RAHMİ OFLUOĞLU KİMDİR

Rahmi Ofluğlu kimdir? Aile soyağacı ofluoğlu. Cumhuriyet döneminde soyadı kanunu ile ailenin bir kısmı Aydın soyadını alıyor. Aydın ilginç bir soyadı olacak ki Türkiye’de akraba bağı olmayan bir çok aile Aydın soyadını taşımaktadır. Fakülteden mezun olduktan sonra Rahmi Aydın mahkeme kararı ile eski soyadını almıştır.

rahmi çek

Rahmi Aydın(Ofluğlu) 68 kuşağının önderlerindendir. FKF, DÖB ve DEV-GENÇ de yöneticilik , 1969 yılında FKF İstanbul Sekreterliği yapmıştır. Birçok önemli davada sanık olarak yargılanmış, en son 12 Mart darbe döneminde 254 sanıklı Dev-Genç davasında 45 yıla mahkum olmuş genel af ile özgür kalmıştır. Deniz Gezmiş’in yakın arkadaşıdır, birlikte hapis yatmışlardır.

Rahmi Aydın

deniz-komer-olay-ve-cezaevi-rahmi aydin

Resimde yerde yatan önceki Muğla Barosu başkanı Mustafa İlker Gürkan solda Mustafa Zulkadiroğlu, sağda Rahmi Aydin, ortadakiler Toygun Eraslan, Deniz Gezmiş ve bir mahkum..

Turhan Feyizoğlu’nun 68 i anlatan kitaplarında Rahmi Aydın ile ilgili birçok bilgiye ulaşılabilir. Belgelere dayalı bütün 68e ilişkin yayın ve kitaplarda Rahmi Aydın’ı görebilirsiniz. Günümüzde de zaman zaman basın 68 i anlatan yazılarda kendisinden bahsetmektedir.

Oda Tv

Deniz Gezmiş’in ilk kez yayınlanan fotoğrafları

http://www.odatv.com/n.php?n=deniz-gezmisin-ilk-kez-yayinlanan-fotograflari-0802141200

Haber7

Deniz Gezmiş’in Filistin macerası

http://www.haber7.com/siyaset/haber/91757-deniz-gezmisin-filistin-macerasi

deniz filistin

Rahmi Aydın şöyle anlatıyor

Bu sırada Vietnam’da görev yapmış olan CIA ajanı Robert Commer , Türkiye’ye ABD elçisi olarak atandı. Devrimci öğrenciler, ABD’nin Ankara’ya yeni atadığı büyükelçi Robert Commer’i kınamak amacıyla 28 Kasım 1968 günü, Atatürk Havalimanı’na gitti. Yapılan eylem sonrasında gözaltına alınan 18 öğrenciden Deniz Gezmiş, Mustafa Zülkadiroğlu, Mustafa Gürkan, Toygun Eraslan ve Rahmi Aydın 29 Kasım Cuma günü, Bakırköy Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.

Bu tutukluluklarında Sultanahmet Cezaevi’nde Deniz Gezmiş’le yaptığı bir konuşmayı Rahmi Aydın şöyle anlatmıştır: “Cezaevi avlusunda, Deniz ile bir taraftan volta atıyoruz, bir taraftan sohbet ediyoruz. Deniz anlatıyor, ben dinliyorum. Sohbetin bir yerinde, Deniz,

‘Fakülteyi bitirmek, diploma almak. Bunların hiçbirisinin devrimcilikle bir ilgisi yok. Bunlar burjuva işi. Bir kere okulu bırakmak lazım. Zaten okulu bırakmış gibiyim. Nasıl olsa tutuklamalar peş peşe’ dedi.

‘Peki, okulu bıraktıktan sonra ne yapacağız?’ diye sordum.

‘Yirmi otuz kişi, dağa çıkarız’ dedi.”

kaypakkaya

İbrahim Kaypakkaya anıları

Çorum, Amasya, Tokat, Samsun havalisi güreşçiler beldesi kabul edilir. İbrahim Çorumlu’ydu, az buz güreş tekniğini bilirdi. Anımsıyorum, Fikir Kulüpleri Federasyonu binasında kendinden iri Rahmi Aydın’la güreşe tutuştu. Ufak cüssesinden beklenmeyen bir güç sergiledi, tekniğiyle Rahmi’yi perişan etti. Demem o ki, böylesine hayat dolu, şakacı, tatlı yaramazlıklardan geri durmayan candan bir insandı.

http://madxclaim.tumblr.com/post/23249211461/ibrahim-kaypakkaya

rahmi saltuk

Rahmi Saltuk anlatıyor

…üyesi olarak Ruhi Su ve Yaşar Kemal’le tanışması, Fikir Kulüpleri’nin yemeğinde ilk kez türkü söylemesi aklından mutlaka geçmiştir.

‘Sen türkünü söyle’
Aslında Rahmi, 12 Haziran’da okula geldiğinde boykot ve işgal başlamıştır. yasak, Tunga Ungan da oradadır. Rahmi Aydın “İşgal komitesine gir” der Rahmi Saltuk’a. Ancak üyesi olduğu Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun eyleme karşı tutumu net olarak belli olmadığı için ikircikli kalıyor. Bunun üzerine Aydın, “O zaman sen de türkü söyle” deyince Rahmi kendini senato masasının üzerinde buluyor, elinde sazla.
Boykot yayıldıkça Rahmi ’68 işgalinin resmi türkücüsü’ olarak Diş Hekimliği’ne, Teknik Üniversite’ye, Edebiyat Fakültesi’ne gidiyor. O zamanlar İTÜ’de öğrenci liderlerinden Harun Karadeniz, Çetin Uygur, Hasan Yalçın var.
İşgal bitince bir yandan Hukuk Fakültesi öğrenciliğini sürdürüyor Rahmi, diğer yandan yağlıboyacılığa başlıyor. Aslında kendisine iş, çalışsın diye verilmemiş. Ustası Rahmi’yi tavan raspası yaparken görünce dayanamayıp “O işi bırak da sen yarın sazını getir” diyor. Bakıyor olacak gibi değil, üzerinde parkası ve postalıyla şimdiki Kemancı’nın bulunduğu yerde olan Onay Kulüp’e gidiyor Rahmi “Burada sahneye çıkmak istiyorum” diye. “Gel başla” diyorlar. Böylece müzisyen olarak ilk profesyonel işine başlıyor Rahmi:
“Kulübün müdürü Atilla Tokatlı. Piyanist Onay da orada. Günde 25 lira alıyorum. O zaman çok büyük para geldi bana. Bir de her gün gelen bir dinleyicim var. Karikatürist Bedri Koraman. Yanında hep çok güzel kızlar oluyor. Ben çalarken kızlarla konuşuyor ama, türküm bitince mutlaka alkışlıyor. Nasıl takip ettiğini hâlâ anlamış değilim.”
24 Ağustos 1968’de büyük bir miting yapılıyor Beyazıt’ta. Konuşmacı Çetin Altan. Miting sonrası İstanbul Mücadele Derneği adı altında örgütlenen faşistler saldırıyor. Canını zor kurtarıyor Rahmi.

http://ata-genc.forum2.biz/t569-68-igalinin-resmi-turkucusu

%d blogcu bunu beğendi: