ADALET DUYGUSU ZEDELENMİŞTİR

Sn. Ömer Yılmaz ÇAMLIBEL

10.CEZA DAİRESİ

TBMM HABER SİTESİNDEKİ AÇIKLAMANIZ HUKUKUN ÜSTÜLÜĞÜ İLKESİNİ ZEDELEMİŞTİR.

 Türkiye Büyük Millet Meclisi resmi haber sitesinde 4 Haziran 2009 günü Yargıtay 10.ceza dairesi üyesi Ömer Yılmaz Çamlıbel’in bir açıklaması çıktı.

Açıklamada, Ceza hukukunun temel ilkelerinde uygulamada iki yasanın varlığı halinde sanığın lehine olan uygulaması ilkesi göz ardı edilerek Yeni Çek Yasa Tasarısının kesinleşmesi halinde hangi yasanın geçerli olacağı konusunda siyasi iradenin karar vereceğini söylemektedir.

Sayın Çamlıbel ayrıca zaman aşımına karşı uyarıda bulunarak ekonomiye hizmete hazır olduklarını belirtiyor.

Her iki açıklamayı da hukukun üstünlüğüne ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı buluyoruz. İki kanunun aynı zaman sürecinde yürürlükte bulunması halinde siyasi irade sanığın aleyhine olan uygulansın kararı verirse ne olacak? Sizlerin yarım asırdır uygulayarak geldiğiniz ceza hukukunun temel ilkesi ne olacak? Türk Ceza Hukuku modern ceza anlayışından kopup başka ceza anlayışlarına doğru yolculuğa mı çıkacaktır?

Bugün görülmekte olan karşılıksız çek davaları ve çekleri yazılan yüz binlerce insan, aileleri, çalışanları ile birlikte en az on milyon insana tekabül eder. Siz Bankalar Birliği, BDDK ve Masak önünde hizmete hazırız derken ben hukukçu olarak alındım.   Bu on milyon insan ekonominin bir parçası değil mi? Karşılıksız çekleri olan insanların hepsi kötü niyetli ve dolandırıcı mı? Bugün ülkemizde çeklerin %100 e yakını  bir ödeme aracı olarak değil bono gibi kullanılmaktadır. Siz yargıçlarda bu ülkede yaşadığınıza göre bu gerçeği biliyorsunuzdur. Karşılıksız çek ekonomik bir olgudur.

Dünyada hile ve desise, dolandırıcılık gibi nedenler dışında karşılıksız çeki ceza ile karşılayan Arjantin, Şili ve Türkiye dışında başka ülke yoktur.

AYRICA BİR YARGIÇ EKONOMİNİN HİZMETİNDE OLAMAZ, YARGININ HİZMETİNDE OLMALIDIR.

Siz ekonomiyi iş adamlarına, siyasilere bırakınız. Herkes işini yapsın. Siz Anayasayı, uluslar arası sözleşmeleri ki, anayasamız bu sözleşmeleri iç hukuk normu olarak kabul etmektedir, yasaları, vicdani kanaatlerinizle etkin hale getirerek adaleti sağlayınız. Ekonomiyi ilgililerine bırakınız..

Siz milletin bir bölümü adına değil millet adına kararlar veriyorsunuz. Karşılıksız çeki olan on binlerce insan açıklamalarınızdan ötürü adalete karşı güven kaybına uğramıştır. Milyonlarca insanın gözü mecliste ve sizin üzerinizdedir.   Basın bu milyonlara karşı duyarsızdır. Onlar seslerini internet siteleri vasıtası ile duyurmaya çalışıyorlar.

Milyonlarca insan af istemiyor, hukukun uygulanmasını, Anayasanın 38. maddesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ek 4 nolu protokolün 1. maddesinin dolanılmadan uygulanmasını istiyorlar. Saygılarımla,

 

NOT: Yukarıdaki blog’uma açıklamanızla ilgili çok sayıda ileti geldi ve telefon aldım. Bu nedenle Size bu açıklamayı gönderiyorum.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: