ŞÜPHELİYİM

SAYIN YARGIÇLAR,3167 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜĞÜ KONUSUNDA HİÇ Mİ ŞÜPHE ETMEDİNİZ?

5252 sayılı yasanın geçici 1. Maddesi uyarınca 31.12.2008 tarihine kadar çıkarılması gereken uyum yasası çıkarılmadığı için 3167 sayılı yasanın ceza içeren hükümlerinin yürürlüğü tartışmalı hale gelmiştir.

TURK HUKUK TARİHİNDE BU TARTIŞMANIN BENZERİ BİR TARTIŞMA YOKTUR VE BÖYLE TARTIŞMALI BİR YASADAN İNSANLARA MAHKÛMİYET KARARI VERİLMESİ VAHİMDİR, EN AZINDAN BİR ŞEKİLDE TARTIŞMANIN NETLİĞE KAVUŞMASINA KADAR DAVALARI BEKLETİLEBİLİRDİ. BU SİYASİ İRADEYİ BİR AN ÖNCE ÇÖZÜM BULMASI İÇİN ZORLAYABİLİRDİ.

Bir suç ve cezayı düzenleyen yasanın veya yasa maddesinin yürürlükte olup olmadığının şüphede olması,  tartışılır olması tek başına çok önemli bir durumdur. Bırakalım tartışmada hangi yanın haklı olduğunu bir tarafa bir an için ve böyle bir tartışma varken Asliye Ceza Mahkemelerinin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin onama kararı doğrultusunda ceza vermeye devam etmesi VAHİMDİR.

KİMLERDİR 3167 SAYILI YASANIN YÜRÜRLÜKTE OLMADIĞINI SÖYLEYENLER?

Bir hukuk fakültesinin dekanı, TBMM Adalet Komisyonu başkanı, bazı Asliye Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri, yani ciddi konumda bir akademisyen, ciddi konumda bir siyasetçi, üstelik bu siyasetçi iktidar partisinden ve mahkemeler, hukukçulardır.

Sayın Yüksek Yargı Üyesi Yargıçlar, sizler bu yasanın hala yürürlükte olup olmadığı konusunda hiç mi şüpheye düşmediniz? İnanın bana ben beynimi zorluyorum bu durumu anlamak için, çeşitli senaryolar var kafamda, ama sizi anlayamıyorum.

23 Haziran Salı günü Çek Mağdurları Birleşeni temsilcileri ile mecliste idim ve görüşeceğimiz yetkililere bu konuda sorular sormayı düşünüyordum. Sayın İyimaya ile umduğumuzdan daha uzun bir süre toplantı yapma imkânı bulduk. İyimaya önce beni dinledi,sonra mağdurları ve en sonda kendisi konuştu. Ben konuşmamın başında 10. Ceza dairesi Üyelerini anlayamıyorum ve aklıma türlü çeşitli komplo teorileri geliyor demiştim. Konuşmam sürerken İyimaya söze girerek ne gibi komplo teorileri diye sordu. Ben de Hükümet baskısı, ekonomi, finans çevrelerinden baskılar diye cevap vermiştim ve daha da ileri giderek sokaktaki insan daha farklı şeyler söylüyor dedim. Bizce durum çok açık ve netti ve 3167 sayılı yasa yürürlükte değildi, ayrıca 10. Ceza dairesi onama kararlarında maddenin yürürlükte olmadığı savlarına gerekçeli kararlarında yer vermemişti. Belki yer verse idi farklı düşünebilirdik.  Daire üyesi Ömer Yılmaz Çamlıbel’in meclis haber sitesinde çıkan ve alt komisyonda yaptığı konuşma bizdeki şüpheleri artırıyordu. Meclis Haber sitesinde çıkan haberde Çamlıbel ekonomin hizmetinde olduklarını söylüyor ve ceza hukukunun temel ilkelerine aykırı bir beyanda bulunarak lehe kanun uygulaması konusunda meclisin karar vereceğini söylüyordu. Burada haberi veren ajans hata yapmış olabilirdi, ancak ben telefonda kendisine bunları hatırlatmama rağmen haber resmen yalanlanmadı.

BİR YARGIÇ NASIL EKONOMİNİN HİZMETİNDEYİZ DER? YARGIÇ YARGININ VE ADALETİN HİZMETİNDE OLMALI.

Bütün bunlar bizdeki şüpheler katlayarak artırıyor dedim.

İyimaya konuşmasında bana cevap verdi ve şöyle dedi:

-Bir kanunun diğer kanunu ilga etmesi iki şekilde olur, sarih ve zımni ilga. Bana göre burada zımni ilga vardır. Ben görüşümün arkasındayım, 3167 sayılı kanun yürürlükte değildir, ancak 3167 nin ilgası sarih olmadığı için 10. Ceza dairesinin zımni ilgayı kabul etmeyebilir.

Bir kanunun ilgası ister zımni, isterse sarih olsun ortada bir ceza kanunun yürürlüğü konusunda tartışma varsa salt bu tartışama bile yargıçların durup düşünmelerini gerektirir. İnsanları tartışmalı bir şekilde hapiste tutmak, insanların 5 yıl içerde yatmasına neden olacak kararlara imza atmak, onay vermek kolay bir iş midir? Ben bunu anlayamıyorum. Bunun korkunç tepkileri olabileceğini nasıl düşünmezsiniz? Yatağınıza yattığınızda nasıl huzur içerisinde olursunuz? Mahkûmların sayısını, bunların ailelerini, yakınlarını düşünün, üstelik bu suç ve ceza dünya tarihinde ve halen olmayan bir suç nevi ve cezadır. En son Yargıtay Başkanı bu suçun çağdaş olmadığını açıkladı. Yargıtay başkanının açıklamasından sonra artık bize söyleyecek söz kalmamıştır. Yargıtay başkanının açıklaması Anayasanın 38. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 4 nolu protokolün 1. Maddesine dayanmaktadır. Bu açıklamadan sonra ben sizin onama kararınızı gözden geçireceğinizi düşündüm ve bekledim, çünkü ortada çağdışı bir suç ve ceza düzenlemesi var, üstelik bu yasanın yürürlüğü tartışmalı.

SORUMLULUĞUNUZ VAR SAYIN YARGIÇLAR

Bu kararlarınız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önüne gidecektir. Mahkeme büyük olasılıkla Türkiye’yi tazminata mahkûm edecektir. Dava dayanaklarımız; başta yürürlükte olmayan bir yasadan ceza verilmesi, yani KANUNSUZ CEZA, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ADİL YARGILANMA HAKKI VE ek 4 nolu protokolün 1. Maddesine BORÇTAN HAPİS YASAĞI olacaktır.

Bir an için mahkemenin kanunsuz ceza verildiğinden bahisle davayı kabul ettiğini düşününüz, bu durumda siz yargıçların sorumluluğu söz konusu olmayacak mıdır?

Sayın yargıçlar daha neler aklıma geliyor ama burada söyleyemiyorum. BEN TEKRAR SİZLERE SORUYORUM, SİZ 3167 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜKTE OLUP OLMADIĞI KONUSUNDA HİÇ Mİ ŞÜPHEYE DÜŞMEDİNİZ? DÜRÜST OLARAKA SÖYLÜYORUM BENİM ÇOK ŞÜPHELERİM VAR. SAYGILARIMLA.

Av. Rahmi Ofluoğlu

                                                                                                    

E-posta: iletisim@yargitay.gov.tr     10. CEZA DAİRESİ ÜYELERİNE İSMEN FAKS ÇEKMENİZ VEYA TELEFON ETMENİZ ÖNERİLİR. DAİRENİN FAKSINI BURADAKİ TELEFONDAN ALABİLİRSİNİZ.
Telefon: 0312 416 10 00

http://www.yargitay.gov.tr

YARGITAY 10 CEZA DAİRESİ ÜYELERİ:
BAŞKANI : REFİK DİZDAROĞLU

MEHMET GÜL
Ömer YILMAZ ÇAMLIBEL
EMEL ÖZGAN
OSMAN BAŞ
HÜSEYİN RUHİ US
KAMİL KARAHAN
ALİ KINACI

%d blogcu bunu beğendi: