SAYILARIN ÖNEMİ

Çek Mağdurlarının eylemleri

“Çek mağdurlarının sayısı”  yazısını neden yazdım? Mağdurlar kafalarında milyonlarca çek mağduru var diye inanıyorlar ve her seferinde büyük umutlarla Ankara’ya eyleme gidiyorlar. Sonuç her zaman sayılarda hayal kırıklığı, eylem sonrası Mecliste görüşülen bir kaç yetkilinin verdiği demeçler, basın açıklamaları ve yeniden hayal kırıklığı. Bu bir kısır döngü. 25 Ocak kaçıncı eylem, sonuç hep aynı..

MAĞDUR SAYISI

Siz  esas mahkemelerinde  ve Yargıtay’da süren derdest davaların sayısını soruyorsanız bu sayı yaklaşık 1.200.000 (bir milyon iki yüzbin.) İki sorum var şimdi benim:

-Dosya sayısı eşittir mağdur sayısı mıdır?

– Davaları derdest olan herkes sonunda hapse girme riski ile karşı karşıya mıdır?

İşte gerçek bu iki sorunun yanıtında yatıyor. Bir kere mağdur sayısı dosya sayısı kadar değil, mağdur sayısını bulmak için dosya sayısını kişi başına düşen ortalama dosya sayısına bölmeniz gerekecek. İkincisi hakkında karşılıksız çek davası açılanların istatistiklere göre % 50 si ya beraatle, ya davanın bir nedenle düşmesi, ya da uzlaşma, anlaşma ile sonuçlanıyor. Diğer % 50 nin % 95 i de infaz aşamasında hapse dönüşmeden bir şekilde sonuçlanıyor; yani % 50 nin % 5 i hapse dönüşüyor. Bu nedenlerle haklarında karşılıksız çek davası olanların büyük bölümü kendini mağdur görmüyor ve bu nedenlerle bu eylemlere destek vermiyorlar, hatta bu harekete bir kısmı karşı da..

Çevremde ortalama 200 dosyası olan firmalar var. Bunlar şöyle bakıyor olaylara; eğer ceza kalkarsa ne ala, kalkmazsa 3- 5 yıl sonra çaresine bakarız ve bu sitelerle, eylemlerle hiç ilgilenmiyorlar. Gerçeği görmeliyiz ve gerçekçi olmalıyız.

BEN KISA VADEDE BU PARLAMENTODAN VE HÜKÜMETTEN BİR ÇÖZÜM BEKLEMİYORUM

Mağdurlar kaç kişi ise bir araya gelip yargıya odaklanmalı. Kısa vadeli çözüm yargıda, uzun vadede çözüm siyasette ve TBMM de..

GERÇEKÇİ ÇÖZÜMLER VE DOĞRU HEDEFLERİN TESPİTİ VE HEDEFE YOĞUNLAŞMA İLE SONUCA ULAŞABİLİRİZ..

NOT:

Dava sayısını yeni çek yasasına göre hesaplamak yanlış. Henüz yeni çek yasasından açılan dava yok, varsa da bir kaç yüz dava..
Sonra şu anlaşılmalı; davası sürmekte olanların %90 ı bu mücadeleye ilgi duymuyor. Onların kendi kişisel çözümleri var. Bu yüzden eylemlerde kalabalık oluşmuyor..Biz gücümüzü bilmeliyiz ve ona göre yol haritası yapmalıyız.. Ben iki yıl önce de yazdım çizdim. Karşılıksız çeke adli para cezası kısa vadede kalkmayacak diye.. Maalesef haklı çıktım.. Şimdi de söylüyorum.. Tek mücadele alanı yargı…

6 Responses to “SAYILARIN ÖNEMİ”

  1. sargoz Says:

    Herkezin istediği af 5941 sayılı yasanın içinde gömülü bekliyor zaten. Bırakın eylemleri mağdur aileleri yapsın. Kamuoyu baskısı için bu çok önemli. Ama asıl olan hukuk mücadelesi.
    1. İleri vadeli düzenleme bir çekte Kast / Kusur ilkesine göre karar verilmesi gerekiyor. Veren varmı ? YOK. Bunu ancak yargıtay vereceği bir kararla çözebilir.
    2.5941 sayılı yasa şikayet hakkını ciddi şekilde sınırladı. Ciranta ve bankaya şikayet hakkı verilmemiştir. Bunu ben değil, yargıtay 10. ceza dairesi üyeleri, kanunun hazırlayıcısı hocalar söylüyor. Uygulayan mahkeme varmı ? Şuan çok az ama yakında artacak.
    Kısaca ezber bozmak gerekiyor. Bunuda sizin önderliğinizde sanıkların duruşmalardaki hukuk mücadelesi yapacaktır.

    • rahmiofluoglu Says:

      Kimsenin özgürlüğüne karışacak halimiz yok..Demek istediğim şu, bu eylemler başarısız oluyor, sonra demoralizasyon başlıyor. Doğru eylemler yapılsa, küçük küçük başarılarla harket çığ gibi büyür ve son vuruşta dev bir eylem yapılır.
      ÖRNEK
      Duruşmalar alenidir, herkes izleyebilir. Duruşmalarda kalabalık oluşturulur, avukatlar alışılmışın dışında açık net, kısıtsız bir savunma yaparlar. Basın ve izleyicilerin önünde hakim savunmayı kısıtlayamaz ..ve bu biçim tekrarlanır diğer duruşmalar da hakimler düşünmek zorunda kalır, basının ilgisi mahkemelere çekilir..Belki böylece küçük başarılar yakalanır. Hakimlere sorarız :
      Yasanın gerekçesinde kast olmadan suç oluşmaz diye yazıyor, ey hakim sen ne yapıyorsun,
      Ey hakim hamil olmayanın şikayet hakkı yoktur, duydun mu?
      Ey hakim çekin arkasında çeki ibraz edenin adı soy adı yazılı mı?
      EY HAKİM!….

  2. MEHMET ALİ ÖZTÜRK Says:

    Sayın Ofluoğlu,

    Çözüm yargıdadır diyorsunuz-doğru ama kanunlar çarpık çurpuk çıkarılmasaydı yargı da daha rahat hareket edebilecekti. Üstelik bizim yargı mensuplarımız olaylara hukuk açısından bakmıyorlar, üstlerine vazife olmadığı halde “vereceğimiz kararın ekonomiye ne etkisi olur?” gibi yanlış bir hava içinde bulunuyorlar-yoksa şimdiye kadar gerek mahkemeler gerekse Yargıtay kasıt unsurunu değerlendirir ve davaları beraatle sonuçlandırırdı. Bu yanlış yaklaşımı nasıl değiştirebiliriz ki? Hukuki savunmalar yetersiz kalıyor böyle bir bakış açısı karşısında.

    Bir önceki yazınız için de belirtmiştim. Çeklerin büyük bir kısmı
    şahıs çeki değil, anonim veya limited şirketi çekidir. Bu durumda çek başına sorumlu en az 2-5 kişi olmaktadır; ki bu sizin hesaplarınızı en az 3-4 misli artırmanız anlamına gelmelidir.

    Öte yandan, halen yargılanma aşamasında olan dosyaları temyize dahi gitmemiş (ben ve 6 ortağım dahil) pek çok kişi de kendilerini mağdur hissetmektedirler.

    Sayının ne önemi var? Gerçek bir hukuk ve adalet devletinde elbette yok ama maalesef ülkemizde sayınız çok ise sorununuz çözülüyor.

    Ben açıklanan çok farklı rakamlara bakarak 100,000’i temyizde ve 400,000’i mahkemelerde olmak üzere toplam 500,000 kişilik bir sorunlu grubu görüyorum-bunların kaçının hapse düşmeden sorununu çözme ihtimali olduğu tamamen ayrı bir konu, zira hayatında mahkemeye gitmemiş insanların hakim karşısına sanık olarak çıkmaları bile yeterince üzüntü verici bir durumdur.

    Saygılarımla,

    Mehmet Ali Öztürk

    • rahmiofluoglu Says:

      Dava sayısını yeni çek yasasına göre hesaplamak yanlış. Henüz yeni çek yasasından açılan dava yok, varsa da bir kaç yüz dava..
      Sonra şu anlaşılmalı; davası sürmekte olanların %90 ı bu mücadeleye ilgi duymuyor. Onların kendi kişisel çözümleri var. Bu yüzden eylemlerde kalabalık oluşmuyor..Biz gücümüzü bilmeliyiz ve ona göre yol haritası yapmalıyız.. Ben iki yıl önce de yazdım çizdim. Karşılıksız çeke adli para cezası kısa vadede kalkmayacak diye.. Maalesef haklı çıktım.. Şimdi de söylüyorum.. Tek mücadele alanı yargı…

  3. turan Says:

    sayın hocam..ankaradaki eyleme gitmek isteyipte gidemeyenler var..ya parası yok..yada yakalaması var.. saygılarımla..

  4. Ben Says:

    Bir başka pencereden de bakarsak,
    Sitelerden haberi olmayan, siteleri takip edemeyen mağdurlar da olduğunu düşünürsek, sadece sitelerin takipçilerinin sayısının yetmediği de göz ardı edilmemeli herhalde…

    Çare, bence hukuk da dır. Yargıtay yorumunu yapacak ve bu garabet yasaya dur diyecektir. Meclis işi başka bahara kalır. Bir sitedeki yorumdan okudum, Milletvekillerini arayan bir mağdurun dediğine göre Sayın Ayşenur Bahçekapılı, “Meclis iki ay sonra tatile girecek ve gündeminde çeklerle ilgili bir şey yok” demiş.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: