Karşılıksız Çek Savunma 1.Baskı (Sonuç Bölümü Yeni)

savunma

Dün kitabın 1. Baskı 2. Düzenlemesini yayına hazırlarken tüm gece uyumadım, çünkü sabaha kadar kitabı yetiştirmem gerekiyordu. Kitabın sonuç bölümü özellikle çok etkili bir özet olarak blogda yayınlanmalı düşüncesi ile sayfayı buraya aktarmaya karar verdim. Sayfayı hazırlamaya başladım, ilk iş olarak kitabın kapak tasarımdan hazırlanan resmi yerleştirdim. Sonra uyuya kalmışım ve daha yeni uyandım. :) Sizlerden bu gecikmeden dolayı özür diliyorum.

Bu arada, sadece kitap kapak tasarım resmi ile yazı reyting rekoru kırdı. Reyting tıklamalarınız için teşekkür ediyorum, ama içi boş bir sayfa ile karşınıza çıktığım için de tekrar özür diliyorum.

Sonuç 

Sonuç bölümü, bu kitap için özel olarak hazırlanmış bir özet yazıdır. Yeni yazılar eklenerek ve tüm kitapta yer alan makale ve haberler içersinde ayrı ayrı ele alınan görüşler, bir fikir düzeni içersinde konunun ruhunu bozmayacak ölçüde kısaltılarak yeniden sunulmuştur. Burası tüm kitabı okuyanlar için bir referans/başvuru bölümüdür.

Kitapta bulunan her biri ayrı bir bakış açısı ve ruh ile yazılan makaleleri okumakta fayda vardır. Zamanınız varsa, konunun tüm ruh ve detayını elde etmek için makaleleri tek tek okuyunuz. Tüm kitabı okuduktan sonra bile, sonuç bölümünü okumaktan ayrı bir yarar ve zevk alacaksınız, sizi temin ederim.

Karşılıksız Çek Sorunu

Büyük medyanın henüz tam olarak dikkatini çekmeyi başaramasak da, karşılıksız çek sorunu Türkiye’nin patlamaya hazır önemli bir sorunudur. Kosiad (Küçük Orta Sanayici ve İş Adamları Dayanışma Derneği) olarak gösterdiğimiz çabalar, eylemler ve basın bildirileri ile Haber Türk, Milliyet, Dünya Gazetesi ve Star Tv konuya yer vermeye başladılar. Çok kısa zamanda çok daha geniş bir medyada bu önemli konu, yüksek hacimli olarak yer almaya başlayacaktır. Tüm çalışmalarımız bu yöndedir.

Büyük medyanın aksine internet dünyasında ise, çok geniş bir biçimde yer almaktayız. Google’da Karşılıksız Çek anahtar kelimesi ile arama yaparsanız, internet dünyası haber sitelerinde karşılıksız çek sorunun ne kadar büyük bir ölçekte ele alındığını görebilirsiniz.

Her ne kadar Türkiye’nin sesi olarak İnternet’i kabul etmek, büyük medyayı kabul etmekten çok daha anlamlı ise de, büyük medyada da yer alarak geniş kitlelere ulaşmak gerekmektedir.

Çek yasası kurulumu ve hazırlanması bakımından ceza hukuku doktrin ve uygulamalarına ters düşmektedir. “Borç ve Sözleşme İçin Hapis Olmaz” ve “Kast Olmadan Suç Oluşmaz esasları bu ters düşmenin en önemli sebepleridir.

Çek yasamızın hazırlanmasında ceza hukukuna ters düşen öteki nokta ise, “Herkes tarafsız mahkemelerde Adil Yargılanma Hakkına Sahiptir” esasının dikkate alınmamasıdır.

Adil Yargılamanın en önemli unsuru Savunma Hakkıdır. Her sanık kendisine yöneltilen suçlamadan haberi olmak, kendisini savunmak, savunman tutmak hakkına sahiptir.

Modern hukukun en önemli ve “olmaz ise olmaz” prensiplerinden birisi, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır” kuralıdır.

Ne yazık ki çek yasası ve uygulaması bu önemli ceza hukuku prensiplerini dikkate almadan hazırlanmıştır. 20 Mart 1950’de Roma’da imzalanan, 3 Eylül 1952’de yürürlüğe giren ve 18 Mayıs 1954’te Türkiye tarafından imzalanan, Türkiye Devleti’nin de taraf olduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, tüm bu prensiplerin yazılı olduğu en üst kanun metinleridir.

Kurulumu bakımından en üst kanun metinlerine aykırı olan 3167 Sayılı Çek Hamillerini Koruma Kanunu, ismi ile de kendisini ele vermektedir. Yasama erki kimi korumak için hazırlamış bu yasayı? Çek Hamillerini! yani Alacaklıları! Peki, borçlular bu ülkeye vergi vermiyor mu? Bu ülkenin vatandaşı değiller mi? İşleri bozulmadan önce onlar da büyük küçük iş adamları değil miydiler? Ya da, senet-bono, kira sözleşmesi alacaklıları neden korunmuyor?

3167 Sayılı Yasa, ister hukuk adına yanlış kurulmuş olsun ister doğru, bir önemli gerçek daha var ki o da artık yürürlükte olmadığıdır. En üst hukuk otoriteleri, “TCK ile uyumlu olmayan çek yasamız 1.1.2009’dan itibaren yürürlükten kalkmıştır” demektedirler.

Kitabın sonuç bölümü ilk sayfaları bunlar. Kitabın sonuç bölümü toplam 34 sayfa olduğundan blog yöntemi ile tümünü tek bir yazıya yerleştirmek okumanız açısından zor olacaktır düşüncesi ile sonuç bölümünü birden çok blog yazısına böldüm.

Sonraki sayfa, Sonuç Bölümü İçindekiler…

Sonraki Sayfa

 

————————————————————————–

9 Responses to “Karşılıksız Çek Savunma 1.Baskı (Sonuç Bölümü Yeni)”

  1. İSMAİL FİDAN Says:

    sayın Hocam
    SAHIS SIRKETLRINDE VEKALETEN IMZA ATAN SAHIS KASITLI DEYIL VE DOLANDIRICILIK YAKINDAN UZAKTAN ALAKASI YOK BU SAHIS HUKUM GIYERMI.YOK SA YENI CIKAN CEK YASASINDA VEKALETNAMELI SAHISLAR DEYIL
    SAHIS SUCLAMAYA TABI TUTULUR .BU KONUDA BILGI ALABILIRMIYIM AYRICA KARSILIKSIZ CEK ILE ILGILI MIKTARLARI MADDI DURUMU BU CEKI ODEMEYE MUSAIT DEYIL VE MEBLAG YUKSEK BU KONUDA TAKSITLENDIRME OLUR ISE KAC TAKSIT VE NE KADAR SURER SIMDIDEN TSK EDERIM..IZMIR

  2. CoCenk Says:

    evet Ali bey. Türkiye’nin artık, işini yapması gerektiği gibi yapanlara ihtiyacı var. Sihirli Sopa ve Hile kullanarak günü kurtaran beceriksiz yöneticilerden kurtulma zamanı gelmiştir ve geçiyordur!

  3. ali akdag Says:

    Adalet Dagitan Hukukcularimizin Durumu Belli Oldu Ulkemizde Kac Hakim ve Savci Var Cesurca Yasayi uygulayabilen Olmayan Yasaya Cezanin Verilemiyecegi Yonunde Karar Veren Gercek Adelet Dagitici ve Sorumlulugunu Bilen Hukukcularimiz.Kendinizle Ne Kadar Gurur Duysaniz Azdir Cunku Hukuk Devletine inanan Bizler Sizinle Gurur Duyuyoruz.

  4. karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler Says:

    merhaba,

    google sonuçları gösteriyorki, biz kendi fikirlerimizi anlatabiliyoruz, gösterebiliyoruz.

    Meclis tutanaklarına bakıldığında, bir kaç avukat ile görüştüğümüzde bu açığa çıkıyor. Bloglar internetde ses çıkartmayı öğrendi. internetden bilgi toplayanlara kaynak oluyoruz.

    fakat Türkiye ‘deki internet kullanımına baktığımızda durum vahimdir. Esas katkı yazılı-görsel basından gelmelidir.

    Dernek, kitap, temiz yüzler bu konuda çok önemlidir.

    Obama internet sayesinde seçildi. Türkiye de ise çok gerisindeyiz.

    bunları tartışalım. blogların görevi nedir, nerede başlar, nerede biter ? bu hukuk ayıplarını nasıl anlatmalıyız ?

    görüşmek üzere

    admin

    • CoCenk Says:

      evet internet kullanımı konusunda bir sıkıntı var. blogcular açısından bakarsak, bu sıkıntı aslında teknik alt yapı sıkıntısı değil çünkü bir şekilde işimizi yapabilecek bir bant genişliği var artık, gerçi WordPress’in editörü benim IE’nin RAM kullanımı bazen çok yükseklere çıkarsa da, genelde bant genişliği ile ilgili bir sıkıntı yok denebilir. internet okuyucuları açısından ise, zaten bir teknik sıkıntı yok. internetin fiziksel olarak yaygınlığı da var. Geriye internet kullanma alışkanlıkları kalıyor. asıl sorun budur! Birçok insan bilgisayardan ve internetten, onu kullanmaktan ya habersiz ya da kullanmama yönünde ön yargılı. aşılması gereken asıl sorun bu tabi. Büyük Medya konusunda ise, haklısınız, bazı durumlarda Büyük Medya, internetten daha etkili bir araç. en azından çok sayıda insanın aklında istenen konuya yer açmak bakımından güçlü, ama büyük medya konunun devamı ve çözümünde etkisiz, ya da tekel olarak, kendi çıkarlarında etkili. asıl olan, yaygınlığını artırmak için büyük medyayı kullanıp, internetin özgür ve tekelci olmayan dünyasında sorunları çözmek. Büyük medya sadece bir başlangıç aracı, slogansı mesajlar ile insan kitlelerini bir noktaya yönlendirmekte etkili. Derinleşme konusunda ve sonuca varma konusunda ise, gerçekten bir çöplük büyük medya. İnternet ise, bilgi düzeyi artıkça çok daha etkili kullanılabilecek, herkesin sesi olabilecek bir ortam.

  5. CoCenk Says:

    Sayın Admin, katkınız için teşekkür ediyorum. Özellikle Google ile ilgili verdiğiniz teknik bilgi işime yaracak. En kısa zamanda Google ve Basın üzerinde daha yoğun bir çalışmaya başlacam. Bir gün daha tasarım teknik işlerim olur. Ondan sonra içerik üzerinde yoğunlaşacam.

    Bir noktada çok haklısınız. Çekin toplumsal, siyasal ve hukuki olarak nasıl bugünlere geldiğini bilmek, çeke verilen cezanın kabul edilebilir bir hukuk anlayışı olduğu kanısında olanlara bilgi verici ve ikna edici bir sunum yapmak, gösterecektir ki, biz aslında davamızda şüpheye yer olmayacak şekilde, çok haklıyız ve yapılması gereken, bu bilgilendirme ve iletişim ikna aktivitelerini daha yaygın yaparak asıl varmak gereken sonuca varmak, yani EYLEM!yapmak. Bizim bildiklerimizi ne kadar çok insan bilirse, o kadar etkili bir kamuoyu oluşturur ve yapılacak eylemlerle, en az bankalar kadar etkili olabiliriz.

  6. karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler Says:

    Cenk bey merhaba,

    ilk yazınıza bir katkıda, bir yorumda ben yapayım.

    google sonuçlarını incelemek, bu işin toplumsal değerlendirmesinde katkı sağlayabilir.

    (arayan kişiye göre )
    karşılıksız çek cezası (100)
    karşılıksız çek yasası (90)
    çek yasası (50)
    karşılıksız çek (35)
    çeklerde af (30)

    ilk düşüncem şudur.
    -karşılıksız çekin ne olduğunu biliyoruz. merak etmiyoruz, aramıyoruzda
    -ama bu işin cezası nedir bilmiyoruz.
    -çek yasası, çek affı söylentileri ayyuka çıkmış durumdadır.

    şunuda diyebilirim. karşılıksız çek ‘in tanımını yapmadan nasıl kurtulabiliriz ? diye bakıyoruz.

    bizlerin önce bilinçlendirme çalışması yapmamız gerekiyor.

    hazırlanan kitap çok önemlidir. Bu davaya önemli katkı sağlayayacaktır.

    emeği geçenlere ve özellikle size teşekkür ediyorum.

    görüşmek üzere

    admin

  7. CoCenk Says:

    3167 sayılı Çek Kanunu, her kadar yanlış da olsa, bu kısmın sizin sorunuz açısından önemi yok, Karşılıksız Çek Keşide etmeyi bir suç olarak kabul ediyor. Bir suçu kim işlemiş ise, ceza da ona verilir. Fiilen burada suçu imza atan işlemiş oluyor. Bu sebeb ile suç imza atana yükleniyor. Zaten buradaki asıl sorun bu. Tek suç, o çeke imza atmak. Ceza Hukuku doktrin ve uygulamasında bu tür bir suç olamaz! Karşılıksız Çek suçunda Adil Yargılanma olmadığından mahkemeler zaten detaya girmiyorlar. İmzayı kim atmışsa, hatta daha ironik olan şu ki, imzayı kim “Ben attım” der ise, ceza ona veriliyor. Çok daha vahim olan ise, karşılıksız çek davalarında duruşmaya sanık katılımı bir zorunluluk olmadığından ve tebligatlar da, yetersiz yapıldığından, “Savcı imzayı hangi yetkilinin imzasına benzetir ise, ya da şikayetçi dilekçesinde kimin adını verirse, savcı o kişiyi suçluyor ve hakim de o kişiyi mahkum ediyor. Sanık davadan haberi olup da, şansa duruşmaya katılırsa, ancak o zaman imzayı atmadı ise, imza tespiti yapılıyor.

    Vekalet ile ilgili sorduğunuz soruya gelince, diyelim ki, ben size Makine Kimya Enstitüsünden silah almaya vekalet vermiş olayım, siz o silahı ordan alıp bir cinayet işlerseniz, suç vekalet verenin mi olması lazım? Burda da durum buna benziyor, ben size bir iş yapmaya yetki veriyorum, o da çek imzalamak ve benim hesaplarımı yönetmek, siz karşılıksız çıkartırsanız çeki, yani bankaya para yatırmaz iseniz, suç sizin olur. Takip, sorumluluk ve görev sizin üstünüzde.

    Hemen bir soru daha aklınıza geliyor muhtemelen şu an, o da şu: “Adamın işleri bozuldu ise ya da adam dolandırıcı ise, beni de kullandı ise, neden cezayı ben çekiyorum”. Sorunun yanıtını üstte verdim. Mahkeme yargılama yapmıyor. Cezayı çok basit bir şekilde imzayı atana ya da attım diyene veriyor. “Çekin karşılıksız çıkmasının” objektif ve tek başına bir suç olması asıl sorundur! Bu da bizim çek yasamızın ayıbı!

    Neden, ne oldu, senin bu yaptığın eylemde bir kast var mı, seni bu işi yapmaya kim itti, arkanda kim var? v.b. sorular, adil yargılanmada sorulur. 3167 çek yargılamaları gibi, hukuksuz yargılamalarda sorulmaz!

  8. mesut Says:

    sayın hocam vekaleten çeklere imza atanlar neden sorumlu tutuluyor ortada art niyet olsa dahi sonuç olarak çek sahibi kendi rızası ile baskı altında kalmadan vekalet veriyor imza atan suçluysa neden kanunlar vekalet verilmesine izin veriyor.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: