Toplantı Notları

Kosiad Pazartesi Toplantıları

09 Kasım Pazartesi Toplantı Notları

Dernek pazartesi toplantılarını sürdürüyor. Toplantılar her pazartesi akşam saat 17.30 başlıyor 18.30 gibi bitiyor. Devam etmek isteyenler sohbeti bitiş saatinden sonra sürdürebiliyorlar.

Bu pazartesi (dün) önce bireysel adli sorunları konuştuk, sorunu olan ve takip edilmesini isteyen arkadaşların sorunlarını avukatlara ilettik. Dün yeni olarak aramıza Erkan arkadaş katıldı, uzun bir yoldan, Topkapı ötesinden toplu araçları kullanarak toplantıya katılmak için gelmişti. Tanıştık ve ilk kez katıldığı için onu ve sorunlarını dinledik, takip gerektiren sorunlarını avukata ilettik. Daha sonra genel sorunların tartışmasına geçildi. İlk olarak çek kanununun çıkıp çıkmayacağı ve çıkarsa nasıl çıkacağı konuşuldu, daha sonra derneğin nasıl bir çalışma yapması gerektiği konuşuldu ve öneriler tartışılıp karar bağlandı.

Çek Kanunu 2009 da çıkar mı? Nasıl bir çek kanunu bekliyoruz?

Çek kanunun bu yıl çıkmasına herkes şüphe ile bakıyor. Başbakanın talimatı Babacan engeline takılmış gibi görünüyor, hükümet vaziyeti idareye devam edecek, zorunlu olmayınca bir adım atmayacak. Mağdurlar hükümetin umurunda değil. Fulya hanım ilk kez mecliste başbakan ile karşılaşmalarında başbakanın söylediği sözleri aktardı. Başbakan şöyle diyor, üstüne basarak:

-Çekler ödenecek, çeki alanda verende çekte ceza olduğunu biliyordu, ödeyin çeklerinizi.

Bu mesaj çok netti. Başbakan ceza olduğunu biliyordunuz, ya ödersiniz, ya da hapse girersiniz diyordu ve açıkça alacaklılardan ve cezadan yana tavır koyuyordu. Vardığımız sonuç kanun ceza ile geliyordu. Hükümetten beklentiler bitmişti.

Biz ne yapabiliriz?

Önce  bir durum değerlendirmesi yaptık. Biz kaç kişiyiz, imkânlarımız neler?  Taksim Toplantılarının kazanımlarını bir yana bırakırsak çek mağdurlarını meclis eylemlerinde ulaştığı en yüksek sayı elli kişi civarında. Her seferinde Ankara’ya yüksek beklentilerle gidildi, sonuç sayı açısından hayal kırıklığı oldu. Bunun nedenleri şöyle tespit edildi:

Cezası kesinleşen çek zedelerin bir kısmı hapiste, bir kısmı kaçak ve bütün bunların büyük bölümü ekonomik olarak bitik durumdalar. Ne eylemlere katılabiliyorlar, ne de maddi katkı yapabiliyorlar.

Davaları devam edenler

Haziranda bu yana bloglarda yaratılan af beklentisi ve basınında zaman zaman bu doğrultuda haber yapması kamuoyunda büyük bir beklenti yarattı, bu beklenti halen sürüyor. Rahmi Ofluoğlu Haziran, Temmuz yazılarında şöyle diyordu:

Af ya da ceza kalkacak gibi hayal haberler yayılması hareketi zaafa uğratıyor. İçerdeki insanları beklentiye sokuyorsunuz, dışarıdakileri ise pasifize ediyor.

Ofluoğlu bu yazıları yüzünden eleştirildi, yıpratıldı. Bugün gelinen nokta belli. Haziran af çıkacak dendi çıkmadı, ağustos dendi olmadı, Ekim mutlaka dendi sonuç ortada. Bütün bunları yazanlar bugün ortada yoklar. Bu tespitler üzerine Fulya Hanım( eşi içerde)şöyle dedi:

-İçerdekiler bu beklentiler üzerine valiz bile topladılar, mahvettiler içerdekileri dedi.

Ne yapmalı?

Dernek Taksim toplantılarının ruhunu yaşatmalı. Çek konusu Habertürk Gazetesine verilen ilanla ve Taksim Toplantıları ile basının gündemine yeniden girdi. Habertük taksim Toplantılarını ve derneğin açıklamalarını peş peşe haber yaptı. Dünya Gazetesi iki kez birinci sayfandan haber yaptı, aynı şekilde Cumhuriyet Gazetesi. Taksim toplantıları ve habertürk bütün basını harekete geçirdi. Taksim Toplantılarının özelliği iflas ertelemede olan  veya zor durumda olup ta devam etmeye çalışan firmaların katılımı ile yapılıyor olmasıdır. Bütün bunlara ilave olarak  “ Karşılıksız çek Savunma” kitabının basının haber servislerine ve yazarlara dağıtılması da basında çıkan haber ve yorumlara katkı yapmıştır. Dernek bütün bu kazanımlarını devam ettirmeye karar vermiştir. Bu doğrultuda, önümüzdeki günlerde yapılacaklar şöyle belirlendi.

İki Telli bölgesinde, Avrupa yakasındaki kobilerinin katılacağı bir toplantı ve bir toplantıda Asya yakasında düzenlemek. Bütün bunlar için broşürler ve duyurular hazırlayıp dağıtmak.

dayanışma

Kosiad Pazartesi Toplantıları 16 Kasım

Pazartesi saat:16:00

Siz de katılırsanız daha güçlü olacağız!

————————————————————————————————

Posted in Genel. 2 Comments »

2 Responses to “Toplantı Notları”

  1. manavgatt Says:

    hükümet cek mağdurlarını borclarını ödemesi icin bir yıl süre veriyor ve herkes hapisten cıkıyor…

  2. kadir kemal çetinkaya Says:

    sayın rahmi bey,
    diğer sitemizin durumu gerçekten içler acısı,oraya giren mağdurların aklı karışır,hatta sizin hakkınızda bile yanlış düşünebilirler.lütfen orayı bir zaptırapta alınız,yeni insanları o tür bir sitede kazanmanız pek mümkün gözükmüyor,ayrıca saygınlığınız bu şekilde çok yara alıyor(cevap da yazıyorsunuz haklı olarak).sizin yazmanız gereken tek cevap derneğin icraat programı olmalıdır.doğru bir tane.bu haksızlığa dur demek için birleşip kenetlenmemiz gerek.sitede daha çok karşılıklı suçlamalar yerine mağdurların başlarından geçen gerçek hikayelere yer verirseniz çok daha fazla yankı bulur.ayşe hanımın hikayesi ne kadar üzücü örneğin.mağdurların yürüyüşe katılamamsı çok doğal,çoğu aranıyor.mutlaka muhalefden destek almalısınız.bütün bu çalışmalar yapılırken çek mağdurlarının
    ihtisas hapishaneleri yerine rasgele tüm çakalların birarada yattığı koğuşlara tıkıldığını,bunların arasında ne can güvenliğinin olduğunu,ne de yatacak yer bulunduğunu açık bir şekilde dile getirmelisiniz.en son 2007 de şahsım buca da kapasitesi 80 olan koğuşta 170 kişiyle yattım,yerlerde süründük,ne yatak,ne de doğru dürüst bahtaniye vardı,içeris de filmlerdeki gibi haraç,tehdit,kavga ve katliamla doluydu.13 günde canımı zor kurtardım.
    sorunlarımız sadece hapse girip çıkmak değil,örneğin yıllarca bağkura milyarlar ödememize rağmen,şu an ödeyemediğimiz ve borçlu olduğumuz için hiç bir sağlık ihtiyacımızı karşılayamıyoruz.1986 yılından 2005 e kadar yatırdığım primlerime ne oldu benim,özel sigortaya yatırsaydım geri alma imkanım doğardı,bu nasıl soyguncu bir devlet.ortalama 200 tl aylık üzerinden hesapladığımız taktirde devlete yatırdığımız primler 2o senede 60 milyarı buluyor.kısacası sokağa atılan 60 milyar.
    yine bu baskıcı uygulamalar ticarete olan inancımızı aldı götürdü,resmi firma açmaya,adam çalıtırmaya o kadar uzaklaştık ki bu baskıcı kanunlar sürdüğü taktirde bakkal bie açamayız bizler.geçmişte ayda 400 milyar ciro yapan ve 30 kişi barındıran şahsım şu an bir kişi bile çalıştıracak cesareti bulamıyorum kendimde.üniversite mezunu olmama rağmen pazarlara çıkıyorum geçimimi sağlamak için.bir zamanlar shp konak ilçe,bucaspor asbaşkanı olan büyük tüccar kadir çetinkaya pazara çıkıyor,2 lisan biliyorum,hepsi hikaye.bu ruh haliyle bundan böyle ülkemize nasıl faydalı olabiliriz?sahtekar olsak kaçırdığımız paraları çatır çatır yemezmiydik?parası olan insan hapse girmek ister mi?başbakan tabii hayatında hiç çek kesmemiş,bekara kadın boşamak kolay.halimizden anlayanları da sinan aygün gibi korkutarak susturdular.
    rahmi bey o kadar köşeye sıkıştık ki,bir yanda ülkenin içine düştüğü durum,baskılar,bir çok insan düşüncesinden ötürü sadece hükümete karşı oldukları için çeşitli suçlamalarla hapse atılıyorlar.ki aralarında bir çok meşhur insanı da görüyoruz,böyle baskıcı bir rejime karşı bu mücadeleyi nasıl lehimize çevireceksiniz bilmiyorum.biraz dini sermayenin işleri bozulup kendi yandaşları tutuklanmaya başlarlarsa ancak o zaman bu kanun değiişir.iktidara geldiklerinde vergi afları da bu yüzden yapılmadı mı?
    allah yolunuzu açık tutsun,binlerce mağdur olarak arkanızdayız.
    saygılarımla

    kadir çetinkaya


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: