ZAFER İÇİN BAHANE ARANMAZ!

 EKİM AYINDA NE OLACAK?

CEK KANUNU ÇIKACAK MI, ÇEK MAHKÛMLARI VE KAÇAKLAR ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞACAK MI?

Çek mağdurları Ekim ayına odaklanmış bekliyorlar. Ekim ayında çek kanunun çıkacağı doğrultusunda söz verilmiş kendilerine. Şöyle düşünülüyor:

-Biz biraz güçlü eylemler yaparsak; özellikle meclis eylemleri yapar ve basında yeniden gündeme gelirsek çek kanunu bizim lehimize çıkar.

Cek-magdurları blogspot etrafında organize olan mağdurların Ekim ayını aşan bir planları, programları yok gibi.

BU GÖRÜŞ DOĞRU MU?

Koşullu olarak doğru. Koşul ne? Koşul güçlü bir organizasyon ve güçlü eylemler ile kamuoyu oluşturmak, basında yer almak, Tv kanallarında haber olmak ve meclis çoğunluğunun dikkatlerini çekmek, haklılığı öne çıkarmak.

GÜÇLÜ EYLEM NEDİR?

Güçlü eylem sadece sayı değildir, bundan da fazla niteliktir. Harekete sivil toplum örgütlerini, TESK gibi, katmak, etkili isimleri prof. Yücel Sayman gibi kazanmak, TBB liğini karşıya almak yerine birlik başkanı ile görüşerek kazanmak( bence bu mümkündür), böylece de basın ve Tv kanallarında haber olmak ve organize güçlü eylem düzenleme fırsatını yakalamaktır.

Bu şekilde kısa vadeli bir planlama için blogda yazılanlar doğru düşmekte, amaçla örtüşmektedir. Blogda şöyle deniliyor:

Bu yol haritamızı çizerken  tavrımızı, mücadeleme şeklimizi ve ilkelerimizi belirleme durumundayız.

1 – Hiç bir siyasi düşüncenin ne karşısındayız, ne de yanındayız, küresel ekonomik güçler, küresel politik aktörlerle kafamızı meşgul edemeyiz ,

bizim canımız yanmıştır, Ateşin düşüp Yaktığı yerdeyiz Biz çek mağdurlarıyız.

2- Çek mağdurları Derneği gibi, kendimize bir kimlik atayan, bir oluşum içinde değiliz.

Dernek Kurmak isteyen arkadaşlarımızın karşısında da değiliz, dileyen arkadaşlarımız bu oluşum içinde olabilir, Çek Mağdurları olarak, vaktimiz ve imkanlarımız dahilinde e-mail ve faks desteği verebiliriz.

3- TBMM ziyaretlerimizde, Siyasi Parti Grup Başkanları ve başarımız nispetinde görüşme taleplerimizi kabul edecek olan sayın Bakanlarımızla görüşmelerde bizleri temsil edecek, kitlesel sayımıza önderlik edecek sözcü arkadaşlarımızı belirlememiz gerekmektedir

Aramızda bu nitelikte, sıkıntılarımızı dertlerimizi dile getirebilecek konuya vakıf arkadaşlarımız var.
Geçmiş dönemlerde olduğu gibi, çek mağdurlarından ziyade kişiyi ön plana çıkaran hareketlerde olmayacağız.
Çek mağdurlarının bir niteliği vardır, ve bizlere yetkili tarafların yaklaşım biçimi tamamen duygusaldır, çünkü ortada yıkılan, dağılan özgürlüklerinden alıkonulan, göz yaşlarıyla vücut bulmuş bir dram vardır.
Çek Mağdurları oluşumunu kişiselleştirmek yada siyasallaştırmak, bu duygusal bakış açısını tersine çevirmek demektir.

4- Bizim  taleplerimizi dile getirecek sorunumuzu anlatacak taraf bellidir, Sorunun Çözüm yeri TBMM’dir.

Siyasi Partiler, iktidar ve Muhalefet partileri bu sorunu çözme konusunda bizlere söz vermişlerdir.
Her ne kadar gecikmiş olsa da, dün olduğu gibi bu gün de sözlerinin arkasındadırlar.
vadeli çeklerle oluşmuş bir piyasada karşılıksız çek düzenlemesi o kadar kolay değildi  verdikleri sözleri yerine getirmeleri için zamana ihtiyaçları vardı, ve Ekim ayı sözlerini tutacakları zamandır.
Bu zaman içinde vekillerimize ulaşacak dertlerimiz anlatacak ve yılmadan tekrar tekrar taleplerimizi dile getireceğiz.

5- Hedeflerimiz arasında, dertlerimizi sorunlarımızı anlatacağımız Avrupa Birliği Uyum Teşkilatları, Gazeteler ve Görsel Medya  vardır.

ÇEK MAĞDURLARI NİTELİĞİ ÖNE ÇIKARARAK GÜÇLÜ EYLEMLERİ ORGANİZE EDEBİLİRLERSE EKİM OLMASA BİLE YIL İÇİNDE ZAFERİ YAKALAYACAKLARDIR.

Ekim ayına kilitlenmek çok da doğru değil ama bu yıl içerisinde sonuca zafere kavuşmak kuvvetle muhtemel.

Zafer inananlarındır.

NO EXCUSE FOR VİCTORY

ZAFER İÇİN BAHANEYE YER YOK!

NOT:

Çek mağdurlarının asgari müştereki mağdur olmaktır.  Bu bir siyasi hareket değildir. Ülke ve dünya sorunlarını çözmek, bu amaçla örgütlenmek bu hareketin işi olamaz.

Çek mağdurlarının tek hedefi af ile özgürlüklerini elde etmek, biraz daha fazlası karşılıksız çekte cezanın kalkmasına katkı yapmak olabilir. Çek Mağdurları Blog Spotun  Yol Haritasındaki şu görüşleri doğru anlamak gerekiyor:

1 – Hiç bir siyasi düşüncenin ne karşısındayız, ne de yanındayız, küresel ekonomik güçler, küresel politik aktörlerle kafamızı meşgul edemeyiz ,

bizim canımız yanmıştır, Ateşin düşüp Yaktığı yerdeyiz Biz çek mağdurlarıyız.

2- Çek mağdurları Derneği gibi, kendimize bir kimlik atayan, bir oluşum içinde değiliz.

Bloglarda küresel ekonomik güçleri v.s hedef alan yazılar yazmak hedefi karartır, güçleri zayıflatır, düşman cephesini büyütür. Bu nedenlerle: 

Bankalar Birliği önüne siyah çelenk koymak, Türkiye Barolar Birliği önüne siyah çelenk koymak,

CHP yi gerçek dışı, uydurma haberlerle suçlamak, Türkiye İş Bankasını karşıya almak gibi öneriler son derece de yanlış, hedef karartan, hareketi güçsüzleştiren önerilerdir.

Salt Çek Mağdurları Hareketi için dernek fikri uygun değildir. Biz dernek öneriyoruz ama çek mağdurlarının amaçlarını aşan nedenlerle öneriyoruz; bir KOBİ Dayanışma Derneği kurmayı amaçlıyoruz. Böyle bir derneğin karşılıksız çek davasına katkısı olacaktır ama amaç uzun vadeli ve kalıcı bir amaçtır böyle bir dernekte.

 YAKALAYAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ? AHMET TAN’IN YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: