ÇEKİN TARİHİ VE 3167

KARŞILIKSIZ ÇEKE CEZA 1

TBBM si 3167 sayılı kanunla 1929 TBMM’nin gerisine düşmüştür.1929 Türkiye Büyük Millet Meclisi çekte suçun oluşmasını kasta bağlarken, tıpkı yeni TCK nın 21. Maddesi gibi, 3167 garabet bir yasa olarak objektif suç gibi modern hukukun benimsemediği ucube bir suç getirmiş ve adil olmayan bir yargılama usulü benimsemiştir. 3167 sayılı kanun Osmanlı döneminde çıkarılan 1914 tarihli 26 maddelik ÇEKLER HAKKINDA KANUN’dan da geridir. Çekler hakkında kanun sahteliği cezalandırmaktadır.

Çekin tarihi bize ilginç şeyler öğretiyor.

ÇEKİN TARİHİ

Çekin tarihini İlk Çağa kadar indirenler vardır. Çekin ulusal arası önemi 19. Yüzyıllından itibaren başlar. 23.2.1931 tarihinde yapılan Cenevre Konferansı ile çek konusunda uluslar arası bir anlaşmaya varılmıştır.  Tek Tip Çek Kanunu Cenevre’de yapılan üç anlaşmadan biridir. Tek  Tip Çek Kanunu 57 maddeden oluşmakta idi. Bu anlaşmalar 1 Ocak 1934 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye bu anlaşmaları parlamentodan geçirmek suretiyle kabul etmiş değildir, ancak 1957 tarihinde yürürlüğe giren ve halen de yürürlükte olan Türk Ticaret Kanununun çekle ilgili hükümleri İsviçre Borçlar kanunundan alınmıştır ve İsviçre Borçlar Kanunun çekle ilgili hükümleri Cenevre anlaşmasına dayanmaktadır.

Osmanlı’da çekle ilgili ilk kanun 20 Nisan 1914 tarihli ve 26 maddelik ÇEKLER HAKKINDA KANUN’DUR. Gene 1914 de yürürlüğe giren Ceza kanunun 155. Maddesi çekle ilgili cezaları düzenlemektedir.  155. Madde çekte sahtekârlığı bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırmaktadır.

03.10.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3167 sayılı kanuna kadar çeklerle ilgili olarak özel bir ceza kanunu yoktu. Karşılıksız çek suçu, TBMM’nin 07.01.1929 tarihli 471 sayılı yorumu dolayısı ile TCY’nin 503. Maddesi kapsamında  “dolandırıcılık” suçu olarak değerlendirilmekte idi.

TBMM 17.01.1929 gün ve 471 sayılı yorum kararı şöyledir ; “ Karşılığı olmadığı halde çek keşide edenlere ceza tertibine dair  TTY’nin 610 (695) maddesine  bir fıkra eklenmesi istenmekte ise de, TCY’nin 503. Maddesinde yer alan dolandırıcılık hakkındaki  suçlar, karşılıksız çek keşide edenlerin hareketine uygun düşmektedir. Muhatabı elinde çek parası olmayanların hile, sania, kötü niyet, kayıtsızlık ve ihmal ile çek keşide ettikleri takdirde, taşıyanı zarara sokmak sureti ile dolandırıcılık cürümünü işlemiş olurlar. TCY’nin genel hükümlerinin uygulanması  halinde hesabının kesin sonucunu bilmeyerek, yanlışlıkla çek keşide edenlerin hareketlerinde suç kastı bulunmaması nedeni ile ceza sorumluluğu söz konusu olamaz. Bu yaptırım ve güvence karşısında Ticaret kanununun sözü edilen maddesine  bir fikra eklenmesine yer olmadığına TBMM Genel Kurulunca karar verilmiştir.”

ÇEKİN TARİHİ 2

KARŞILIKSIZ ÇEKE HAPİS

2002 yılında 3167 sayılı kanun yeniden gündeme gelince zamanın Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Çek Komisyonunda yaptığı konuşma ile karşılıksız çekte hapis cezasına karşı görüşlerini açıklamış, şöyle demiştir:

“Türkiye’de 3167 sayılı Kanun, çekin karşılıksız çıkmasını şeklî bir suç hâline getirmiştir. Ondan önce karşılıksız çek, eğer çek keşidecisinin dolandırıcılık kastı varsa ceza konusu olmaktaydı. Oysa 3167 sayılı Kanun’un getirdiği sisteme göre çek, ister ibraz süresi içinde, ister ibraz süresinden önce muhatap bankaya ibraz edilmiş olsun, kısmen veya tamamen karşılığı yoksa keşideci bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu, dünyada Türkiye’ye özgü bir durumdur.

Karşılıksız çekle ilgili cezaî yaptırımlar öngören Fransız hukukunda bu nedenle ceza verilebilmesi için çek keşide edenin bu işlemi yaptıktan sonra çekin karşılığını bizzat çekmesi, başka bir kimseye devretmesi veya çekle ilgili ödeme yasağı koyması ve bütün bu işlemlerle üçüncü kişileri zarara uğratmak kastının olması gerekir. Karşılıksız çek için cezaî yaptırım öngören  diğer bazı ülkelerde ise sadece para cezası öngörülmüştür.

Türkiye’de karşılıksız çek dolayısıyla bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmesi, hele bu hapis cezasının ibraz süresinden önce muhatap bankaya ibraz edilmiş çekler için de uygulanması, ülkemizde âdeta bir sosyal felâket ortaya çıkarmıştır. Çünkü hâlen ülkemizde karşılıksız çek nedeniyle bir yılda açılan davalar, aynı süre içinde açılan tüm ceza davalarının % 15’ini bulmaktadır”.

Görüldüğü 2002 yılında Hikmet Sami Türk 1929 daki Türkiye büyük Millet meclisinin yorum kararındaki ve şu anda halen bütün dünyada ve özellikle uygar dünyadaki gibi karşılıksız çekte hapis cezasına örnekler vererek karşı gelmektedir. Kast, hile ve desise olmadan karşılıksız çeke hapis cezası Türkiye’ye özgü bir durum, diyor Hikmet Sami Türk.

Hikmet Sami Türk o zaman çekte vadeye de karşı çıkıyordu. Bütün bu gelişmeler karşısında Merkez Bankası bir açıklama yaparak, Hikmet Sami Türk’ün bu görüşlerine tepki gösteriyor, tıpkı 2009 yılında Babacan ve diğer ekonomi otoritelerinin tepkisi gibi. Merkez Bankasından şu açıklama yapılıyor. Hürriyetin o tarihteki haberi:

“Merkez Bankası yeni çek kanunu konusunda uyardı

Yeni çek kanunu tasarısına göre çekin üzerinde yazılı tarihten önce ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması durumunda, çekin vadesi gelinceye kadar yasal bir işlem yapılamayacak. Merkez Bankası, bu düzenlemenin çekin değerini düşüreceği gerekçesiyle karşı çıktı.”

Hikmet Sami Türk’ün içerisinde bulunduğu Ecevit Hükümetinin ömrü yetmedi. çek kanununda değişiklikleri yapmaya. 3167 sayılı kanun daha sonra 2003 yılında Ak Parti iktidarı tarafından bugün ki haline sokulmuştur.

ÇEK KANUNU KONUSUNDA TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İZLEDİĞİ YOL İBRET VERİCİ.

1914 yılındaki Osmanlı Çek kanunu bugün ki çek kanunundan daha çağdaş. 1929 yılında TBMM nin kararı ise bugün ki 5237 sayılı TCK ile ve Anayasa ile daha uyumlu.

2009 yılında çek kanununda adli para cezasının, dolayısı ile hapisliğin kalkması gündeme gelince bu kez piyasada likidite darlığı olur diye Babacan’dan tepki geliyor.

Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine!

 

3 Responses to “ÇEKİN TARİHİ VE 3167”

  1. Erkan Says:

    Demekki neymiş; Beterin beteride varmış..

  2. sumimasen1 Says:

    Sayın Ofluoğlu
    KOBİ DAYANIŞMA DERNEĞİ
    ile ilgili bilgi verebilirmisiniz

  3. Erkan Says:

    Bu yazıdanda anlaşılacağı gibi bu anlayış devam ederse 50 yıl sonra karşılıksız çek verenleri kurşuna dizecekler.Osmanlıdan beri her kuşak cezaları biraz ağırlaştırmış biz hapis cezasına denk geldik.Şanslı sayılırız.
    Ürperdim doğrusu.Benim sevdalı olduğum ülke bu olamaz.
    Saygılar..


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: