KARŞILKSIZ ÇEK SORUNLARI CİDDİ OLANLAR CİDDİ OLMALI, EKİMDE AF YOK

ÇEK MAĞDURLARININ KAREKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ SOSYAL KONUMLARI, SINIF VE TABAKALARI, ÇEK MAĞDURU TİPLEMELERİ

Çek mağdurlarının ezici çoğunluğu küçük ve orta işletmelerden gelmektedirler. Küçük ve orta işletmeler içerisinde küçük işletmelerin en büyük paya sahip olduğunu düşünüyoruz. Elimizde veri olmamasına rağmen küçük işletmelerin internet kullanma alışkanlıklarının, ya da becerilerinin işletme sayılarına göre % 40 larda olduğunu tahmin ediyoruz. Bu oranın orta işletmelerde biraz daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Küçük işletme sahiplerinin kültürel yapıları onların çek sorununda aktif rol almalarına engel olmaktadır. Bu işletme sahipleri köy kültürüne yakın, muhafazakârdırlar.

BORÇ NAMUSTUR

Feodal kültürde borç namustur, burjuva kültüründe ise borç ticari bir olaydır ve borçlu hukuka aykırı fiilleri yoksa hukuken de etik olarak da suçlanamaz. Küçük işletme sahipleri bu kent kültürünü, çağdaş kültürü özümsememişlerse, onlar için borç namustur. Utanırlar borçlarını ödeyemedikleri, çekleri karşılıksız çıktığı için. Hele haciz halen hepimiz için son derece utanılacak bir şeydir.

Kapitalist hukuk, bizim hukukumuz batıdan alınmıştır ve kapitalist hukuktur, taksirli iflas, hileli iflas hallerinde borçluları cezalandırmaktadır. Bunun dışında birçok ceza maddesi kötü niyetli borçluları cezalandırmaktadır. Borçlu bu suçlardan herhangi birini işlememişse ortada ceza da yoktur, utanılacak bir şey de.

Küçük ve orta işletme sahiplerinin kültürel yapıları çek eylemlerinde aktif rol almalarına engel oluşturuyor.

Bu işletmelerin çek eylemlerinde aktif rol almayışlarının esas ve tek nedeni sadece kültürel yapıları değil elbette; bunun yanında mücadele geleneklerinin olmayışı da diğer bir neden. Diğer bir neden de çözümde kendi rolüne inanmayışıdır.

BİREYSEL ÇÖZÜMLER

Çek mağdurlarının sanıyorum büyük bölümü geçici olarak sıkıntıya düşen, süreçte bu sorunlarını çözebileceklerine inananlardan oluşuyor; bu durumda yukarda sıraladığımız nedenlerle de ortalarda görünmemeyi tercih edip bir yandan kendi iş sorunlarını çözmeye çalışırken gelişmeleri uzaktan izleyip bazen maillerle katılım sağlıyorlar.

SINIFSAL KAREKTER

Bu sıraladığımız nedenler bu kesimlerin sınıfsal karakterleri, ilanlar çağrılarla bu karakteri değiştirip dönüştüremezsiniz, bu yapını değişimi evrim devrim süreçleri ile olabilir.

Yukarıda söylediklerimizin resmi kanıtı daha önce verdiğimiz istatistiklerdir. Adalet bakanlığı istatistiklerine göre açılan çek davalarının  % 50 si dava aşamasında; ödeme, uzlaşma veya başka nedenlerle beraatla sonuçlanmakta, diğer % 50 ninde % 45 i karar sonrası ödeme v.s nedenlerle cezaya dönüşmemekte ve sadece %5 lik dilim hapse dönüşmektedir. Görüldüğü gibi davaların %97 gibi ezici çoğunluğu hapse dönüşmüyor. Bu istatistiklerin bugünden sonra hızla değişeceği öngörülebilir, biz öyle bekliyoruz. BU beklentinin bugün ki eylemlerin daha etkin olmasına bir katkısı yoktur.

BÜYÜK KİTLESEL EYLEM BEKLENTİSİ HAYALPERESTLİKTİR.

Böyle, olmayacak bir beklenti yerine daha realist, ayakları yere basan bir mücadele programı yapmak gerekiyor. Bu eylemlere aktif destek verecek kesimler milyonluk(trilyonluk) karşılıksız çeki olanlar, milyonluk olmasa da yüz binlerle ifade edilen ve ödeme imkânı olmayan mağdurlara yönelmenin daha tutarlı olacağını düşünüyoruz. Tabii bu kesim yanında ödeme olanakları olmayan kişi ve işletmelerde kazanılabilirler.

Sayılar yerine hem bireyler ölçeğinde niteliğe önem vermeliyiz, hem de eylem biçimlerinde niteliği esas almalıyız.

Örgütlü elli yüz kişi ile verilecek nitelikli bir mücadele ile sonuca gidilebilir. Böyle bir örgütlenme ile maddi olanaklarda artacağından mücadele daha bir anlam kazanacaktır.

YETERLİ MADDİ İMKÂNLA NELER YAPILABİLİR

YARGIDA DAHA NİTELİKLİ BİR ETKİNLİK YAPILABİLİR.

BİZİM GİBİ DÜŞÜNEN ÖĞRETİM ÜYELERİ ÇEŞİTLİ EYLEM TİPLERİ İLE KAMUOYU ÖNÜNE ÇIKARILABİLİR, BASINDA YAZILAR YAZDIRALABİLİR.

BÖYLECE HAREKETE DAHA ÇOK SAYIDA MAĞDURUN KATILMASI SAĞLANABİLİR.

BU NEDENLERLE BİZ ZOR DURUMDAKİ KOBİLERİ ÖRGÜTLEMEYİ AMAÇLIYORUZ.

Beş altı aylık cezalarla kurtulabilecek çek mağdurları büyük çoğunluğu oluşturmaktadır ve bu çoğunluk çeşitli nedenlerle eylemin gövdesini oluşturamazlar. Bir yıl ve daha fazla ceza tehdidi ile karşı karşıya olanlar hedef kitleyi oluşturabilir; çünkü çek mücadelesi olağandışı bir gelişme olmaz ise çok kısa sürede sonuçlanacak gibi değil.

TEK SORUMLU İKTİDAR DEĞİL

Karşılıksız çeke hapis sorunun çözülmeyişinin tek sorumlusu iktidar değil. Ana Muhalefet lideri Baykal’ın açıklamasını, Oktay Vural’ın açıklamasını tekrar okuyunuz, Baykal çek ekonomi için gerekli bir enstrümandır diyor, Vural alacaklılarında çıkarları önemli diyor. Hiçbirisi açıkça karşılıksız çeke hapis Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine, Anayasaya aykırıdır, çağ dışı bir cezadır demiyor, sadece muhalefet yapmak için, çek mağdurlarının gönlünü almak için açıklamalar yapıyorlar.

SORUNU CİDDİ OLANLAR CİDDİ OLSUNLAR.

Sorununuzu ciddi görüyorsanız ciddi olunuz. Karşılıksız çeke hapsin kalkması öyle kolay bir iş değil, mücadeleye omuz veriniz, çağrılarımıza kulak veriniz.

EKİMDE AYINDA KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇLARINA AF YOK.

 

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: