ÇEK KANUNU NEDEN ÇIKMADI?

ÇEK EYLEMLERİNDE NEDEN BEKLENEN YETERLİ SAYIYA ULAŞILAMIYOR?

Çek kanunu neden Adalet Komisyonundan meclise sunulmadı? Basından ve ikili görüşmelerde yetkililerden öğrendiğimize göre Babacan karşı çıktığı için kanun çıkmadı. Peki, bunun arkasındaki tek neden piyasada dolaşan 226 milyar tutarındaki çek ve af çıkması nedeni ile doğacağı iddia edilen nakit sıkıntısı mıdır?

Bence Hayır, tek neden bu değildir, hatta temel neden bu değildir. AK Parti içerisinde Çek Tasarısı konusunda farklı görüşler vardır. Çek mağdurları genellikle esnaflardır ve esnaflarda ağırlıkta Ak Partiye oy veren kişilerdir. Çek tasarısı açık bir çek affını içermediği gibi 3167 deki cezayı da misli ile artırmaktadır. Bu hali ile yasallaştığında parti tabanından tepki toplayacaktı.

ÇEK EYLEMLERİNDE NEDEN BEKLENEN YETERLİ SAYIYA ULAŞILAMIYOR?

Bunun nedenleri yukarıdaki nedenlerle birçok yerde örtüşmektedir.  Karşılıksız çek büyük bir sosyal sorun, büyük bir toplumsal  yaradır diyoruz. Biz belki burada yanılıyoruz. Karşılıksız çek henüz büyük bir sosyal sorun, sosyal bir yara değildir, potansiyel bir sorundur.

Neden mi? Elimizde mevcut istatistikler şöyle bir göz atalım bunu göreceğiz. 2002 yılından bugüne kadar devam eden çek mahkûmu ya yoktur, ya da yok denecek sayıdadır, 2003 yılı da öyle ciddi bir rakam değildir. Esas sorun doğacak sorunlardır. Yargıtay da bekleyen 70.000 dosya, başsavcılılık da bekleyen 150.000 dosya, adliyelerde savcılıklarda bekleyen on binlerce dosya, asliye cezalarda öyle on binlerce dosya vardır.  Hükümet bu durumu hepimizden iyi bilmektedir ve af ya da çek kanununda değişiklik için zamanı vardır, halen hükümeti sıkıştıran bir durum yoktur.

BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN ORTADA BÜYÜK BİR HAKSIZLIK VARDIR, İNSANLAR KANUNSUZ OLARAK HAPİSHANELERDE TUTULMAKTA, KAÇAK YAŞAMAYA ZORLANMAKTADIR. BU BÜYÜK BİR HAKSIZLIKTIR.

Bu haksızlık karşısında doğruyu söylemek gerekirse esas sorgulanması gereken yargıdır, 1o.ceza dairesidir, siyasal iktidarın sorumluluğu ikincil bir sorumluluktur. Albay Çiçek’in 24 saat geçmeden tahliye edilmesi üzerine bir gazete ilginç bir manşet attı. Manşet Şöyle:

Abrakadabra Çiçek serbest

Abrakadabra çek mağdurları hapiste diyebilir miyiz bilmem?

Benim görüşüm, hani derler ya, “yiğidi öldür hakkını ver” ,diyorum ki hükümet 31.12.2008 tarihine kadar uyum yasasını çıkarmamakla üzerine düşeni şimdilik kaydı ile yaptı. Sorgulanması gereken yürürlükte olup olmadığı tartışmalı olan bir kanundan insanlara ceza vermeye devam eden 10. Ceza Dairesidir, yerel mahkemeler sorumluluk almamak için dairenin peşinden gidiyor. Zaten bu ülkede sorumluluk almanın her şeyden önce bir insanlık, bir yurttaşlık görevi olduğunu toplum olarak kavramış olsak yaşamakta olduğumuz birçok sorunu aşmış olacağız.

BÜYÜK SOSYAL SORUN HÜKÜMETİN VE TOPLUMUN ÖNÜNDE DURUYOR.

 Yargıtay’da bekleyen 70.000 dosya üç yıl içersinde onaylanarak yürürlüğe girecektir.2005 yılına kadar karşılıksız çek mahkûmiyetlerinin ancak % 5 i hapis cezasına dönmüştür, bence bu oran bundan sonra beklemedik biçimde artacaktır. Her geçen gün hapisteki insan sayısı artacaktır ve bugün bu sorunu algılamakta güçlük çekenler başlarına geleceklerin farkına varacaklardır. Bundan ne demek istiyorum? Bugün savcılıklarda, mahkemelerde, Yargıtay Başsavcılığında bekleyen birkaç yüz bin dosyaya rağmen bir meclis eylemine beş yüz kişi katılmıyorsa bu mağdurların azlığından değil TEHLİKENİN FARKINDA olmamaktan kaynaklanıyordur. On binlerce dosya Yargıtay’ca onandığı, mahkûmların sayısı çığ gibi büyüdüğünde artık benim burada bir şey yazmamak gerek kalmayacak ,herkes tehlikenin farkında olacaktır.

OLAN BUGÜN İÇERDE YATANLARA, KAÇAK YAŞAMAYA ZORLANANLARA OLUYOR.

ACİL ÇÖZÜM BELKEYEN BU İNSANLARDIR

PEKİ, NE YAPMALI?

Tek kelime ile farkındalığı artırmalıyız başka çare yok, aksi halde karşılıksız çeke çözüm bulunması yıllara yayılabilir. Beni telefon ile arayanlar hatırlayacaktır, ben hep hemen bir çözüm olmadığını söylegeldim.  Şimdi de aynı şeyi söylüyorum.

FARKINDALIĞI ARTIRMAZ İSEK ÇÖZÜM YILLARA YAYILABİLİR

Benim bu sözüm sizlere hoş gelmeyebilir, gelmeyecektir de, bunu biliyorum, ama 5 yıl içeride kalmaktan herhalde daha iyidir bir yıl sonra serbest kalmak, ya da üç yıl daha kaçak yaşamaktansa bir yıl sonra özgür olmak daha iyidir. Hepimizin isteği hemen şimdi ama hemen şimdi aceleciliği bizi üç yıl geciktirecekse bizim bu dileğimiz neye yarar?

ÖNERİM ÖNCE İLLER BAZINDA ÖRGÜTLENMEK, ETKİNLİKLER İÇİN MADDİ KAYNAK OLUŞTURMAK VE DOĞRU ZAMANDA DOĞRU EYLEMİ KOYMAKTIR.

Kendi kendimizi kandırmayalım, bu hükümetin ideolojisi ile karşılıksız çeke ceza çelişkili değildir, bunu anlamalıyız. Sorunu küçümseyerek abartılı, iyimser yorumlarla varılacak yer hayal kırıkları yaşamak olacaktır.

%d blogcu bunu beğendi: