www.kobihaberi.com

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2010 Tarihli Karşılıksız Çek Kararı

Karşılıksız Çek 10. Ceza Dairesi Kararları

 

Karşılıksız çek  suçlarına ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin üç önemli kararı. Daire çeki  bankaya  ibraz eden hamilden sonra temellük edenin şikâyet hakkı olmadığına karar verdi. Daire bir başka kararında da imza incelemesinin bilirkişiye yaptırılması gerektiğine karar verdi.

Yargıtay Kararları Dergisinin Mayıs, Haziran ve Temmuz sayılarında karşılıksız çeke ilişkin yer alan kararları yayınlıyoruz. Kararlara ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

Yargıtay 10.Ceza Dairesi Kararları

www.kobihaberi.com

www.kobihaberi.com

KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU SANIKLARI, ADLİ PARA CEZASI, SAVUNMA

Üzücü haberler gelmeye başaldı. Karşılıksız çek suçu mahkumü 5941 sayılı yasaya göre süresinde taahhüt vermiş, avukatı var, taahhüt kabül edilmemiş, infaz durdurulmamış, yurttaş taahhüt vermenin rahatlığı içerisinde dolaşırken GBT kontrolünde yakalanmış ve cezaevine konmuş. Yakınları arıyor.

-Ne yapılabilir ? diye soruyorlar.

-Avukatınız yok mu?

-var.

-Ne diyor?

-Yapacak bir şey yok diyor.

Mahküm bir bayan, anne bakımına muhtaç çocukları var. Eş perişan. Avukata gitmişler. Avukat vermiş taahhüdü ama sonuç ne oldu diye takip etmemiş. Oysa yapması gereken eğer dosya infaz aşamasında ise 1 Nisandan önce taahhüt sürecini tamamlatmak, eksik varsa eksikleri gidermek, 1 Nisana kadar infazın durdurulması kararını mutlaka almaktı. Yapmamış bunları avukat. Peki neden?  Avukat para almadan hatıra yapmıştır bu işi, ya da işi bilmiyordur. Bana göre avukatların en az % 90 ı yeni çek yasasını bilmiyor. Hakimlerin en az % 40 ı yeni çek yasasını bilmiyor, doğru karar verseler bile el yordamı ile kulaktan dolma bilgilerle veriyorlar. Şimdi Bursa Cezaevinde bulunan sözünü ettiğim hanımefendi beni onlarca kez arayan birisi. Taahhüt verileceği zaman bizi aradı. Biz kendisine işleri için çok küçük paralar söyledik ve öneri olarakta varsa  Bursa çevresinden bir avukat bulmasını önerdik. Çünkü davalarının ağırlığı Bursa Mahkemelerinde idi. Avukat para almadığı veya az para aldığı için işi doğru dürüst takip etmedi ise bu etik olmadığı gibi suçta. Yapmayacağın işi neden üstlenipte insanları telafisi imkansız zararlara uğratıyorsun? İşi bilmediği için ise bu sonuç, bu daha da vahim bir durum. Bayanın büyük hatası, hayati bir konuda ucuz yollar denemesi. Bugün içinde bulunduğu durumu görebilse idi işini hatır gönül üzerine gördürmeye çalışmayacaktı, işini işi  bilen bir avukata takip ettirecekti.

TÜRKİYE ADİL YARGILAMANIN ÇOK UZAĞINDA

AİHM kararlarında Türkiye adil yargılamanın ihlalinde liste başlarında. Türkiye insan hakları ihlalleri ve adil yargılama hakkını ihlalde daha uzun süre liste başlarında kalmaya devam edeceğe benziyor. . Hakimler sadece karşılıksız çek yargılamalarında hukuku ihlal ediyor düşüncesi yanlış. Bugün Ağır Ceza mahkemelerinde verilen tutuklama ve mahkümiyet kararlarının büyük bölümü TCK’nın özüne ve sözüne aykırıdır. Ağır ceza başkan ve hakimleri TCK’nın dayandığı suç teorisini anlamaktan ve uygulamaktan çok uzaktalar. Hakimler delilden suça, suçun ispatlanmasına değil sonuçtan, saikten hükme varmaktadırlar. Hakimin delilleri kendi vicdanı kararına göre takdir hakkı çoğu kez tap bir keyfiliğe yol açıyor. Olmayan delillere göre, tahminle, kiyasla hükme varılıyor. Bu uygulama değil 5237 sayılı ceza yasası 765 sayılı ceza yasasının da çok gerisinde, bir ortaçağ uygulamasıdır.

YARGILAMANIN YENİLENMESİ

Yargılamanın yenilenmesi CMK nın 311. madesinde düzenlenmiştir. Bir hüküm kesinleştikten sonra 311. maddeki koşulların varlığı halinde bu dava ikame edilebilir. Müvekkilerimizden biri 5941 sayılı yeni yasanın yürürlük tarihinden sonra yokluğunda yapılan soruşturma ve kovuşturma ile adli para cezasına mahküm ediliyor. Oysa 5941 sayılı yasadan sonra Yargıtay 10. Ceza Dairesi 28 aralıkta Kadıköy’den gelen bir dosyayı yeni çek yasasının yürürlük tarihinden sonra yoklukta yargılama yapılamayacağı gerekçesi ile bozdu. Karşılıksız çekteki imza müvekkile ait değil ancak yargılama yoklukta yapıldığı için sanık imzanın kendisine ait olmadığı savunmasını yapamıyor. Sanığın ev adresi dosyada olmasına rağmen tebligatlar kapalı olan şirket adresine yapılıyor, sanki sanık şirketmiş gibi. Sonuçta giyapta yapılan yargılamada sanık adli para cezasına mahkum oluyor. İki nedenle yargılamanın yenilenmesini istiyoruz.

1- İMZA SANIĞA AİT DEĞİLDİR,

2-YARGILAMA YOKLUKTA YAPILMIŞTIR.

Dosya merci tayininden sonra hakimin önüne gidiyor. 711 verildiği, çekteki imzalarla vekaletname ve banka kayıtlarındaki imzaların benzediği v.s gerekçelerle yeniden yargılanma talebimiz ret ediliyor. Bu gerekçeler hepsi son derece tutarsız. İmzaları köy bakkalına gösterseniz, bakkal size bu imzaların birbiri ile hiç bir benzerliği yoktur der. Hukuki söylemle imzaların benzeşmediği çıplak gözle bile açıkça anlaşılabilir. Kaldiki hakim imzanın aidiyeti konusunda uzman değildir. CMK 63 şöyle demektedir:

Madde 63 – (1) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re’sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. Ancak hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukukî bilgi ile çözülmesi olanaklı konularda bilirkişi dinlenemez.

İmzanın retti halinde hukuk ve ceza yargılamalarında hakimin imzanın kime ait olduğuna bilirkişiye başvurmaksızın karar verdiği görülmemiştir. NE DİYECEĞİMİ BİLEMİYORUM.

TEK ÇIKAR YOL AĞIR CEZAYA İTİRAZ MI?

Ağır Ceza Mahkemeleri böyle basit konularda Asliye Ceza mahkemelerinin yanlış karar verebileceğine ihtimal vermediklerinden olacak gelen itirazlara peşinen ret vermektedirler. Bizim gördüğümüz uygulama budur. Çare düşünmeye başladık ve yeni bir delile ulaştık. Sanık aynı adliyede, bir başka Asliye Ceza mahkemsindeki yargılmada imzanın kendisine ait olmadığı savunması yapmış, sanığın tatbiki imzaları alınmış ve dosya bilirkişiye gitmiş. Bilirkişi imzaların sanığa ait olmadığına karar vermiş. Bizim yargılanmanın yenilenmesini istediğimiz dosyadaki karşılıksız çek üzerindeki imza ile bilirkişinin inceleme yaptığı çekteki imza birebir aynı. Bizde yeni delille bir kez daha yargılanmanın yenilenmesini istedik. Savcı iki dakikada önüne gelen dosyaya ret mütalası verdi, hakim bir dakikada. Şimdi ne yapacağız?

Ağır Cezaya itiraz edeceğiz. Ama bununla yetinmeyeceğiz.

İLGİLİ BÜTÜN HAKİM VE SAVCILAR HAKKINDA TAZMİNAT DAVASI AÇACAĞIZ

Sulh Hukuk Mahkemesine Tespit Davası açacağız. İmzanın sanığa ait olmadığını tespit ettireceğiz ve bu tespit doğrultusunda tazminat davası açacağız.

BU DOSYAYI BİR BRÖŞÜR OLARAK BASIP DAĞITACAĞIZ.

ADİL YARGILAMANIN OLDUĞU BİR TÜRKİYE ÖZLEMİ İLE…..

BOŞ BEKLENTİLER

ÖNÜMÜZDEKİ YAKIN SÜREÇTE 3167 VEYA 5941 SAYILI YASAYA İLİŞKİN BİR AF GÜNDEMDE YOK.

ÖNÜMÜZDE REFERANDUM VAR, DAHA SONRA ERKEN SEÇİM VEYA ZAMANINDA SEÇİM..REFERANDUM, SEÇİM, ERGENEKON, AÇILIM DERKEN 25 KİŞİ BİLE BİR ARAYA GELEMEYEN KARŞILIKSIZ ÇEK MAHKUM VEYA SANIKLARI HÜKÜMETİN UMURUNDA OLMAYACAKTIR…

ANAYASA MAHKEMESİ İSE CAN DERDİNDE…NE OLACAKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR.. YÜKSEK YARGI ABLUKA ALTINDA..

BÜTÜN BU KONULARDA YAKINDA BURADA YORUMLAR OKUYACAKSINIZ…

%d blogcu bunu beğendi: