DİLEKÇE ÖRNEKLERİ

Dilekçe örnekleri belli davalarda yazılan dilekçelerdir. Genelleme yapılarak bütün davalar için geçerli kabul edilmemeli, her davanın farklı özellikleri vardır ve farklı dilekçeler yazılmalıdır. Önümüzdeki günlerde bu dilekçe örneklerini çoğaltacağız.

UYARLAMA YARGILAMALARI 1, 2 TIKLA GÖR

Posted in Genel. 3 Comments »

Karşılıksız Çek Adli Para Cezası mağdurları Basın Açıklaması

Yakınları karşılıksız çek suçlarında Metris Cezaevinde yatan 35 kadar mahküm yakını cezaevi önünde pankartlı bir gösteri yaptı ve bir basın bildirisi dağıttı. Bildiri şöyle:

Değerli basın mensupları, değerli kader arkadaşlarımız;

Burada toplanmış olmamızın nedeni anti demokratik bir yasadan dolayı cezaevine atılmış olan adli para cezası mağduru arkadaşlarımızın sesi olabilmektir.

Amacımız duymayan kulaklara uğradığımız haksızlığı haykırmak, görmeyen gözlere, söylemeyen ağızlara gerçeğimizi bir kez daha anlatmaktır.

Biz diyoruz ki,

Borca hapis insan hakları ihlalidir.

Biz diyoruz ki,

Borca hapis uluslararası sözleşmelere, Anayasaya, Tck ya aykırıdır.

Dostlarımız az ötede taş duvarların ardındadır.

Borçlarından dolayı özgürlüklerinden yoksun bırakılmışlardır.

Ödeyemedikleri borçlarını  özgürlükleriyle ödüyorlar.

Onların özgürlüklerinden yoksun bırakılmış olmaları, burada bizimle bulunan eşlerine, çocuklarına, yakınlarına da onlarla birlikte mahpusluklar yaşatıyor.

Aileler dağılıyor, intiharlar günlük sıradan olaylar haline geliyor, tüm yaşananlara rağmen yasama, yürütme, yargı üç maymunu oynamaya devam ediyor.

İnsan hakları savunucuları ilgisiz, yaşanan ihlali görmezden geliyor.

Yok hükmündeki bir yasa, az ötede duvarın ardında varlığını devam ettiriyor.

Taş duvarlar, hukukun katledilmesine tutsak aldıkları bedenler ile tanıklık ediyor.

Bu zulüm er geç sona erecektir.

Ülkemizde hukukun üstünlüğü mutlaka üstün gelecektir.

Ama bu gün yaşananlara sessiz kalanlar, ekonomik gerekçelerle borca hapiste ısrar edenler, özgürlüklerimizi seçim malzemesi yapmaya çalışanlar, inanıyoruz ki yaşamları boyunca bu vicdan azabından kurtulamayacaklardır.

İnsanlık onuru borca hapsi yenecektir.!

İnsan hakları, hemen şimdi.!

Özgürlük, hemen şimdi.!
ADLİ PARA CEZASI (ÇEK) MAĞDURLARI PLATFORMU

Posted in Genel. 2 Comments »

BAŞBAKAN SAYILARI ABARTILI BULDU

KİM HAKLI?

SAYILARI KİM, NEDEN ABARTIYOR?

KİMİ KANDIRMAYA ÇALIŞIYORUZ?

SAYILARI ABARTMANIN KİME NE FAYDASI VAR?

Yukarıdaki soruların cevapları birilerini rahatsız edebilir. Birileri bu hareketin başından beri her şeyi abartıyor, insanlara boş umutlar pompalıyor, yapılan eylemleri sahipleniyor, kendisinin hiç bir katkısı olmayan eylemleri sahiplendiği gibi, sahiplenemediklerini de karalıyor..İşte yukarıdaki soruların yanıtları burada..

BİRLİK OLMAK

İyi niyetli insanlar birliğin sağlanması için gayret sarfediyorlar, fedakarlık yapıyorlar, ama bazı çevreler birliği bozmak için elinden geleni ardına koymuyorlar. İşte en son Kılıçdaroğlu ziyareti..

Dayanaksız, yalan iddialarla yapılanları karalamaya, Rahmi Ofluoğlu’nu küçük düşürmeye çalıştılar, başaramadılar..Bu kez tehditler başladı.

Cuneyt dedi ki… // 114

Sayın Ofluoğlu en kısa zamanda yanında olacağımı beni göreceğini sana söyleyebilirim, sitende yaptığın karamaları kurgularıda yüzüme karşı tekrarlamanı senden rica edeceğim, saygılarımla..

Ne kadar kurnazca bir anlatım. Güya saygılı, çok açık bir tehdit var ama aklınca bu tehditi kamufle ettiğini sanıyor..kendisi dışındaki herkes aptal ya…

Ortalık durulmuşken ne gerek vardı bu tehdite?

Evet ne gerek vardı bu tehdide? Buna siz karar verin..

SİTENİN BUGÜN Kİ BAŞ YAZISI

Başyazı başbakanla yapılan görüşmeyi  yazının başına almış. Görüşmeyi kimlerin, nasıl gerçekleştirdiklerini biliyoruz. Site sanki bu görüşmeyi kendisi planlamış ve gerçekleştirmiş izlenimini vererek söze başlıyor. Görüşmede görüşmeye ön ayak olan hanımefendiler başbakana” bir milyon mağdur adına konuşuyoruz” deyince, başbakan” abartıyorsunuz, mağdur sayısı milyonla değil binlerle ifade edilecek durumda” diyor..

Site başbakanın gerçeği bilmediğini anlatmaya çalışıyor ve şöyle devam ediyor:

“Aramaları yapan aynı kişiler
Emine Erdoğana giden mektup sayısı 70 olunca
Böyle düşünmesi de kaçınılmaz.
Son zamanlarda bir yılgınlık bir mücadeleden kaçma yaşanıyor.
Her harekete her eyleme siyaset bulaştırılmaya çalışılıyor
Sorunun devamından yana olanlar,Bizi bölmeye gücümüzü ve direncimizi azaltmaya çalışıyorlar, kimileri egolarını tatmin etmeye çalışıyor kimileride nasıl rant sağlarım arayışı içinde ne yazıkki.”

Bu site bu kapkara cahilliği ile harekete yön vermeye çalışıyor..cahillik bir yana bir de insanlara saldırarak bunu yapmaya çalışıyor..” Sorunun devamını isteyenler, egolarını tatmine çalışanlar, rantçılar..”

Bu zat-ı muhterem sorunun devamını isteyen o değil, sitenin başına avukat reklamlarını koyan o değil ….ve hepsinden önemlisi bu zat hiç bir eylemde ortada yoktur..Yakında beni ziyarete gelecek..HER HALDE BU ZATIN EN BÜYÜK EYLEMİ BENİ ZİYARETİ OLACAK.

BU ZAT BU HAREKETİ YÜKSEK İNSANİ DUYGULARLA YÖNETMEYE ÇALIŞIYOR!…

Gelelim kim haklıya..Haklı veya haksız bakış açısına bağlı.. Mağdurları hapse girme riski olanlar ve kaçaklar olarak görürsek bu sayı evet bir kaç bindir ve başbakan elbette haklı.

Mağdurları yargılanan kişiler olarak ele alırsak bu sayı gene de bir milyon değil..Olsa olsa, en fazla yüz elli bin..Dava sayısının bir milyon olması ile yargılanan kişi sayısını karıştırmamak gerekir, çünkü kişi başına dava sayısı onlarca olabilir, tek bir davası olan kişi yok gibidir..

İşte birileri yalan yanlış rakamlarla, abartılarla, yalanlarla insanlara yön vermeye çalıştı ve harekete büyük zararlar verdiler..

BAŞBAKANIN ÇEK MAĞDURU SAYISINI BİLMEDİĞİNİ İDDİA ETMEK NE BÜYÜK YANILGIDIR, NE BÜYÜK CEHALETTİR, GAFLETTİR..

Başbakan devleti yönetiyor ama ülkesindeki karşılıksız çek davaları sayısını bilmiyor, kaç kişinin hapiste olduğunu bilmiyor, kaç kişinin kaçak olduğunu bilmiyor..ve biz bu kafa ile başbakanın karşısına çıkıp bir talepte bulunuyoruz..

EFENDİLER!

Haksızlığını biri de birdir, bini de..Adalet sayı ile ölçülmez, kantarla tartılmaz.. Karşılıksız çekten hapis cezası bir ortaçağ uygulamasıdır..Sayı ne olursa olsun biz bu insanlık suçuna karşıyız..Kaldi ki bugün hapiste olan ve hapse girme tehditi altında olan 5, 6 bin sayısı azımsanacak bir sayı değildir..Binlerce insan kendilerinin değil, büyük bir çoğunluğu şirketlerin borçları nedeni ile özgürlüğünü kaybetme riski ile karşı karşıyadır. İster kendi borçları, isterse yönettikleri şirketlerin borçları için olsun borçtan hapis bir insan hakları sorunudur..YALAN DOLANLA KAYBEDECEK VAKTİMİZ  YOK..

NOT: Pazartesi Metris Cezaevi önündeyiz..

 


 

Posted in Genel. 15 Comments »

ÇEK PANELİ RADYO ADALETİN SESİ’NDE

İstanbul  Barosu’nun düzenlediği çek panelinin tamamını, Radyo Adaleletin Sesi banttan yayınlıyor. Dinlemek için www.radyoadaletinsesi.com  adresine gidiniz..Yayının tamamı 260 dakikadır.

Panel sonunda Av. Rahmi Ofluoğlu ile Prof. Dr. Serap  Keskin Kiziroğlu arasında karşılıksız çek suçunda KAST konusunda hararetli bir tartışma yaşandı. Çek panelinde ayrıca çek mağduru ekim2510 ve Av. Sibel Sevinç kısa bir konuşma yaptılar. Av. Muhittin Köylüoğlu çek mağdurlarından yana sert bir konuşma yapınca salonda gergin bir hava oluştu..Dinlemek için www.radyoadaletinsesi.com  Yayın sürekli olacak ve yarın akşama kadar kesintisiz sürecektir. Yayın daha sonra istek olunca tekrarlanacaktır.

Radyo FireFox’dan dinlenemiyor, bu sorunu gidermeye çaşıyoruz, yayını internet explorer’dan dinleyebilirsiniz..

Posted in Genel. 2 Comments »

SINIF MÜCADELESİ

MURAT YALÇIN’A CEVAP

iş  adamlarının sınıf mücadelesi kendi sınıfları için olur. Çek mağdurları sitesinde Sayın Murat Yalçın benim şu aşağıdaki yazımı eleştirmek için yazdığı yazıda benim çek mağdurları üzerinden sınıf mücadelesi yaratmağa çalıştığımı, buradan bir örgüt çıkarmak amacında olduğumu yazmış . Kendisi sınıf mücadelesinin ne anlama geldiğini, sınıf mücadeleleri tarihini bilmeye bilir, ama ben en azından küçük, orta iş adamlarından, hele hele batmış iş adamlarından böyle bir örgüt kurulamayacağını, bu kesimlerin bir sınıf mücadelesi veremeyeceğini biliyorum. Bu kesimler keşke kendi mücadelelerini verebilseler. Kendi mücadeleleri için bile yoklar.

Kendilerine kırıldım, beni bu derece saf gördüğü için..

APTAL, AJAN…

Benim isim vermeyişimin nedeni bu yönlendirmeleri kimin yaptığını net olarak bilmeyişim. Bu nedenle ben olasılılıkları değerlendirdim. Benim demek istediğim şudur:

BUGÜN HAPİSLE KARŞI KARŞIYA OLAN İNSANLARA BU İŞ BİTTİ, ADLİ PARA CEZASI KISA ZAMANDA KALKACAK DİYE UMUTLAR VERMEK BU MÜCADELEYİ SABOTE ETMEKTİR. BUNU BİLEREK YAPIYORSANIZ AJANSINIZ, AKSİ HALDE APTAL..BURADA KİŞİ BELİRTMİYORUM..

GELELİM ÜZERİNE ALAN KİŞİYE VE ONUN AVUKATLIĞINA SOYUNAN SİZE..

Bir adamki kimse onu tanımaz, in midir cin midir bilmez…Bırakalım bu adamın fiziğini görmeyi..Kimdir, nedir, geçmişi nedir bilen yok..ve bu bilinmeyen adam insanların kaderine hükmetmeye çalışıyor..Var mı böyle bir olay?..Üstelikte binbir çeşit yalanla..Şimdi bu adam şimdiye kadar kendisini kime nasıl tanıtmış bunu biliyor musunuz? Bu kişi kendisi hakkında belki 50 kişiye 50 ayrı tanım vermiş. Bu insanlar çıkıp bunları açıklarsa bu adamın büyük bir yalancı olduğu ortaya çıkacak..Kimine çek mağduru olduğunu, kimine olmadığını söylüyor ve herkese ayrı bir hayat hikayesi anlatıyor. Mesala bana telefonda çek mağduru olduğunu söyledi ve hikayesini şöyle anlattı:

-Ben ağabeyimim hastanesinde çalıştım. Hastaneyi işleten şirketin müdürlüğünü yaptım. Bütün hayatımda iki yıl bir şirkete ortak ve müdür oldum hayatım kaydı….

Ve ağabeyinin HADEP kurucusu olduğunu anlattı..Bu adam şimdi ne diyor?

-BEN ÇEK MAĞDURU DEĞİLİM…İNSANLIK OLSUN DİYE BU İŞİN İÇERİSİNDEYİM…BAK HELE SEN BAK!….

PEKİ BEN SORUYORUM BU KARŞILIKSIZ ÇEK MÜCADELESİNE KADAR BU ZAT HANGİ İNSAN HAKLARI MÜCADELESİNE KATILMIŞ, BU YAŞINA KADA NE YAPMIŞ?..

Sayın Murat Yalçın ben ortaya bir yazı yazdım..Hedef göstermedim, ama taş hedefi bulmuş.  AKP li olmak ayıpta değil, kötü bir şey de değil, ama insanların geleceği ve umutları ile oynamak ayıp…

SİZ GİDİN PARTİNİZDE OTURUN BU İŞİ ÇÖZSÜN..SİZDEN BEKLENEN BUDUR..BU HAKSIZLIĞI YARATAN MUHALEFET DEĞİL İKTİDAR..İYİMAYA İNSANLARIN PARTİ BÜYÜKLERİNİN KAPISINDA DİLENMEYE YÖNLENDİRİYOR..BU TAVIR İNSANI AŞAĞILAMA TAVRIDIR..SİZ SAYIN MURAT YALÇIN GİDİN PARTİNİZE VE DEYİNKİ BU İNSANLARI AŞAĞILAMAYIN, SORUNU ÇÖZÜN..

SAYIN MURAT YALÇIN BU İŞ 15 MART”A KADAR, YA DA MECLİS TATİLE GİRENE KADAR ÇÖZÜLMEZSE SİZİN İFADENİZLE SİZ DE VEBAL ALTINDASINIZ….

ADALETİN SESİ RADYOSU YAYINDA

Dinlemek için

 www.radyoadaletinsesi.com

40 KATIR MI, 40 SATIR MI?

Hapis mi, 6 ay erteleme mi?

İşte gelinen nokta..

Şimdi sizin amacınız şu olsa; karşılıksız çek adli para cezası mağdurlarının örgütlenip büyük bir güç olmalarını önlemek, ne yapardınız? Şu içinde bulunduğumuz günler taahhütlerin sürelerinin dolduğu, mahkemelerin her gün yeni “infazın devamına..” kararları verdiği günler..Bir ay içerisinde hapisten çıkanlar ya yeniden hapse girecekler, ya da yeniden kaçak duruma düşeceklerdir. İnfaz aşamasında duran dosyalar için yeniden infazlar başlayacak, duran davalara devam kararı verilecek günler..Yani bu günler insanların kabüs görmeye başladığı zor günler..Zor durumda olan insanlar her güzel söze inanmak durumundadır, hayal olmasa bu insanlar yaşayamaz..

İşte şimdi bir ajan örgütü  toplumbilimcileri, psikologları, sosyologları bir araya toplasa; onlara dese ki karşılıksız çek mağdurlarının durumu şu yukarda anlattığımız gibi.. Bunlar bizim için tehlikeli olabilir.. Ne yapabiliriz?.. Bu kişiler konuyu çalışsalar; sizce vereceği kararlar neler olurdu? Mesala şunlar olabilir miydi?

  • Onlara umut verin, oyalayın..Nasılsa iki ay içerisinde ya hepsi hapse girecek, ya da kaçak duruma düşecek..Hapistekinden de bir zarar gelmez, kaçak durumdakinden de..
  • Onlara yakında bu iş bitecek, adli para cezası kalkacak umudu verirken de onları iktidar partisinin kapısında tutmak için;” bu işi ancak iktidar partisi çözer” söylemini durmadan yayın..Onları iktidar partisinin kapısında tutun..
  • Onlar tamamen zor duruma düşünce de, yani çoğu kaçak veya hapiste iken, celladından imdat dilemeğe başlayınca da 6 ay erteleme yaparsınız ve hepsi mutlu olur..Böylece de oylarını da garanti edersiniz..

Zalimlerin, sömürgeci ülkelerin politikaları hep böyle olmuştur.. Sömürgeciler, zalim iktidarlar halkın sorunlarını çözmezler..Yani yoksulluğu ortadan kaldırmadıkları gibi sömürüyü hızlandırırlar, sömürü sonucunda yoksullaşan insanlar bir lokma ekmek için dilenmeye başlarlar..işte o zaman dilenci durumuna gelen halk kitleleri,dağıtılan ufak ianelerle mutlu olurlar ve zalimlere minnet duyarlar.. Ve yoksul kitlellerden şu ses yükselir..

-PADİŞAHIM ÇOK YAŞA!…

Bu anlattıklarım sömürgü tarihinin ta kendisidir.

Türkiye’de son 50 yıla bakınız.. Onbinlerce bakkal kapandı, on binlerce ayakkabı atötlyesi, tekstil atölyeleri kapandı..Tarım alanlar daraldı..Köylünün ürünü para etmez oldu..Şekerpancarı, pamuk, fındık, çay…hepsi para betmez duruma geldi..Hayvancılık bitti, Türkiye et ithal ediyor..Yoksullaşan insanların ekmeğine, aşına göz koyanlar hızla tekelleşip onların işlerini ellerine geçirdiler..Perakende sektörünün %70i yabancıların eline geçti..Türkiye gida maddesi ithal eder duruma düştü..Büyük zincir mağazalar ve alışveriş merkezleri yabancı markalarla doldu..Büyük zincir mağazalar sattıkları ürünlerin % 60 nı ithal ediyorlar.

SONUÇ

Kitleler yoksullaştı..Şimdi bu yoksullara kömür, prinç, buğday v.s dağıtılıyor..Daha fazla bir şey yazmamıza gerek var mı?…

İki aydır insanlara umut pompalanıyor..Bu iş bitti bitecek..bu işi hükümet çözer..aman faks çekin..telefon edin..hadi bastırın diye..SONUÇ dağ fare doğurdu, 6 ay erteleme yeter mi diyor İYİMAYA..

GÜN BİTTİ, HAPİSLİK, KAÇAK GÜNLER GELDİ DAYANDI..VE SORUYORLAR 6 AY YETER Mİ?

Pazarlıkla bir yıl olabilir..

AJAN ÖRGÜTÜNÜN İŞİ TAMAM, GÖREV TAMAMLANMIŞTIR..İNSANLAR KÖŞEYE SIKIŞTILAR…

BİZ NE DEDİK?

ADALETİ ADALETTEN TALEP EDELİM?

Bu nasıl olacaktı? Dedik ki mahkümiyetleri kesinleşenler “kanun adına bozma” için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvursunlar. Bu başvurular örgütlü olsun..On, yirmi kaç kişi olursa avukatlarla birlikte Yargıtaya gidilir, basına da bir açıklama yapılır..Bu eylem sahiplenilir gibi görüldü ve piç edildi..Talep dilekçe ile yapılır, dilekçe mektuba çevrildi, sulandırıldı, unutturuldu..

YARGIYA GİTMENİN BİR YOLU BAROLARDAN GEÇER

Barolara gidelim diyoruz, bu çağrıya olumlu bir yanıt yok..KILIÇDAROĞLU ile yapılan görüşme hiç bir kanıta dayanmadan karartıldı, kötülendi..Bu karalamalar eyleme katılan bayanlara dayanarak yapıldı. Bu bayanlar bu açıklamaları yalanladı..Adam hiç önemsemedi, yalancı aşağılık bir duruma düşmeyi..neden mi dersiniz? Adam görevli..görevini yapıyor…

YAPILAN EYLEMLERİN HEPSİ DOĞRU..HÜKÜMET YETKİLİLERİNİ ARAMAK, FAKS ÇEKMEK…BAŞBAKANIN EŞİNE GİTMEK HEPSİ DOĞRU..BU EYLEMLERİ YAPANLARI KUTLUYORUM. BEN BİR TEK ŞEYE ÜZÜLÜYORUM; BİR ADAMIN YÜZÜNDEN BU ÇABALAR BOŞA GİDİYOR..

BİR ADAM YIĞINLA İNSANI KAPI KULU YAPMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR..SÖYLEDİKLERİ YALAN ÇIKINCA DA UTANIP SIKILMIYOR..GÖREVİNİ YAPMANIN RAHATLIĞI İÇERİSİNDE KÖŞESİNE ÇEKİLİYOR..

Bakın bu yazıdan sonra Rahmi Ofluoğlu’na karşı yapılacak saldırılar artacak..Ben de diyorum ki elle gelen düğün bayram..Nasıl olsa bu insanlar bir gün uyanacaklar..Senin o zaman hangi deliğe saklanacağını merak ediyorum…Sana bir tavsiyem var:

ÇEK ELİNİ MAZLUMLARLARDAN!…

Şimdi belki de diyeceksiniz ki bu adam ajan olduğu için değil aptal olduğu için bunları yapıyor. O zaman ben de size bir dünya liderinin şu sözlerini hatırlatacağım:

Aptallık ile hainlik aynı kapıya çıkar, bazen aptalların yaptığını ajanlar bile başaramaz..

Ne fark eder ha aptal ha ajan….

Posted in Genel. 3 Comments »

MECLİS İZLENİMLERİM

Posted in Genel. 1 Comment »

KARŞILIKSIZ ÇEK ADLİ PARA CEZASI MAĞDURLARI YÜRÜTME KOMİTESİ TOPLANTI NOTLARI

KOMİTENİN İLK EYLEMİ CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞME OLACAKTIR

Toplantıda daha önce duyurulan gündem maddeleri tartışıldı ve yeni eylemler planlandı. Gündemin ilk maddesi mağdurlara hukuksal yardımdı.

Toplantının 16 kişilik yürütme Komitesi ile yapılması planlanmasına karşın toplantıya 30un üzerinde mağdur katıldı. 16 kişilik komite üyesinden toplantıya mazeretli olarak veya hiç mazeret bildirmeden gelmeyenler oldu. Toplantı 16 kişilik olarak planlandığı için salon ve salonun düzenlenmesi buna göre yapılmıştı. Toplantı salonunda beklenmeyen bir kalabalık oluşunca yöneticiler salon düzenini değiştirilmesini sağlayarak toplantıya katılmak isteyenlere olanak sağlandı. Salonun yetersizliği nedeni ile bir kısım katılımcı toplantıyı giriş hölünde veya salonda ayakta izlemek zorunda kaldı. Bu beklenmeyen ilgi komite üyelerini mutlu etti.

HUKUKSAL YARDIM

Salon düzenlenmesinden sonra hukuksal yardım için gelenlere bire bir hizmet verildi, dosyaları incelendi ve kendilerine olası hukuksal çözümler anlatıldı. Birçok mağdurun avukatlara verecek parası olmadığı, zor koşullarda yaşamlarını sürdürdükleri tespitine bağlı olarak bu durumdaki mağdurları ücretsiz veya çok düşük ücretlerle hukuksal yardım için alınacak önlemler tartışıldı. Bu sorunların bir örgütlenme içerisinde çözümlenebileceği sonucuna varıldı.

BASIN KOMİTESİ

Hukuksal yardım gündeminden sonra  gündem dışı bir tartışmalar yapıldı. Sırası ile basınla ilişkiler, hükümet ve siyasal partilerle ilişkiler tartışıldı. Basın ile yeterli ilişkiler kurulamadığı eleştirilerine ekim2510 ve Ofluoğlu cevap verdi. Ekim2510 basın ile ilişkilerde başarılı işler yapıldığını örneklerle anlattı, Ofluoğlu’da blogların en başarılı olduğu alanın basın ve bilgilendirme olduğunu, bu konularda başarılı olunduğunu vurguladı. Sonuçta bir basın komitesinin kurulmasına karar verildi. Hükümete taciz şeklinde olmayan bilinçli bir baskının yapılması genel kanı olarak ortaya çıktı.

BAROLAR VE TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ İLE İLİŞKİLER

Toplantıda alınan ikinci önemli karar barolarla ilişkiler oldu. Bu konuda Ofluoğlu şöyle bir tespit yaptı:

“ Hukuksal anlamda Türkiye’de bir karşılıksız çek suçu yoktur. Karşılıksız çek suçlarında TCK ve diğer hukuksal düzenlemeler hayata geçirildiğinde bugün ki mağdurların %99 u mağdur olmaktan çıkacaktır. Bunun iki önemli argümanı vardır. Birisi şu andaki mağdurlar 3167 sayılı yasanın mağdurlarıdır. Defalarca vurgulandığı üzere  01.01.2009 tarihi itibari ile 3167 sayılı yasa yürürlükte değildir. İkinci olarak 01.01.2009 tarihi itibari ile TCK nın genel hükümlerinden olan 21. Maddeye rağmen kast olmadan suç gerçekleşemez. Bu nedenle karşılıksız çek suçlarında KAST unsuru aranmak zorundadır. 5941 sayılı yasanın cezayı düzenleyen 5. Madde metninde açıkça bunun yazılmamış olması hiç önemli değildir. TCK daki hiçbir suç düzenlemesinde bu suç kasten işlenen  suçtur diye bir açıklama yoktur. TCK 21. Maddenin varlığı karşısında böyle bir sözcüğün bulunması aranamaz, çünkü 21. Madde kast olmadan suç gerçekleşmez diyor ve TCK 5. Maddede  TCK nın genel hükümleri  özel ceza yasaları ve ceza içeren diğer  yasaları da  kapsadığını açıkça belirtmektedir. Karşılıksız çek suçlarında KAST unsurunun aranması halinde çek mağduriyetinin sona ereceğini ve 5941 in dolandırıcılık suçu düzenlemesine dönüşeceğini, buna da hiç kimsenin itiraz edemeyeceğini, sonuç olarak hukuk uygulandığında  şekli suç olaran karşılıksız çek suçunun ortadan kalkacağı.”  Vurgulaması yaptı.

BAROLARA ZİYARETLER

“ KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YOKTUR”

Bu tespit doğrultusunda barolardan hukuktan yana tavır almaları istenecektir.  Biz ortada bir hukuksuzluk vardır diyoruz, bu durumda birer hukuk kuruluşu olan baroların bizim yanımızda olması bir zorunluluktur. Barolar hukukun üstünlüğünü tartışmasız savunmak zorunda olan kurumlardır, bu onların olmazsa olmaz varlık nedenleridir..

HÜKÜMETE YÖNELİK İYİMSER BEKLENTİLER VE ADLİ PARA CEZALARININ 15 MARTA KADAR KALKACAĞI SÖYLENTİLERİ.

Toplantıda adli para cezalarının çok kısa bir sürede kalkacağı doğrultusundaki duyumlar tartışıldı. Başta ekim2510 olmak üzere birçok kişi bu duyumlara olan inancını bazı örnekler vererek anlattılar. Ofluoğlu ise “umarım ve dilerim ki öyle olur, insanlar bu kısa sürede bu zulümden kurtulur ama ben iyimser değilim” dedi.

Bu konuda ki tartışmalar sonrasında “biz bu iyimserliğe göre değil de kötü ihtimale göre hazırlanalım” tavrı oy birliği ile kabul gördü.

KOMİTENİN İLK EYLEMİ

KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞME

İki yılı aşkın zamandır süren bu mücadelede ilk kez parlamentodaki bir siyasi parti ile genel başkan düzeyinde bir görüşme yapılacaktır, üstelik ana muhalefet partisinin genel başkanı ile..Bu görüşme  15 Şubat Salı günü gerçekleşecektir. Kılıçdaroğlu’ndan karşılıksız çek suçlarında sürmekte olan hukuksuzluğun sona ermesi için ana muhalefetin sesini yükseltmesi istenecektir.

%d blogcu bunu beğendi: