemde ortada yoktur..Yakında beni ziyarete gelecek..HER HALDE BU ZATIN EN BÜYÜK EYLEMİ BENİ ZİYARETİ OLACAK.

BU ZAT BU HAREKETİ YÜKSEK İNSANİ DUYGULARLA YÖNETMEYE ÇALIŞIYOR!…

Gelelim kim haklıya..Haklı veya haksız bakış açısına bağlı.. Mağdurları hapse girme riski olanlar ve kaçaklar olarak görürsek bu sayı evet bir kaç bindir ve başbakan elbette haklı.

Mağdurları yargılanan kişiler olarak ele alırsak bu sayı gene de bir milyon değil..Olsa olsa, en fazla yüz elli bin..Dava sayısının bir milyon olması ile yargılanan kişi sayısını karıştırmamak gerekir, çünkü kişi başına dava sayısı onlarca olabilir, tek bir davası olan kişi yok gibidir..

İşte birileri yalan yanlış rakamlarla, abartılarla, yalanlarla insanlara yön vermeye çalıştı ve harekete büyük zararlar verdiler..

BAŞBAKANIN ÇEK MAĞDURU SAYISINI BİLMEDİĞİNİ İDDİA ETMEK NE BÜYÜK YANILGIDIR, NE BÜYÜK CEHALETTİR, GAFLETTİR..

Başbakan devleti yönetiyor ama ülkesindeki karşılıksız çek davaları sayısını bilmiyor, kaç kişinin hapiste olduğunu bilmiyor, kaç kişinin kaçak olduğunu bilmiyor..ve biz bu kafa ile başbakanın karşısına çıkıp bir talepte bulunuyoruz..

EFENDİLER!

Haksızlığını biri de birdir, bini de..Adalet sayı ile ölçülmez, kantarla tartılmaz.. Karşılıksız çekten hapis cezası bir ortaçağ uygulamasıdır..Sayı ne olursa olsun biz bu insanlık suçuna karşıyız..Kaldi ki bugün hapiste olan ve hapse girme tehditi altında olan 5, 6 bin sayısı azımsanacak bir sayı değildir..Binlerce insan kendilerinin değil, büyük bir çoğunluğu şirketlerin borçları nedeni ile özgürlüğünü kaybetme riski ile karşı karşıyadır. İster kendi borçları, isterse yönettikleri şirketlerin borçları için olsun borçtan hapis bir insan hakları sorunudur..YALAN DOLANLA KAYBEDECEK VAKTİMİZ  YOK..

NOT: Pazartesi Metris Cezaevi önündeyiz..

 


 

Posted in Genel. 15 Comments »

15 Responses to “BAŞBAKAN SAYILARI ABARTILI BULDU”

  1. MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

    Yukarıda belirttiğim rakamlara ulaşırken fazlasıyla muhafazakar davrandım; mesela (avukatların hak kaybolmasın diye alacaklıları şikayet etmeye teşvik ettiklerini, adeta zorladıklarını bile bile) gerçekte % 2-3 olması gereken şikayet edilmeyen çek oranını % 10 aldım.
    .
    Hapis cezası kesinleşip hapse girme durumuna gelene kadar çeklerin ödenme durumunu % 85 olarak aldım ki, bu da muhtemelen daha düşük olmalıdır.
    .
    Benim vurgulamaya çalıştığım şey, ne kadar küçük görülmeye çalışılırsa çalışılsın “çek mağduru” olarak adlandırdığımız kitlenin en azından 100,000 kişi olduğudur. Bazı illerimizin nüfusundan fazla bir rakam.
    .
    Elbette adaletsizlik 1 kişi için bile söz konusu ise ortadan kaldırılmalıdır.
    .
    Ama en az 100,000 ile ifade edeceğimiz bir kitle söz konusu ise, ortada sadece bir adalet problemi değil, çok ciddi bir sosyal problem de var demektir.
    .
    .
    .
    Saygılarımla,
    Mehmet Ali Öztürk

    • rahmiofluoglu Says:

      100.000 rakamı abartı. Abartının kimseye faydası yok, zararı var. 2008 öncesi resmi istatisklere göre açılan çek davalarının % 2.5 u hapis cezası olarak infaz ediliyor. Hükümetin rakamı doğrudur, 2010 da tahliye olan çek mahkumu sayısı 2260 kişi, kaçak da bir okadar olsa 4500 bilemedin 5000…Ya da 6000…ABARTI YANLIŞ.. Ancak bu rakam bir adaletsizliği açıklamya yetmiyor mu?

      • MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

        Tamam sizin dediğiniz gibi resmi istatistiklerden hareket edelim. Resmi olarak; yazdırılan, yazıldıktan sonra da ödenmeyen çek sayısı (2003-2010 yıllarında) toplam 4,000,000. Sizin verdiğiniz resmi istatistik olan % 2.5 ‘i kullanalım:
        .
        4,000,000 x % 2.5 = 100,000 …!
        .
        Bu rakam (2003-2010) arasında) hapise girmek durumunda olan, kaçak olan, hapiste olan, ve hapis yatıp çıkmış kişi sayısıdır.
        .
        Sayıları abartmanın tabii ki faydası yok, hatta zararı var. Üstelik adaletsizlik 1 kişi söz konusu olsa bile düzeltilmelidir. Ama çok küçük olarak düşünmek de toplumsal bir problemi görmezden gelmek olur.

      • rahmiofluoglu Says:

        Siz 2003 – 2010 arasını alıyorsunuz. Cezası infaz olanları burada hesaba katmanın anlamı yok..
        Hem sayıların önemi nedir?
        “Sayı 6000 ise karşılıksız çeke hapis yerinde, sayı bir mliyon olursa karşılıksız çeke hapis kötü, adil değil..” Mantık bu mu?

      • MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

        Ben de farklı bir şey söylemiyorum ki.
        .
        Şöyle diyorum :
        .
        “…Üstelik adaletsizlik 1 kişi söz konusu olsa bile düzeltilmelidir. Ama çok küçük olarak düşünmek de toplumsal bir problemi görmezden gelmek olur.”
        .
        Saygılarımla,
        Mehmet Ali Öztürk

      • MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

        Üstelik 2009 ve 2010 yılındaki yazılmış çek sayısı 1,100,000’dan fazla TCMB resmi verilerine göre. Resmi istatistiği kullanırsak yaklaşık 30,000 kişi daha mağdur olacak…
        .
        Benim sayıların üzerinde durmamın sebebi, herşeyi kelle sayısıyla (yani kendilerine oy verecek-oy vermeyecek olan kişi sayısıyla) hesap etme heveslisi AKP’nin durumu görmesi/bilmesi. Madem ki adaletsizliğe aldırmıyorlar, belki “kelle sayısına” aldırırlar.
        .
        Saygılarımla,
        Mehmet Ali Öztürk

      • rahmiofluoglu Says:

        Siz illa rakamları büyütmek için gayret içindesiniz. Bir kere mağdur tanımında anlaşalım. Ben cezası infaz aşamasında olanla davaları devam edenleri ayırıyorum; çünkü davaları devam edenlerin durumu acil değil. Böyle baktığında 2007, 2008, 2009 davaları devam etmektedir. 2005 yılı öncesi zaten yok..Bunun uzun açıklamsına girmiyorum. Arada 2005 yılının yarısı ve 2006 var…Siz yıllara göre yazılan çek miktarının %2.5 unun alıyorsunuz ve sonra topluyorsunuz..Olur mu hiç?
        Ayrıca baksanıza eylemlere katılan sayı 25 kişi..Nasıl anlatalım başka?…Başbakan da yalan söylüyor…

    • MEHMET ALI OZTURK Says:

      Bu durumda, çok temelde farklılaşıyoruz. Siz çek mağdurlarını sadece şu anda hapiste olanlar olarak görüyorsunuz.
      .
      Bana göre
      .
      – hapiste yatmış, çıkmış
      – hapiste bulunan
      – hapise girmemek için (yurtiçi veya yurtdışında) kaçak olan
      – hapise girmek üzere olan
      – dosyaları Yargıtay’da bulunan
      – davaları ilk derece mahkemelerde görülmekte olan
      .
      herkes potansiyel çek mağdurudur; sadece hapiste olanlar değil. Zira hepsinin hapse girme ihtimali mevcuttur. Hesaba başlangıç olarak aldığımız 4,000,000 rakamı tüm bu kişileri kapsamaktadır. 100,000 rakamı ise, sizin verdiğiniz resmi istatistiğe göre, tüm bu dosyaların % 2.5’ine karşılık gelmektedir.
      .
      Sayılarımızda bu denli büyük farklılık bulunmasının sebebi budur.
      .
      Tabii ki hapiste bulunmakla, dosyası temyiz edilmiş olmak arasında çok büyük bir fark var-ama neticede bu yurtdaşlarımızın hepsi hapse girme tehdidi altındadırlar.
      .
      Gerçek sayı ne olursa olsun, bu ayıba biran önce son verilmelidir. Hükümet ve meclisten pek bir umudum yok. Yargıtay bu güne kadar hala bir ictihad açıklamamıştır, sanki bir şeyler beklemektedirler. Anayasa Mahkemesi ise, en son haberlere göre, ana muhalefet partisi CHP’nin 5941 sayılı kanunun bazı hükümlerinin iptali için yaptığı müracaatı esastan görüşmeye başlamıştır-buradan bir iptal ve yürütmeyi durdurma kararı çıkabilir ama müracaat reddedilebilir de; daha önce reddetmişlerdi-yeni müracaatın gerekçeleri de aynı olduğu için pekala reddedilebilir. Geriye bir tek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kalıyor-bu da uzun yol. Buraya kaç kişinin müracaat ettiğini bilemiyoruz ama hükümleri kesinleşmiş olanların 6 aylık sürelerini kaçırmadan müracaatları çok faydalı olabilecektir.
      .
      Saygılarımla,
      Mehmet Ali Öztürk

      • rahmiofluoglu Says:

        Siz bu yüzden yanlış yoldasınız. Ben sadece içerde olanlar demiyorum; infaz aşamasında olanların hepsi; yani içerde olanlar, kaçak yaşayanlar…ama dikkat!.. bakınız hala 2006 yılının bile hepsi temyizden gelmedi. 2005 ve 2004 yıllarının hemen hepsi infazda.. Bu yıllara ait infazda olan sayı 3000.. 2006, 2007, 2008, 2009 Yargıtay’da ve yasa bozması bekliyor. Bu ne demektir? Bu kişilerin daha en azından 3 yılı var. Dosyalar bozulup gelecek, esas mahkemesi dosyalara yeni numara ve duruşma günü vereceke, yeni yasaya göre yeniden yargılama olacak, sonra dosyalar tekrar Yargıtaya gidecek..Bu hızlandırılmış yargı ile, yani yeni kurulan dairelerle bile en erken üç yıl alır..
        POTANSİYEL ÇEK MAĞDURLARI
        İşte bu kavram sizi yanlışa sürüklüyor..Sizin yazdığınız site harekete bu varsıyımlarla zarar veriyor. Potansiyel mağdurlar sizin kafanıza göre, sizin aklınıza göre neden harekete destek versin? Nitekim de vermiyor.. 25 KİŞİYİZ..Bu sayı 2.5 yıldır hiç değişmedi…NEDEN…NEDEN…NEDEN….?
        Potansiyel mağdurların mücadeleye destek vermesi için belli bir mücadele geleneğine ve siyasi bilince sahip olmaları gerekiyor. Zaten bu bilinç var olsa Türkiye’de bu ucube yasa ve ucube hukuk uygulamaları olamaz.. Biz işte bu siyasi bilince katkı vermek için KOSİAD ı kurduk..ama KOSİAD önünde en büyük engel sizin yazdığınız site oldu..Öyle akşama kadar sitede 25 kişinin birbirine gaz vermesi ile bir yere gidilemez..Bu mastırbasyondur ..tatmin ediyorsa bir diyecek yok..EVET SAYILARINIZ ABARTILIDIR..YANLIŞ YOLDASINIZ….

      • MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

        Sayın Ofluoğlu,

        Sizin hesabınıza göre ben ve benim gibiler en az 3 yıl rahatlar ve potansiyel çek mağdurları olarak bu davaya destek vermeleri için hiçbir sebep yok.

        Peki ben niye ortadayım, bir şeyler yapmaya çalışıyorum? Yazılan çeklerimin hepsi 2010 yılı ilk 3 ayında yazıldı, sonuçlanan davam yok, temyize giden davam yok. Ama bu haklı mücadelenin içinde karınca kararınca olsa bile bulunmaya çalışıyorum. Benim gibi kimse hiç mi yok ?

        Yazdıklarınıza aynen katılan “Doktor” da sizin hesabınıza göre çek mağduru değil ama o da, kendince, bir çalışma ve gayret içinde.

        Herşeye rağmen, bir konuda haklısınız: Çek mağdurları sadece 25-50 kişidirler zira geri kalanların hiçbir şey yaptıkları yok. Tipik vatandaş mantığıyla bekliyorlar ki birileri birşeyler yapsın, kendi dertleri de çözüm bulmuş olsun.

        Saygılarımla,
        Mehmet Ali Öztürk

        Hamiş: Ben mümkün olduğunca çok siteyi takip ediyor, hepsinde de (herhangi bir ayrım gütmeden) elimden geldiğince bir katkıda bulunmaya çalışıyorum. Sizin bazı sitelerle / site sahipleriyle sorununuz olabilir, bunu saygıyla karşılıyorum. Ama benim şahsi kanaatim “Birlikten Kuvvet Doğar” şeklindedir ve mümkün olduğunca tefrikten kaçınılması gerektiğine inanıyorum.

      • rahmiofluoglu Says:

        Beni doğruluyorsunuz..Sizin beklentiniz gibi insanlar duyarlı olsa zaten sorunlar kolay çözülür…Sorun insanların siyasi bilinci ve duyarlılığı..Herkes sizin gibi duyarlı olsa işimiz kolay..Bu duyarlılığı sağlamak sanıldığı gibi kolay değil..Biz 50 yıldır sağlayamadık..siz bir blogda insanları ajite ederek bu işi bir kaç günde sağlamaya çalışıyorsunuz..olacak şey mi yüzyıllardır uyanamayanları bir kaç ajitasyon yazı ile uyandırmak?….

  2. MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

    Aşağıda resmi rakamlar var. Buna göre 2003’ten bugüne yaklaşık 4 milyon çek yazılmış, yazıldıktan sonra ödenmemiş ve kati rakam olarak kalmış.
    .
    Şöyle bir hesap yapabiliriz: (kendi başıma gelenlerden hareketle) yazılan çeklerin %10’u savcılığa şikayet edilmemiş olsun. Kalır 3,600,000 çek.
    .
    Her çek bir özel veya tüzel kişiye ait olamayacağına göre kişi/firma başına 10 çek yazıldı desek 360,000 kişi/firmanın çeki yazılmıştır diyebiliriz.
    .
    Firmaların (limitedlerde en az 2, anonimlerde en az 5 ortağı olduğundan hareketle) ortak olarak sorumlusu ortalama 3 kişi olsa; çeklerin de % 75’inin firmalara ait olduğunu kabul etsek, bu durumda çeki yazılıp da şikayet konusu olan kişilerin sayısı 720,000 olur.
    .
    Yani mahkemelerde, kaçak, hapiste, ya da hapis yatıp çıkmış yaklaşık 720,000 kişi vardır diyebiliriz.
    .
    Bu kişilerin büyük bir kısmının (mesela %80-85’inin) hapis cezası kat’ileşene kadar borçlarını ödeyip şikayetleri geri aldırdıklarını düşünelim. Bu durumda hapise girmek durumunda olan, kaçak olan, hapiste olan, ve hapis yatıp çıkmış kişi sayısı yaklaşık 110,000 dir diyebiliriz.
    .
    Hesabi yaklaşımım oldukça doğrudur diye düşünüyorum. Yani çek mağduru sayısı (hapis yatıp da çıkanlar dahil) 100,000 civarındadır diye rahatlıkla söylenebilir.
    .
    YILLARA GÖRE YAZILAN VE YAZILDIKTAN SONRA DA ÖDENMEYEN
    ÇEK SAYILARI
    2003…..611,065
    2004…..325,702
    2005…..384,282
    2006…..430,080
    2007…..495,518
    2008…..625,016
    2009…..793,667
    2010…..290,651
    2011/1.. 12,067
    Kaynak: http://www.tcmb.gov.tr/yeni/bgm/oatim/cekadet.html
    .
    .
    .
    Saygılarımla,
    Mehmet Ali Öztürk

  3. Cengiz Says:

    Hadi sayıları abartmayalımda,Adalet bakanı bu ülkede 700,000 aranan olduğunu açıklamadımı 2009 senesinde.Arananların katil,gasp,tecavüz suçluları olmadığını hepimiz biliyoruz,bu tür suçlular adaletin pençesinden kaçamıyor anında yakalanıyor.Geriye ne kaldı ekonomik suçlular.Yine adalet bakanlığı açıklamalarında 35,000 kişinin ekonomik suçtan c.evinde olduğu açıklanmadımı.2009 ve 2010 rakamları hariç.Taahhüd için adliyeler önünde kuyruklar oluşmadımı.Sayı kesinlikle binlerle ifade edilemez,hadi en basit ifade ile 150,000 diyelim az bir rakammıdır.Sayılara taklmayalım,haksızlık bir kişiyede uygulansa haksızlık değilmidir.Sayısının çokluğuna göremi karar verilir.Başbakanın çek sayısını bilmemesine imkan varmıdır,elbette yok ama işine gelmez bu konuyu deşelemek.Deşeledikçe bozuk ekonomi ve kötü ekonomik politikalar ve yönetim çıkıyor altından.elbette açıklamaz ne rakamı nede çek konusunu.Bu hükümetin çek cezası için yapacağı tek bir olumlu hamle kalmamıştır.Gidipte başbakanla görüşmek,Emine Erdoğana ulaşmayı 70 adet mektup vermeyi başarı olarak niteleyenler.Bu neyin başarısı?Olumlu olarak ne tür bir çözüm getirdi çek sorununa.Bence yapılan en güzel eylem Metris önünde yapılan eylemdir.Basına çıkmak sorunları anlatmak güzel eylemdir.Akepenin kapısında yatmak,yalvarmak,aman dilemek 5941 sayılı yasanın çıkmasına sebebiyet vermek ise yalnızca akepeye 1 sene kazandırmıştır.Bir sene geldi geçti,c.evleri dolmaya başlıyor.Yine full çektiğinde sesler yükselecek ve hükümet iktidarsa kalırsa eğer bu ceza dahada ağırlaştırılmış olarak karşımıza gelmeyecekmidir.Sorun tamamen ülke ekonomisi ile ilgili değilmidir.41 milyon borçlu bulunan bir ülkede yalnız çek kesenemi ceza var dedik,senedede hapis cezası gelmek üzere.Buna rağmen akepeden medet bekleyenlere şaşırmamak elde değil.Nemi yapılması gerekli,adaletten adaleti istemekten başka yapılacak hiç bir şey kalmadığını düşünüyorum.Hapishane önlerinde yapılacak eylemler ses getirecektir.

  4. okan aslan Says:

    .hepinize iyi günler ben 2 yıldır bu çek mağdurları sitesini ve ofluoğlunu takip eden bir çek mağduruyum.çek mağdurları sitesinde organizasyon yok.her kafadan bir ses geliyor.büyük bir bilgi kirliliği ve gereksiz polemikler görüyorum.cüneyt arkadaşımız her fırsatta ofluoğlunu karalıyor.kaç aydır ortalıkta görünmüyor.bazı arkadaşlar akp oy vermeyelim diyorlar.her çek mağdurunun en az 5 kişiye borcu vardır.bunu hiç düşündünüzmü.1.milyon kişiden söz ediyorsunuz.100 kişi toplanamıyor.lütfen birbirimize saldırmayalım.rahmi ofluoğluna haksızlık etmeyelim.hasan barışçıya.teşekür ediyorum.aslında 500 kişi toplanabilirse taksimde ses getirir diye düşünüyorum.saygılarımla

  5. BODRUM BEYAZ Says:

    ADALET SAYI İLE ÖLÇÜLMEZ KANTARLA TARTILMAZ buna daha ne söylenebilirki yüreğine sağlık hocam


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: