SAMAN YOLU HABER TV KARŞILIKSIZ ÇEK PROGRAMININ SAHNE ARKASI

 30 Aralık Perşembe

30 Aralık günü Uğur26 beni aradı ve Asım Yıldırım ile karşılıksız çek programı konusunda yaptığı görüşmeyi aktardı. Uğur, Asım Yıldırım ile yaptığı görüşmeden sonra umutsuzluğa kapılmıştı. Asım Yıldırım alacaklılardan yana bir tavır sergilemiş kendisine. Biz programa çıkıp çıkmamayı aramızda tartışmaya başladık, çünkü program bir provokasyon olabilirdi ve bize zarar verebilirdi.

31 Aralık Cuma

 Saat 16:00 ya kadar Samanyolu Haber TV ve Asım Yıldırım’dan hiçbir haber çıkmadı. Biz programın yapılmayacağı sonucuna vardık ve böylece de programa çıkıp çıkmama tartışmasını kapattık. Saat 17:00 Çapa Tıp Fakültesi Cerrahi bölümünde hasta ziyaretindeyim, hasta kız kardeşim ve ağır bir ameliyat geçirmiş. İki gün önce ben Ankara’da Flash TV. de programda iken kardeşim ameliyat masasında idi. Evet ben bacımın baş ucunda ondan bir gün öncesi için özür dileyip sohbet ederken gelen telefon beni şaşırttı. Telefon Samanyolu Haber TV den geliyordu ve saat 18:00 e geliyordu. Saat geçti, üstümde kot pantolon, ceket ve mavi gömlek vardı, yani kıyafette pek uygun değildi. Torunum henüz üç aylıktı ve onunla ilk yeni yılı birlikte kutlayacaktık, babaanneden bu konuda sıkı bir ultimatom vardı, “saat 20.000 de evde ol gecikme”, diye..Durum kritikti. Oğlumun evinde bir kravat bulabileceğimi düşündüm, gerçi kravat da çok önemli değildi. Babaenneyi aradım durumu anlattım ve kıyamet koptu, neyse oğlanların desteği ile durum yatıştı. Bu görüşmeleri hastane sonrası trafikte yapıyorum. Eve uzun bir yol var, İstanbul’un Cuma trafiği ve bu yüzden ben Boğaziçi Köprüsü yerine feribotla karşıya geçmek için feribota gitmek için Yenikapı Sirkeci yolundayım, saat ilerliyor, ben gerginim, program nedeni ile aile içi tartışma çıkmış, Asım Yıldırım’ın tavrından ötürü programa çıkıp çıkmamayı hala kafamda tartışıyorum v.s v.s.. Bu düşüncelerle Feribottan sonra ev yolunda Murat Yalçın’ı aradım ve kendisinde program konusunda fikir istedim, sağolsun bana çok içtenlikle bilgiler aktardı, telefonu kapattık. 20 dakika sonra Murat Yalçın tekrar aradı ve” Asım Yıldırım ile görüştüğünü, kendisinin alacaklılardan yana bir tavır sergilediğini, ama Asım Yıldırım’ın iyi yürekli biri olduğunu, konuşmada onun yüreğine hitap ettiğini ve onu yumaşattığını sandığını” anlattı.

 SAMANYOLU HABER TV YOLUNDA

 Saat 10.00 Televizyonun gönderdiği araçla yoldayız..hala düşünceliyim, saat 10:20 bekleme salonuna alındım ve bir süpriz.. Mehmet TANRISEVER bir adamı ile bekleme salonunda, kısa bir tanışma ve gündemdeki film üzerine konuşmalar.. İlk başta bana sevimli bir adam ve entellektuel biri izlenimi verdi, ama tanımıyorum ve tetikteyim, birazdan korktuğum oldu, programın teknik hazırlıklarını yapan türbanlı bir bayan salona geldi ve hem benimle, hem de TANRISEVER ile konuşmaya başladı, amacı konuyu anlamak ve yayına hazırlık yapmak. Önce TANRISEVER ile konuştu, sonra bana döndü. Karşılıksız çek deyince TANRISEVER patladı. Çok kritik bir tartışma başladı. TANRISEVER:

 -On milyon param battı, yatsınlar, hepsi kötü niyetli, diye fevaran ediyordu.

Dondum kaldım, Mukaddes Hanım bana bakıyor, benden bir cevap bekliyor. Yabancı bir sahadayım, ne yapabilirim diye düşünüyorum..ve aldım sözü, yumuşak yumuşak adama ve Mukaddes hanıma anlatmaya başladım. Tanrısever oldukça sert, ortam gerildi.. Derken bir yerden sonra TANRISEVER büyük bir ustalıkla konuyu değiştirdi ve bana üstad diye hitap etmeye başladı, artık Bedüüzaman ve “HÜR ADAM ” filmini konuşuyorduk, sonunda bana iki kişilik GALA davetiyesi göndermeye karar verdi. Dost olduk:) Program saati yaklaştığında Kuaför bayan geldi ve programa ilk çıkacak olanı makyaj için davet etti. TANRISEVER Adnan Oktar ile randevusu olduğunu ileri sürerek ilk sırayı aldı, zaten benim TANRISEVER’in talebi karşısında saha itibari ile şansım yoktu.. TANRISEVER baştan çok sert çıkmasına rağmen sonradan neden yumuşadı.. Sanıyorum beni biraz ciddiye aldı ve davet alıp orda olmamdan ötürü Samanyolu TV grubunun bir bildiği olacağını düşündü..Bu bir tanı sadece ama başta çok sert olan TANRISEVER birden neden yumuşasın ki?…. GERGİNDİM.. Asım Yıldırım’dan gelen olumsuz haberler, program öncesi yaşanan olaylardan ötürü çok tedirgin ve gergin girdim program.. Programa girerken kararım bu karşı duruşa ders vermekti..ASIM YILDIRIM’IN GERÇEK TAVRINI ÇOK GEÇ ANLADIM.. Program sırasında Asım Yıldırım’ın mağdurlardan yana olan tavrını anladığımda programın sonu yaklaşmıştı.

PROGRAM SONRASI

Mukaddes Hanım beni yolcu ediyor.. Mukaddes Hanıma programı nasıl bulduğunu sordum. Mukaddes hanım:

-Çok iyi oldu, özellikle iyi niyet, kötü niyeti çok iyi açıkladınız, biz böyle düşünmüyorduk. Asım Bey bu nedenle bu konuda yeni bir program vaat etti..

Bu sözler beni çok mutlu etti..Konuk olacağım evin yolundayım ..saat onikiye beş var..12.00 de evde olmak çok zor..yol boyunca lüks villalar var..havayı fişekleri izliyorum..005:00, yıl 2011 ve ben evdeyim..Torun uyumuş..Uyusunda büyüsün..

Bunlar,Engerekler ve çıyanlardır,Bunlar,Aşımıza, ekmeğimizeGöz koyanlardır,Tanı bunları,Tanı da büyü…Bu, namustur

Künyemize kazınmış,

Bu da sabır,

Ağulardan süzülmüş.

Sarıl bunlara

Sarıl da büyü.

 
 
 

 

Murat YALÇIN dedi ki… 76

 BU MÜCADELEDE EMEK VEREN BU MEVZUDA KATKI VEREN BAŞTA KENDİMİZE, BİRBİRİMİZE HERKESE ŞÜKRAN BORÇLUYUZ… BU MEVZUDA “HİÇ YAPILMAMASI GEREKEN” HERHANGİ BİR ÇABA ve ÇALIŞMA İÇİN, GÖREV ALANLAR İÇİN “KADİR KIYMET BİLMEZ” KELAM ETMEKTİR… HEM DOĞRU DEĞİL, HEM DE DOĞRU DEĞİL… EVET ASIM BEY BENİ DE ŞAŞIRTTI… UĞUR26 BANA ASIM BEYİN “ALACAKLILARIN MAĞDURİYETİ” YÖNÜNDE SABİT BİR FİKRİ VAR GİBİ DİYE BAHSEDİNCE ASIM BEY İLE PROGRAM ÖNCESİ BEN DE BİR GÖRÜŞME YAPTIM… DOĞRUSU ŞU; ASIM BEY PROGRAM YAPMAYA KARAR VERDİĞİNDE MEVCUT OLAN FİKİR VE KANAATİ İLE (GERÇEKLERİ İFADE ETTİĞİMİZ) KENDİSİNİ DE HAYRET VE ŞAŞKINLIK İÇİNDE BIRAKAN MAİLLERİMİZ SONUCU KARŞILAŞTIĞI GERÇEK PROGRAMI ANONS ETMESİNDEN KAPATMASINA KADAR TÜM RUH HALİNE YAZNSIMIŞTI… BU İKİ BOYUTLU BİR DURUM… ANLATANLAR (BİZLER) İYİ ANLATMIŞIZ… ANLAYAN (VİCDANI HÜR) İYİ ANLAMIŞ… BENCE ÖZETİ BU… İŞTE BU ORTAMDA RAHMİ BEY’İN SOĞUKKKANLI TAVRI DA BİR BAŞKA CİHETTEN YARARLI OLMUŞTUR… BU ZULMÜN BİREYSEL BİR KUSUR VE SUÇ MESELESİ OLMADIĞINI ESASEN TOPLUMSAL BİR YAPI DEĞİŞİKLİĞİNİN YARATTIĞI “İKLİMİ ve ZEMİNİ” KONUSUNDA DA MESAJ VERMİŞTİR KEZA; ÇOK HAKLI BİÇİMDE YARGI ve AYM.NİN SORUMLU DAVRANMADIĞINI DA İFADE ETMİŞTİR… Hatırlayın Prof. Dr ERSAN ŞEN; SUÇ “hakimlerde, savcılarda, avukatlardadır… Karşılıksız çeke, değil yeni TCK.ya eski 765 s.TCK.ya göre de ceza verilemezdi… (Ezbere dayalı olarak) BASTILAR CEZAYI” demişti… Tekraren; HİÇ BİR ÇABAYA, desteğe karşı “saygısızlık” yapılamaz… Ve hele de bu kollektif bir mesele ise “kişisel değerlendirmeler” mahfuz kalır…

 SUÇ VE CEZA

 SUÇ TEORİSİNE GÖRE KARŞILIKSIZ ÇEK BİR SUÇ MUDUR, CEZAYI GEREKTİRİR Mİ?

Bu konuya girmeden önce bu mücadelenin içerisinde neden bulunduğuma değinmek istiyorum. Ben bu mücadelenin içerisinde birileri beni alkışlasın veya takdir etsin diye bulunmuyorum. Bu mücadeleyi en iyi ben veririm, televizyonlarda en iyi ben konuşurum da demiyorum. Bunun en güzel örneği Haberturk TV’nin benimle söyleşi yapma talebini cekmagdurlari sitesine yönlendirmemdir. Elbette eksiklerim vardır ve insanlar beni eleştirme hak ve özgürlüğüne sahiptir. ELEŞTİRİ YAPAN KÖTÜ NİYETLİ İSE YAPACAK BİRŞEY YOKTUR. Ben bu mücadelenin içerisinde önce bu mücadeleyi bir insan hakları sorunu olarak gördüğüm için varım ve sonra, belki de en önemlisi yakınlarımın da mağdur olması nedeni ile varım. Ben dünya görüşümden ötürü bu sorunu bir insan hakları sorunu olarak görmeme rağmen bu ikinci neden olmasa belki bu konuyu bu kadar yürekten hissetmeyecektim, Türkiye’de bunca insan hakları ihlali varken ben belki de öncelikli olarak bu alana yoğunlaşmayacaktım.

 MÜCADELENİN STRATEJİSİ

Mücadelenin başarıya ulaşması için mücadele edenlerin bir organizasyonu ve bir stratejileri olmalı, strateji dayalı da taktikleri olmalı, bunlar olmadan bir mücadeleden başarı beklemek ham hayaldir. Şu bir gerçek, bugün ortada mücadele edenler kötü niyetli olmasalar dahi arkalarında mutlaka onları iyi veya kötü yönde kontrol etmeyi hedefleyen organizasyonlar vardır, önemli olan bu organizasyonların varlığını görmek, onların kötü etkilerini notralize etmektir.

 ŞÜPHE

Bugün devam eden çek mağdurları mücadelesine hükümetin belli bir yere kadar destek verdiği çok ciddi bir şüphedir. Peki neden siyasi iktidar böyle bir desteği versin? Çek yasasının mecliste tartışıldığı günlerde hükümet yasaya adli para cezasının konması için belli lobilerin yoğun baskısı altındaydı, diğer taraftan da hükümet bu cezanın hukuk sistemimizle uyuşmazlığını biliyordu ve bu kez de başka güçlerden bu yönde tazyik altındaydı, bu tazyikler nedeni ile çek mağdurları hareketine belli bir dönem bir çok iktidar yetkilisi sempati ile yaklaştı, ancak hareket beklenen seviyeye ulaşamadığı için adli para cezası bu hali ile yasaya girdi. Eğer doğru ve etkili bir mücadele verilebilse idi karşılıksız çek suçu bugün en azında KAST koşuluna bağlanmış olacaktı.

 BUGÜN DURUM NEDİR?

Bugün durum çek yasasının mecliste tartışıldığı günlere göre çok daha zordur, yasanın kısa vadede değişmesi zordur, belki hükümet seçimler nedeni ile yaraya yeni bir pansuman yapabilir. Böyle bir pansumanın yapılması bile ciddi bir toplumsal muhalefeti gerektirir. DAHA İYİSİNİ BEN YAPARIM DİYEN, NİCKLER ARKASINDA YORUM YAPMA YERİNE ÖNE ÇIKSIN, EĞER KÖTÜ NİYETLİ DEĞİLSE… Karşılıksız çek konusunda program yapmak Ali Kırca’nın gündeminde, Kırca konuyu TV yönetimine sundu, ben bu programda yer almayacağım, beni eleştirenlere fırsat, tıpkı HABERTURK söyleşisinde olduğu gibi….

SUÇ VE CEZA

“Suç, bir haksızlıktır. Her suç, bir haksızlık teşkil eder. Ancak, her haksızlık, suç oluşturmaz. Suç, bir hukuki değeri korur.” Bu cumleleri Özgenç’in TCK SUÇ TEORİSİ metninden alıntı yaptım. TCK’nın dayandığı suç teorisine doktirinde FİNAL SUÇ TEORİSİ denmektedir. Bir diğer adı da GAİ SUÇ TEORİSİ’dir. Bu teoriye göre her suç bir haksızlıktır, ancak her haksızlık suç oluşturmaz.. Bu suç teorisine göre karşılıksız çek bir haksızlık mıdır? Eğer bir haksızlıksa ceza hukukunda suç olarak düzenlenmeli midir? Karşılıksız çekin bir haksızlık olacağını kabul edersek bu kez suç oluşturup oluşturmayacağı gündeme gelecektir. İşte bu konuda karar verecek olan yasama organıdır. Bu konuyu ilerideki günlerde çok geniş biçimde ele alacağım..

Herkese özgür bir yeni yıl diliyorum..

%d blogcu bunu beğendi: