YALANCININ MUMU……..

BÜYÜK BİR YANILGI İÇİNDESİNİZ

BİR KERE RAKAMLARI DOĞRU OKUYAMIYORSUNUZ. ÇEK DAVALARINDA DAVA SAYISI İLE MAĞDUR SAYISI AYNI ŞEYİ İFADE ETMİYOR. BİR KİŞİNİN 100 TANE ÇEK DAVASI, BELKİ DAHA DA FAZLA OLABİLİR.

HAPİSTEKİ VE KAÇAK DURUMDA OLAN ÇEK MAĞDURU SAYISINI ABARTIYORSUNUZ. EVET, BUGÜN SADECE YARGITAYDA BEKLEYEN BAŞSAVCILIK İLE BİRLİKTE 230 BİN DAVA VAR. ESAS MAHKEMELERİNDE BİR KAÇ YÜZBİN DAVA VAR, AMA BEYLER BU DAVALARDAN HAPSE DÖNÜŞME SAYISI ŞİMDİLİK SANDIĞINIZ KADAR ÇOK DEĞİL. KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇLARINDAN İÇERİ GİRENLERİN SAYISI ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERLERDE BÜYÜK RAKAMLARA ULAŞACAĞI BEKLENİYOR.

İSTANBUL UNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİNDE, MAYIS AYINDA YAPILAN SEMPOZYUMDA EYÜP BAŞSAVCISININ VERDİĞİ ORANLAR VAR, TEKRARLAYALIM. AÇILAN KARŞILIKSIZ ÇEK DAVALARININ %50Sİ BİR NEDENLE BERAAT İLE SONUÇLANIYOR; ÖDEME, UZLAŞMA VEYA HUKUKİ NEDENLERLE, GERİYE KALAN % 50 NİN % 45 İ ÖDEME V.S NEDENLERLE CEZALAR KALKIYOR, SADECE % 5 LİK RAKAM HAPSE DÖNÜŞÜYOR.

BU RAKAMLAR ADALET BAKANLIĞINDAN ALINMIŞ RAKAMLAR VE BU RAKAMLAR SONUÇLANMIŞ DAVALARA GÖRE VERİLMEKTEDİR. SONUÇLANAN DADAVALAR HANGİ YILLARA AİT OLABİLİR? 2003, 2004 YILLARINA, HATTA 2004 YILININ BİR KISMINA AİTTİR, ÇÜNKÜ DİĞER YILLARA AİT DAVALAR SONUÇLANMADI. BU YILLARDAKİ DAVA SAYISINA BAKTIĞIMIZDA 2003 YILI Kİ BU YIL YASANIN ÇIKTIĞI YILDIR, ÇOK AZ BİR DAVA VARDIR.2004 YILINDA DAVA SAYISI YÜKSEKTİR. ZATEN BUGÜN İÇERDE OLANLARIN VEYA KAÇAK DURUMDA OLANLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ BU YILLARA AİTTİR.

BEN BİR YAZIMDA HALEN KARŞILIKSIZ ÇEK SORUNU HÜKÜMET İÇİN BÜYÜK BİR SORUN DEĞİLDİR. KARŞILIKSIZ ÇEK SORUNU POTANSİYEL OLARAK BÜYÜK BİR SOSYAL SORUNA DÖNÜŞEBİLİR DEDİM.

ÇEK MAĞDURLARI BLOG SPOTUN EN BÜYÜK HATASI;  BENİ BLOGTAN ATIP BURHAN İŞCANI BAŞ TACI YAPMASI DEĞİL. BU BLOGUN EN BÜYÜK HATASI ABARTILI RAKAMLARA GÖRE EYLEM PLANLAMASI VE GENE BU ABARTILI RAKAMLARA GÖRE İNSANLARI BEKLENTİYE SOKMASI. SONUÇ ORADAKİ İNSANLAR, GERÇEKTEN GAYRET SARFEDEN İNSANLARDA HAYAL KIRIKLIĞI, MORAL BOZUKLUĞU.

SANILIYOR Kİ İÇERDE 68.000 KİŞİ VAR, BİR O KADAR DA DIŞARDA VAR VE NEDEN AĞUSTOS MECLİS EYLEMİNE 10 KİŞİ GELDİ DİYE İSYAN EDİYORLAR.

BU BLOGLAR BU ABARTILI HABERLER NEDENİ İLE İTİBAR KAYBETMİŞTİR VE ETMEYE DE DEVAM EDİYOR. BAKINIZ İKİ YA DA ÜÇ KİŞİ KALDI YORUM YAPAN.

BU BLOG’UN ZARARI SADECE KENDİNE OLSA SES ÇIKARTMAYACAĞIZ, BU BLOG HAREKETE ZARAR VERMEKTEDİR. BİLMEYEREK SANIYORUM, AMA SONUÇTA YAPILAN BİR PASİFİKASYONDUR. PASİFİKASYON İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ TARAFINDAN UYGULANAN BİR YÖNTEMDİR. NASIL YAPILIR? BAŞARISIZ, ZARARSIZ EYLEMLER İLE KİTLELERİN ENERJİSİ BOŞALTILIR, HAYAL KIRIKLIĞI YARATILIR, DEMORALİZE EDİLİR VE SONUÇ KİTLELER PASİFİZE EDİLİR. ÇEK MAĞDURLARI HAREKETİNDE OLDUĞU GİBİ. EN SONUNDA 10 KİŞİ DEĞİL 7 KİŞİ KALDILAR ANKARA’DA

EVET, BURHAN İŞCAN ÖNDERLİĞİNDE MEVCUT POTANSİYEL PASİFİZE EDİLMİŞTİR. BİZ BURADA BU KİŞİLERİN İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİN ADAMI OLDUĞUNU SÖYLEYEMEYİZ AMA YAPILAN SONUÇTA, HAREKET PASİFİZE EDİLMEK İSTENİYORSA, O’DUR.

İHTİLAL YAPMIŞ BÜYÜK BİR ÖNDERİN SÖZÜDÜR:

-APTALLIK İLE İHANET AYNI ŞEYDİR, ÇÜNKÜ SONUÇTA HER İKİSİ DE AYNI KAPIYA ÇIKAR. HAİNLER BİLEREK ZARAR VERİRLER, APTALLAR İSE BİLMEYEREK DAHA BÜYÜK ZARARLAR VEREBİLİRLER.

BİZİM ÖNERİMİZ; AYLARDAN BERİ DERİNLEMESİNE BİR ÖRGÜTLENMEYE GİTMEKTİ. KOBİLER İÇERİSİNDE ÇALIŞMAK, ORALARDA ÖRGÜTLENMEKTİ. BU HEMEN ÖYLE YARIN SONUÇ VERECEK BİR HEDEF DEĞİLDİ. BÖYLE BİR ÇALIŞMA ALTI AY SONRA MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLAR. DİYELİM Kİ BİZ SIKINTI İÇERİSİNDE, İFLAS ERTELEME ALMIŞ VEYA BAŞKA BİR ŞEKİLDE İŞİNİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞAN FAZLA DEĞİL 25 KOBİYİ BİR ARAYA GETİRSEK, BU SAYIYA ÇEK MAĞDURLARINDAN ELLİ KİŞİ KATSAK, YİRMİ BEŞ KİŞİ DE HUKUKÇU V.S. BÖYLE BİR ÖRGÜTLENME İLE MÜTHİŞ BİR GÜCE ERİŞİR HAREKET. O ZAMAN SİZİ TESK CİDDİYE ALIR, O ZAMAN SİZİ MÜSİAD CİDDİYE ALIR. YOKSA YALAN DOLANLARLA, ÇEK MAĞDURLARI BİLEŞENİ DİYE UYDURMALARLA SİZİ KİMSE CİDDİYE ALMAZ ÇÜNKÜ; ON DAKİKA İÇERİSİNDE SİZİN YALANLARINIZI BİLGİSAYARLAR TESBİT EDİYORLAR. SİZ SADECE KENDİNİZİ KANDIRIYORSUNUZ.

ATMASYON RAKAMLARLA, EYLEM ÇAĞRILARI İLE SİZ KİMİ KANDIRIYORSUN? BAKANLARI MI? İSTATİSKLER ONLARIN ELİNDE….

BU BLOGUN EN YÜKSEK RATİNGİ 1500, AMA BEN BİLİYORUM Kİ BU BLOGU CİDDİ TAKİP EDEN SAYISI 300.

BÜTÜN EMARELER HÜKÜMETİN ÇEK AFFINA KARŞI OLDUĞU DOĞRULTUSUNDADIR. HÜKÜMET DEĞİL AF ÇIKARMAK MEVCUT TASLAKTA ADLİ PARA CEZASINI İKİ MİSLİNE ÇIKARMIŞTIR, TASARININ GEÇİCİ MADDESİNE KANUNUN YÜRÜRLÜK TARİHİNDEN ÖNCEKİ ÇEK DAVALARININ 3167 YE GÖRE DEVAM EDECEĞİNİ EKLEMİŞTİR.

SİZ NASIL BİR ATMOSFER OLUŞTURDUNUZ BEYLER, AFFIN ELİ KULAĞINDA ÇIKTI ÇIKACAK.

BURHAN İŞCAN PRESTURKTE 17 AĞUSTOSTA ÇEK MAĞDURLARI EKİM AYINA SÖZ ALDI DİYOR, SİZ NE YAPTINIZ AVUKAT BEY DİYE DE SORUYOR.

BURHAN İŞCAN UMUT VERİYOR, EKİME SÖZ ALDIK, AF ÇIKACAK. DAHA ÖNCE 20 AĞUSTOS, İSKENDER ZEKÂSI, GENEL AF TAMAM DEMİŞTİ.

BUGÜN JERARDİ TEKRAR ÇAĞRI YAPIYOR EKİM AYI İÇİN ANKARAYA GELİN DİYOR. E SÖZ ALMIŞ BAŞKAN, NEDEN ZAHMET EDİYORSUNUZ, SÖZ SÖZDÜR ,SÖZ ALDI İSENİZ AF ÇIKAR. JERARDİ 1000 KİŞİ İSTİYOR. YAZIK DEĞİL Mİ BUNCA MASRAFA BAŞKAN SÖZ ALMIŞ, İŞ TAMAM..

1000 KİŞİYİ İLK TELAFUZ EDEN BENİM, BANA ANKARA GELİR MİSİNİZ DEDİLER, BEN DE 1000 KİŞİ OLURSANIZ GELİRİM DEDİM. ONLARDA 500 OLUR DEDİLER. BU SÖZ SÖYLENDİĞİ ZAMAN DOĞRU İDİ, DEMİR TAVIN DÖVÜLÜR, ANKARA’YA BİR KAÇ YÜZ KİŞİ GELİRSE ETKİLİ OLURDU O ZAMANLAR. 27 KİŞİ GELDİ, GENE DE ETKİLİ OLDU.

KILIÇDAROĞLU AİLELERİ İLE BİRLİKTE 15 MİLYON EMEKLİ VAR, BU RAKAM HÜKÜMETİ DEĞİŞTİRİR, ŞİKÂYET EDİYORSANIZ ÖRGÜTLENİN DİYOR. GÖRÜYORSUNUZ MAĞDUR 15 MİYONDA OLSA  DA SONUÇ DEĞİŞMİYOR.

ÇEK MAĞDURLARININ DAVASINDA NİCELİKTEN ÇOK NİTELİK ÖNEMLİDİR.

YALANCILARLA, TAKLİTÇİLERLE, AŞIRMA YAZILARLA HAYALPERESTLERLE BİR YERE VARILAMAZ. SİZ YARIN BİR ŞEKİLDE BU PLATFORMLARI TERK EDECEKSİNİZ, AMA BU HAREKET ENİNDE SONUNDA ZAFERE ULAŞACAKTIR.

EN BÜYÜK UMUT, KISA VADEDE, HER ŞEYE RAĞMEN YARGIDIR. BİZ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE YARGI ÜZERİNDE YOĞUNLAŞACAĞIZ. KARŞILIKSIZ ÇEK KİTABINI BU NEDENLE ÇIKARIYORUZ.

İKİNCİ HEDEFİMİZ ÇEK MAĞDURLARININ ÖNCÜLÜĞÜNDE ZOR DURUMDAKİ KOBİLERİ ÖRGÜTLEMEK.

EKİM AYINDA NE OLUR? BENCE HİÇBİRŞEY. ÇEK KONUSU GÜNDEME BİLE GELMEYEBİLİR.

GELİRSE VE AF GERÇEKLEŞİRSE, İNANMIYORUM, HARİKA OLUR.

GÜNDEMDE KALMAK İÇİN JERARDİNİN YAPTIĞI EYLEM ÇAĞRISI DOĞRUDUR AMA BU KAFA İLE DEĞİL.

ÇEK -MAĞDURLARI .BLOGSPOT’ A CEVABIM İÇİN TIKLAYINIZ

Prof. Sami Selçuk’un yazısı aşağıdaki linkte, bu yazı Burhan İşcan’ın sandığı gibi 2000 yılında değil 2009 Ağustos ayında  Yeni Aktüel’de yayınlanan bir yazı, yani son derece güncel bir yazı. TIKLAYINIZ

 

 

 

 

 

 

13 Responses to “YALANCININ MUMU……..”

  1. ayna Says:

    Burhan bey için kim ne derse desin Ankarada bizzat şahit oldum birşeyler yapa bilmek için uğraşıyor , peki geride kalan bizler kendimiz ne yapıyoruzda Burhan beyi eleştiriyoruz herkes o gibi ugraşsa kanun çıkmıştı.

    • rahmiofluoglu Says:

      BURHAN BEY ATAK GİRİŞİMCİ BİR ZAT, HATASI HAYALCİLİĞİ, BİREYSEL DAVRANIŞLARI VE KENDİNİ UZMAN HUKUKÇU GÖRMESİ, İŞBİRLİĞİ YAPSA, SÖZ DİNLESE SORUN KALMAYACAK, AMA ZATEN BEN ONU ARTIK ELEŞTİRMEYİ BIRAKTIM. BENİM BLOGDA 120 DEN FAZLA YAZI VAR. BİR TEKİNDE BİLE HUKUKSAL BİR YANLIŞ BULAMAZSINIZ. BEN, SÖZ KONUSU HUKUKTA OLSA, BİLMEDİĞİM BİR HUKUK KONUSUNDA YAZI YAZMAM, LAF ETMEM.

  2. ESKİ DOST Says:

    AMMA UZUN DENETİMMİŞ YANİİ,,,,

  3. rahmiofluoglu Says:

    Emeğine sağlık güzel paylaşım, devamını bekliyoruz.

    • ESKİ DOST Says:

      sayın hocam…

      yazmamayı tercih ediyordum ama artık sabır kalmadı, şeker765 denen ruh saglıgı bozulmuş,toplum için tehlike arzeden,,hanımefendimi,,beyefendimi her ne ise bu şahşı dikkate alıp,hakaret içeren yazılarının okunmasına vesile olmanızı şaşkınlıkla karşılıyorum.bu arkadaşımızı 8 aydır tanıyor,biliyoruz.yaptıgı ,yazdıgı tüm igrençliklere ,bu blog ları takip eden arkadaşlar çok iyi biliyor….tüm insanlara saldırıp hakaret ler yagdıran bu arkadaşımızın 2 gün sonra sizede aynı saldırılarda bulunacagından hiç şüphem yoktur(inşallah olmaz),,,lütfen insanlar kendi sıkıntıları ile ugraşırken bu insanın bu sıkıntıların ağırlaşmasına katkı sağlamasına müsade etmeyelim,,,bırakalım kendi kendine nerelerde oynarsa oynasın.yalnızca bu na bloglarımız alet olmasın

      saygılar,,selamlar

  4. akincitr Says:

    Emeğine sağlık güzel paylaşım, devamını bekliyoruz.

  5. seker765 Says:

    bu murat yalçın bey de 2. burhan işcan felaketi olacaktır…buradan sayın hocalarımı uyarıyorum…tarzı aynıdır…dikkat edilmelidir…

    saygılar…burhan işcan ve ekürüsü hariç herkese…

    seker765

  6. Murat YALÇIN Says:

    ‘SOLDA SIFIR..’

    Kıymetli Çek Mağduru Arkadaşlarımız, Kardeşlerimiz..

    İstirham ediyorum..
    Söyleyeceğimiz güzel bir sözü; BİR FAZLA söyleyelim..
    Lakin söz güzel değilse, hoş değilse; değil bir eksik, HİÇ SÖYLEMEYELİM..

    Zaten hepimiz incitici, tahrip edici bir zulme maruz durumdayız..
    Bu halde iken değil birbirimize düşmek, aksine üzüntülerimiz, sıkıntılarımız bizi, bize yaklaştırmalı.. Öyle ki bir haksızlığa maruz kalmak ve böyle bir hüznü yaşamak, aynı zamanda insani bir tekamül sağlamalı bizlere..

    Bu ortak platformda inanç ve düşüncelerimizi bile açıklarken tedbirli, ölçülü ve hakkaniyet sahibi olmaya çalışmalıyız..

    Bizlere lazım olan yegâne şey TESANÜD; (grup dayanışması)

    Bizler için felaket olan şeyler ise; HASED, FİTNE, AYRILIK VE AYKIRILIK, FESAT ve DAĞINIKLIKTIR..

    Tesanüd içinde olmamız için sadece aklı-ı selim ve nazik olmamız yeterli.. Bu bize, haksızlığa dayanma ve direnme gücü; adalete, zafere ulaşmada, mücadele azmi ve sonunda bu birlik ve beraberlik ruhu, mutlaka adaleti ve zaferi getirecektir..

    Aksi hal; yani KABALIK, SAYGISIZLIK VE HOYRATLIK bizi felaketlere sürükleyecek şeytani bir aldatmaca, nefsi bir körlük olacak ve sonucunda varacağımız yer felaket olacaktır..

    İzninizle yazımda inanç ve kanaatlerimi de ifade ederek devam etmek istiyorum..

    Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır:

    “Birbirinize hased (çekememezlik) etmeyiniz. Birbirinize buğz (düşmanlık) etmeyiniz. Birbirinizle iyi ilişkileri kesmeyiniz. Birbirinizden yüz çevirip küsüşmeyiniz ve ey Allah’ın kulları, kardeşler olunuz..”

    “Bir haksızlık, zulüm görürseniz, gücünüz yetiyorsa elinizle, ona gücünüz yetmiyorsa dilinizle, ona da gücünüz yetmiyorsa kalbinizle karşı çıkın. Ki, sonuncusu inancınızın en zayıf noktasıdır.”

    Yüce Allah ise Kuranı Kerim’de mü’minlere;

    “Çekişip birbirlerine düşmemelerini..” (Enfal Suresi, 46)

    “Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın…” (Al-i İmran Suresi, 103)

    “Birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak..” (Saff Suresi, 4)

    “Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır.” (İsra Suresi, 53)

    “İnkar edenler birbirlerinin velileridir(dostları). Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” (Enfal Suresi, 73)

    Buyurmakta ve doğru olana varmak, zafere ulaşmak için inananların dostluk ve kardeşlik içinde olmalarının gereğini, dostluk ve kardeşlik duygularından uzaklaşıp birbirlerini dost edinmemelerinin ise, aralarında ve yeryüzünde karmaşaya ve kötülüğe sebep olacağını bildirmektedir..

    Hiçbir inananın bu sorumluluğun vebalini üstlenmek istemeyeceği açıktır.

    Hiçbirimiz bu gün; iğrenç bir çek hapsi zulmü ile karşı karşıya iken verilen mücadelede bizleri zayıf düşürecek, bizleri kaos ve karışıklık içinde treni kaçırtacak bir vebal üstlenmek istemeyecektir..

    Arkadaşlarım, kardeşlerim..

    Maçın başındayız ve inanın kazanmaya yakınız.. Çünkü maça yenik başlamış, orta yerde ne oyuncu ne takım ne taraftar (seyirci değil) yoktu.. Oyun kuralları aleyhimize ve tartışılmaz idi.. Hakemler, yan hakemler aleyhimizde ittifak içindeydiler..

    Ya bugün kazanımlarımızı bir düşünelim.. Allah’a şükürler olsun.. Hep beraber haklı olmanın, inançlı olmanın gücünü hissedelim lütfen..

    Evet zafere bir adım kaldı.. O adım hepimizin ortak inancıyla atılacak ve mutlaka ADALET YERİNİ BULACAKTIR..

    Ve bunun ilk şartı HAKLI olmak.. İkinci ve son şartı HAKLI OLMANIN HAKKINI VERMEKTİR..

    Fakat tekrar istirham ediyorum..

    Bu mücadele mutlaka İNCE, NAZİK VE ZARİF olalım.. Hem haklı ve inançlı olana yaraşan da budur..
    Tıpkı sevgi ve muhabbet gibi, SAYGI da paylaşıldıkça çoğalan bir kaynaktır. Kimse birine saygı gösterdiği için zararda da olmaz, rahatsız da olmaz. Aksine hem mutlu ve hem de kazançlı olur..

    Muhakkak hepimizin bu mücadele de emeği var ve olacak.. Tabiatıyla BİLGİ, EHLİYET VE TECRÜBE sahibi arkadaşlarımızın katkıları ise çok daha fazla olacak.. Biz onları, kıskanma ne demek, başımızın tacı olarak değerlendireceğiz.. Bu itibarla;

    Baştan beri hem kendi ve hem de hepimizin derdi için; sesli sedalı katkı veren fedakar arkadaşlarımıza şükran borçluyuz..

    Kendi dertleri olmamasına rağmen hakka ve haklıya kulak veren, bize destek veren herkese teşekkür borçluyuz..

    Başta hukukçu arkadaşlarımız olmak üzere bu meselede bize yardımcı olan ve olacak bu insanlar; bizi hayata döndürmeye vesile olacak uzman hekimlerimiz gibi güzel insanlardır…

    “… Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.” (Yusuf Suresi, 76

    Bir zerâfet ve tevazu örneği ile yazımı bitirmek istiyorum

    Mevlânâ Câmî (Molla Câmî olarak da bilinir) zamanında; tanınmış âlimler, şairler, yazarlar ve bilginler aralarında ‘suskunlar meclisi’ adını verdikleri bir kurul oluşturmuşlardı.
    Bu meclis, üyelerini, çok düşünen, az konuşan ve az yazan insanlar arasında seçiyordu. Meclisin üye sayısı ise otuz kişiyle sınırlı tutulmuştu. O dönemde yaşayan âlim, şair ve yazarlarının içinde hep bu meclise üye olma arzusu vardı.
    Mevlânâ Câmî’de bunlardan biriydi. Ancak ‘suskunlar meclisi’nin üye sayısının sınırlı olması onun, seçkin insanların yer aldığı bu kurulda bulunmasına imkân vermiyordu.

    MECLİSİMİZDE YER YOK

    Bir gün ‘suskunlar meclisi’nin üyelerinden biri ölmüştür.. Bunun üzerine Mevlânâ Câmî ‘suskunlar meclisi’ üyeleri toplantı halindeyken toplantı yapılan mekana gider.. Meclise katılma arzusunu bir kağıda yazıp kapıcıyla içeriye gönderir.
    Meclis üyeleri Mevlânâ Câmî’yi çok yakından tanıyorlardı, fakat vefat eden üyelerinin yerine birkaç gün önce başka bir değerli insanı almışlardı.. Lâkin Mevlânâ Câmî gibi birini de kapıdan çevirmek, “seni üye yapamıyoruz” demek oldukça zordu. Kendi aralarında epeyce düşünürler.

    Ardından da bir bardağı ağzına kadar su ile doldurup kapıcıyla Mevlânâ Câmî’ye gönderirler. Bununla meclisin üye sayısının tam olduğunu, yeni bir kişiye yer olmadığını anlatmak istiyorlardı.
    Kendisine, ağzına kadar su ile dolu bir bardak gönderilen Mevlânâ Câmî, meclis üyelerinin ne demek istediğini anlar, hemen yanındaki gülden bir yaprak koparıp yavaşça bardağın üstüne koyarak tekrar içeriye gönderir..

    Bununla gül yaprağının su ile dolu bardağı taşırmadığını, gül misali kendisi için de ‘suskunlar meclisi’nde bir yerin bulunduğunu anlatmak istiyordu.
    Meclis üyeleri de böyle bir insana çok nazik bir şekilde de olsa daha önce “meclisimizde yer yok” anlamında bir cevap verdiklerinden dolayı çok üzüldüler. Otuz kişiyle sınırlı olan üye sayılarını da aşarak Mevlânâ Câmî’yi meclislerine üye yapmaya karar verdiler.

    MEVLANA CAMİ’NİN TEVAZUSU

    Meclisin başkanı, adını listeye yazdı, üye sayısını belirten 30 sayısının önüne bir 0 (sıfır) yazarak Mevlânâ Câmî’ye verdi.. Başkan bununla, Mevlânâ Câmî’nin katılmasıyla meclisin değerinin on kat arttığını anlatmaya çalışıyordu.
    Listeyi alan Mevlânâ Câmî, kendisinin gelmesiyle meclisin değerinin on kat artmış olduğu düşüncesine katılamadığını göstermek için, otuz sayısının sağına eklenen sıfırı silip, 0 (sıfır)’ı 30 sayısının SOLUNA yazdı.

    Mevlânâ Câmî’de bu cevapla, meclisin üye sayısını artırmadığını çünkü kendi değerinin, bu meclisin yanında SOLDA SIFIR olduğunu anlatmak istiyordu.
    Arkadaşlar hepimiz, bir değeriz, kimimiz 30’un sağında kimimiz solunda..
    Önemli olan birbirimizin değerini bilmemiz..
    Herkesin, hepimizin birbirimize saygı ve hoşgörü göstermesi dileğiyle..
    Saygılarımla
    Murat YALÇIN

    Saygıdeğer Hocam,

    Artık sizden çok istirham ediyorum, ikaz ve uyarılarınız hepimiz için yararlı bu muhakkak..

    Ancak asla hiçbir arkadaşımızı üzüntüleriyle birlikte dışlayıcı, yıkıcı kalmasına, bırakılmasına izin vermemek lazım..

    Hemen sanal ortamlarda münakaşa edilmesini önleyecek oluşumu başlatalım.. Örgütlenelim..

    Ve görüyorum ki bu sorumluluğu size tevdi etmek gerekiyor..

    Bilgi ve ehliyetinize, tecrübenize ve şahsınıza güveniyoruz..

    Saygılarımla..
    Murat YALÇIN

  7. ayhan Says:

    pasifikasyon …………ilk defa duyuyorum ama her şeyi çok net izah ediyor

  8. ayhan Says:

    çok net ve güzel açıklamışsınız hocam(bu arada izninizle size artık hocam demek istiyorum çünkü gerçekten sizden öğreneceğimiz çok şey var ) lehimize veya aleyhimize çalışanları bilmemiz çok iyi olur hocam ama herkes bilirki ihanetin bedeli her zaman çok ağırdır…………..

  9. KAYA SURMEN Says:

    Şimdiye kadar en doğru tespit ve fikirler Sayın Ofluoğlun gelmiştir. Bu davanın doğal önderidir.

    • ayhan Says:

      kesinlikle size katılıyorum sayın ofluoğlu bu davanın doğal önderidir ama ben sizinde izninizi alarak sayın ofluoğlunun artık resmi liderimiz olmasını ve kurumsal bir çalıştay başlatmasını istirham ediyorum

  10. my way Says:

    Sayın Ofluoğlu

    Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi ellerinize ,emeğinize sağlık aynen katılıyorum..Hedef yargıya anlatmakolmalıdır..Hükümet in görüşü Adalate Bakanı nın Alim Işık’a verdiği cevapla sabittir.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: