Yeni Çek Kanunu Beraat

Yeni Çek Kanunu ile sadece  erken ibraz, gerçek ve tüzel kişi vekilleri beraat etmiyor.

Yeni Çek kanunu ile çekin karşılığını bankada bulunduramayan iyi niyetli keşideciler de beraat ediyor.

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Tayyar Cem Eralp Adalet Org Sitesindeki yazısını bugün itibari ile güncelledi ve bu konuda şunları yazdı:

“3167 s. Yasada kusursuz sorumluluk söz konusu iken 5941 s. Yasanın 5. maddesinde kusurlu sorumluluk öngörülmüştür.
Karşılıksızdır işleminin yapılmasına sebebiyet vermek suçunun oluşabilmesi için, çekin karşılığının, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, yani en azından taksirle, ilgili çek hesabında bulundurulmaması gerekir. Anayasanın 38 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen ceza sorumluluğunun şahsîliği ilkesi bağlamında güvence altına aldığı kusursuz ceza olmaz kuralının gereği olarak, söz konusu suç, objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olarak değil, en azından taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu itibarla, kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığım ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması hâlinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır.
Şüphelinin, “çekin karşılığını elimde olmayan nedenlerle bankada hazır bulundurmadım” yönündeki savunması araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Uyarlama yargılamaları sonunda verilen kararların, itiraza mı? yoksa temyize mi? tabi olduğu hususu tartışmalıdır.
Ağırlıklı bir görüş; bu suçlardan yapılan uyarlama yargılamaları, duruşmalı olarak yapılsa bile itiraza tabi olduğunu savunmaktadır.”

 Mayıs 2009 tarihinden bu yana ben bu konuyu yazıyorum, tasarı(şimdi kanun) kusurluluğu getiriyor diye. Yeni yasa bu şekilde yorumlanıp uygulanmalı, aksi halde Anayasa Mahkemesinden iptal edilmeli diye.Son yazılarımızda bu blogda bu konuyu hep gündemde tuttuk.

Bazı internet siteleri çek mağdurlarına avukatsızlığı önermekteler ve avukatlığı hafife almaktalar. Bu ciddi bir hatadır. Hastaya doktorsuz tedaviyi önermekten farksız. Bu toplumda doktorlar, mühendisler, mimarlar ne ise avukatlar da odur. Her mesleğin iyisi ve kötüsü vardır. Nasıl mimarsız, mühendissiz bina, yol yapılamaz ise savunmasız ceza davası da olmaz. Yeni çek kanunu doğru yorumlanıp doğru uygulanması için bütün hukukçuların, avukatların işbirliğine ihtiyaç vardır. Halk arasında bir söz vardır:

-Allah kimseyi doktora düşürmesin, kimseyi de doktorsuz bırakmasın.

Bu söz avukatlar için de geçerli olabilir.

Yeni Çek Kanunu ile kimlerin beraat etme olasılığı vardır? Ekonomik kriz dönemlerinde batmış firmaların, kendi işinde olağanüstü gelişmeler yaşayıp bu nedenlerle çeklerini ödeyemeyenlerin, iflas eden veya iflas ertelemede olan firmaların, bu firmaların çekin karşılıksız çıkmasından önce veya sonra iflas ya da iflas ertelemede olmaları önemli değildir, beraat edebilirler.

HUKUK Blogdaki yazıları okumak için resme TIKLA

 

11 Responses to “Yeni Çek Kanunu Beraat”

  1. serdar Says:

    Çek mağdurları sitesi yalan yanlış yorumlar ve uygulamalarla doludur. Lütfen itibar etmeyiniz.
    Sn.Ofluoğlu, paylaştığınız bilgiler için teşekkür ederim.

  2. bekir Says:

    5941/1 – (1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

    İlgili kanunun en azından taksir sorumluluğunu gerektirdiğini ifade ediyor Rahmi Bey. Haklı olma ihtimali yüksek ancak madde metni çok sıkıntılı.

    3167 sayılı kanundaki ifade şuydu.
    Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü
    madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle
    kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili
    temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere,
    çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar…

    Bitti. Sebep, saik ne olursa olsun netice gerçekleşti ise ceza verilmeliydi. Yeni kanunda ise karşılıksız işlemine sebebiyet vermek gibi ne idüğü belirsiz bir suç tipi getirilmiş.
    Mesela banka görevlisi hesabınızdaki parayı hortumladı; görevli mi cezalandırılacak
    Mesela; bankaya yatırmak üzere vekilinize para verdiniz, ki çekler karşılıksız çıkmasın, ama vekil bu parayı bankaya yatırmadı da at yarışında kaybetti. Vekile mi ceza verilecek. Ha, bir ihtimal bankada parayı bulunduramadınız veya bulundurmadınız. Karşılıksız işlemine sebebiyet veriyorsunuz ondan cezalandırılacaksınız. Parayı bulundurmamaktan değil, bu işleme sebep olmaktan. Bu suç tipindeki sorun nedir. Hani olmayan bir suçu bildirdiğinizde adli teşkilatı meşgul etmekten bir suç işlersiniz ya. Bu da onun gibi, karşılıksız işlemine sebep olduğunuzda milleti meşgul ediyorsunuz ondan ceza.

    Dahası; diyelim ki doğal bir afet neticesinde parayı çekin ibraz süresi içerisinde bankaya yatıramadınız. Ne olacak, doğal afetin müsebbibine mi ceza verilecek. Bu işe Tanrı sebebiyet verdiği için 1500 gün adli para cezasına. Ödememesi durumunda hapis.

    Hasılı; ben hakimlerin bu suç tipi için taksiri arayacaklarını düşünemiyorum. Nihayetinde taksir; Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Bu tanımın eksikleri, bilinçli taksir, olası kast gibi ayakları vardır da o ayrı konu. Sebebiyet vermekte ise daha önce bahsettiğim gibi ancak ve ancak bilgisayar sistemini bozup da hesapta para bulunmamasına neden olan veya hesaptaki parayı götüren kişinin taksir sorumluluğu olabilir. Onların da ancak ve ancak kişinin çek hesabının olduğunu bilmeleri gerekir. Öteki taraftan daha önceki gibi keşideci açısından hesapta paranın çıkmaması yeterlidir. Dahası, yine ceza kanunun taksirle ilgili maddesinde (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır. denilmektedir. Yaniki madde metninde açıkça taksirden bahsetmesi gerekecektir. Bu sebeple mesela önceki TCK’da bulunup da yeni Türk Ceza Kanununda bulunmayan taksirle mala zarar vermek suç olmaktan çıkmıştır. Bu sebeple Çek kanununun ilgili maddesinde taksirden bahsetmediği için hakimlerin taksir sorumluluğu arayacaklarını zannetmiyorum.

    Kanunun bu maddeyle ilgili gerekçesinde her ne kadar objektif sorumluluğa dayalı ceza verilmemesinden, en azından taksir sorumluluğunun gereklerinden bahsetse de kanunun metni karşısında gerekçenin hükmü kalmamaktadır.

    Yasa koyucu güzel bir gerekçe kötü bir kanun yapımıyla yasayı allak bullak etmiştir. Geçenlerde bir milletvekili sanırım bütçe kanunu görüşmeleri üzerine söz almış ve hatırladığım kadarıyla şunları söylemişti. 2003 yılında bir kanun çıkardınız 83 madde olarak. 2009 yılı sonu itibariyle bu kanunun 75 maddesini değiştirmişsiniz. Bu nasıl bir kanun yapıcılıktır diyordu. Kanun Kamu İhale Kanunuydu galiba şimdi bakamayacağım.

    Hasılı; bu kanun halen objektif sorumluluğu esas almaktadır. Netice gerçekleştiğinde hakimlerin yapabileceği herhangi bir şey yoktur. Böyle olunca da hem Anayasamızın 38. maddesine ve hem de TCK’nın genel hükümlerine aykırıdır. TCK’nın genel hükümlerine aykırılık durumunda özel kanun/genel kanun yaklaşımında bulunmuştu Sayın Eralp 3167 ve TCK’nın genel hükümleriyle ilgili bir makalesinde ama neyse. Bu kadar da teferruata girmemek lazım…

    Bu kanun, Anayasaya birkaç noktada aykırıdır. Bunlardan en önemlisi bir borcun ifa edilmemesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden mahrum bırakılamayacağı ve kişinin cezalandırılması için en azından taksir seviyesinde kişinin kusurunun bulunmasının şart olması….

    Selam ve saygılarla…

  3. murat Says:

    ERKAN BEY sizi tebrik ederim bu mücadelede emegi geçen sayın RAHMİ beye teşekkür ve minnet yerine hakaret eden zihniyet ancak çek magduru degil çekte cezayı savunan basit bir alacaklıdan yada sorunları yüzünden akliselim düşünemeyen biri fazla ciddiye alınmamalı rahmi beye maddi olmasada dualarımızla destek olamlı şükranlarımızı sunmalıyız ALLAH ondan razı olsun

  4. erenus Says:

    ben sizden şüphe duymaya başladım artık.erken ibrazlara beraat kararlarını ,karar yoksa dosya no vs. yazında dilekçelerimizde emsal olsun diyoruz.siz hala çek mağdurları sitesindekilerle atışıp duruyorsunuz.bir daha bu bloğa girmeyeceğim.zaman kaybı.size kolay gelsin.

  5. Erkan Says:

    Sayın ofluoğlu aslında muharrem soylu doğru söylüyor.
    Siz nasıl bir avukatsınız.
    Zorunuz neydi sizin.gelip bizim gibi vefasız,acizlerden oluşan çek mağdurlarının davasını hemde karşılık beklemeden bir yıldır cansiperhane savunuyorsunuz.Bıraksaydınızda herzaman olduğu gibi işini beceren kurtulsa beceremeyen hapiste çürüseydi.
    Sizde diğer meslektaşlarınızın tümü gibi çekte cezanın kalkmaması için mücadele etseydiniz.Meslektaşlarınızı ve baronuzu karşınıza almasaydınız.
    Ozaman kimseden hakaret işitmez,kimseye üzülmezdiniz.
    Siz nasıl avukatsınızki;çek borçlularına ceza çıkarıp para kazanmak varken,borçtan dolayı kimse hapis yatmasın diye cebinizden ve zamanınızdan harcayarak suçlanacak hakaret edilecek duruma düşüyorsunuz.
    Bence yeniden değerlendirin.
    Düşene bir tekmede siz vurun.
    Harcanan emeğe saygısızlık yapabilecek kadar yüreksiz insanlara sahip çıkmayın.
    Biz mağdur topluluğu olarak;yalanlara,yalancılara,bizleri kullananlara itibar eder onların her tavrını doğru kabul ederiz.
    Sizin her doğru tavrınızda bir ard niyet ararız.
    Biz sizin çabanızı emeğinizi haketmiyoruz.
    Bırakın ne halimiz varsa görelim.
    Saygılar..

  6. Muharrem Soylu Says:

    16 aralık 2009 yılında çek mağdurları sitesinde yayınlandı bu
    yeni bir şey gibiymiş sunmanıza şaşırdım
    Çek Kanunu Lehe olan Maddeler adlı yazıya bakarsanız seviniriz
    siz nasıl bir avukatsınız???

    • rahmiofluoglu Says:

      YANILIYORSUNUZ
      Bu yazı Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Tayyar Cem Eralp’e ait ve adalet.org sitesinde yayınlandı. Bugün bu yazıyı yazar güncelledi. Kendisi ile telefon görüşmesi yaptık. Yazı ikinci kez güncellendi. İsim ve kaynak belirtmeden birileri yazıdan aşırma yapmışlarsa o onların sorunu.
      Adalet. org sitesi hakim, savcı ve avukatların üye olduğu bir site ve ben sitenin üyesiyim.Yazılardandan kaynak belirtmeden alıntı yapmak hem etik değil, hemde suçtur.Sitenize söyleyin dikkat etsinler.

  7. mtn Says:

    Sn.Rahmi Ofluoğlu,
    Çalışmalarınız ve bize ulaştırdığınız bilgiler için teşekkür ederim.

  8. Erkan Says:

    Savcının bu yorumu, yargıtayın bundan sonra izleyeceği yolla ilgili bir fikir veririmi.Yani yargıtayın eğilimini mi yansıtıyor? Yayınlanacağını umduğumuz içtihatlar bu anlayışlamı yayınlanacak.
    Saygılar..

  9. erenus Says:

    sayın avukatım.erken ibrazlardan dolayı beraat kararlarının dosya no,vs.yazabilirseniz dilekçe ekinde sunabiliriz ve emsal teşkil eder.şimdiden teşekkürler.


murat için bir cevap yazın Cevabı iptal et

%d blogcu bunu beğendi: